Yeni Kahramanlar Yaratma Egosu
Cem Konya | 09 Haziran 2008 | Yorum Yok | Tweet
Avrupa Futbol Şampiyonasında Milli Takımımızın sahada bizi temsil edecek olmasının verdiği haz ve mutluluğu, Fatih Terim ve futbolcularımıza duyduğumuz güven ve her biri birbirinden güzel, tabiri caizse izleyeni “gaza getiren” reklam filmleri ile beklentilerimizi yüksek tuttuk.
İlk rakip futbol otoritecelerince turnuvanın favorilerinde biri olarak gösterilen Portekiz‘ di. Ne kadar güçlü olursa olsun kendimizi favori görüyorduk bu maçta çünkü biliyorduk ki top yuvarlaktı ve sahadaki 11 futbolcunun arkasında milyonalrca cesur yürek olacaktı, futbolcular bunu bilerek savaşacaktı, Fatih Terim maç öncesindeki konuşmasında bunu vurgulayacaktı futbolcularına…
Öyle de oldu. Sadece savaştı takımımız sahada. Yaratıcılıktan, estetikten uzak, tamamen rakibi durdurmaya yönelik, ne tribünlere ne de ekran başında maçı izleyen futbol severlere zevk vermeyen bir futbol izletti Ay-Yıldızlarımız. Uzun paslarla Tuncay-Nihat-Mevlüt üçlüsünden bir tanesi topla buluşturmayı hedeflemiş Fatih Terim, ya da futbolcularımız kısa paslar yapamayınca kolay olanı seçip topu şişirerek oynamayı tercih etti sahada.
Oysa ki topa sahip ol(a)mayanın maçı kazanması zordu!! Hücum organizasyonu açısından son yılların en kötü Türkiye’ sini izledik. Ümit Karan, Fatih Tekke en olmadı Hakan Şükür gibi santraforların milli takıma çağırılmasının gerekliliğini dün gördük.
Pepe-Carvalho ikilisi en rahat maçlarını oynadılar, hatta Pepe defansta sıkıldığı için ortasaha futbolcularına yardım amaçlı hücum çıkışlarında bulundu ve golünü bile attı. Ümit Karan gibi tehlikeli, ne zaman ne yapacağı, nerde vuracağı belli olmayan, ayağında top tutabilen, pas dağıtan, defans oyuncusunu kendisiyle beraber hareket etmeye zorlayan, takımı birlikte hücuma çıkaran bir futbolcu olsa, belki o golü yemeyip, ezik bir futbol oynamayabilirdik.
-
Diyebilirsiniz ki “Dün İspanya’da tribünleri coşturan Nihat vardı sahada”. Vardı, ama o bir forvet, Santraforun boşaltığı yerlere girecek, gol atmak için fırsat kollayacak, 4-3-3 lü sistemin sağında oynasa çok daha etkili olabilecek bir futbolcu. Eminim kendisi de şu anda oynadığı mevkiiden memnun değildir.
-
Kazım Kazım sahada Türk seyircilere zevk veren tek futbolcuydu, Emre çok çalıştı ama hucümdan çok defansa yardım etmekle meşgüldü. Yanında ortasahada ona yardımcı olacak Ayhan Akman olsa ikiside daha etkili olabilirdi. Yıldıray’ın gönderilişi büyük handikapa dönüştü bizim için. Tuncay’ ı ilk defa bu kadar kötü gördüm. Arda gibi Galatasaray‘ ı şampiyon yapmış genç yeteneğin kenarda oturtulmasını anlayamadım, hücum gücümüze zengilik katacağı tartışmasızdı. Hamit’ in çıkartılmasının ise sakatlanmasından dolayı olduğu düşündüm, eğer değilse çok büyük bir yanlıştı. Servet yine elinden geleni yaptı, keşke kendisini fazla zorlamasaydı. İlk yediğimiz golde sakatlanan ayağını uzatamadığı için verkaçtaki topu kesemedi. Defanstan bahsetmişken Fatih Terim‘in Emre Aşık’ta bu kadar ısrar etmesini anlayamıyorum. Tüm sezon Beşiktaşta forma giymemiş Gökhan Zan’ın bu takıma yakışmadığını düşünüyorum. Hocamız keşke hazırlık maçlarında defans ikilisini Fenerbahçeli Yasin- Galatasaraylı Emre’den kurmayı deneseydi.
Fatih Terimin “yeni kahramanlar yaratma egosu” bu ikiliyi oynatsa başarılı olabilirdi. Tabi izlemeden konuşmak kolay bizim için. En azından deplasmandaki Leverkusen maçı harici iyi bir uyum gösteren Servet-Emre Güngör ikilisini oynatabilir. İlk mağlubiyet nedeniyle içimdekileri döktüm. Portekiz’ e kaybettik. Kaybetmek önemli değildi ama dünyanın gözü bu maçın üzerindeyken seyir zevki açısından insanları tatmin edemememiz çok yazık oldu. İsviçre ve Çek Cumhuriyeti maçları da kolay olmayacaktır bizim için. Fatih Terim’ in hatalarını turnuvalardan çok daha önce görüp önlemlerini alması gerekiyordu, ancak zaman onların yanında olma zamanıdır.
Cem Konya tarafından yazılan son 5 yazı
Kategori: Euro2008
Yazar Hakkında:


