Thierry Henry İnce ‘EL’edi
Tamam, kelime oyunlarını benden daha iyi icra edenler var fakat sevdiğim oyuncaklarla sevdiğim bir senaryo yaratmada ustalarla yarışırım (:
Eğer aklıma yatan bir futbol maçıysa derinlemesine bir futbol topu yaratabilirim: bilye. Ve eğer istediğim bilyenin faaliyete geçirilmesiyse G.I. Joe’ larımdan 6 kişilik kadrolar kurabilirim. Her birini ayrı bir kutuda saklamak suretiyle buyurun işte; ‘yılın müsabakası’.
İçlerinde Thierry Henry diye adlandırdığım bir tanesi yoktu ama hayal ürünüm futbol müsabakası da eskidendi keza. Artık ne mahallenin çocuklarına verilen G.I. Joe’lar kaldı ne de zamanında Thierry Henry futbol oynayabilecek yaştaydı. Değişen zamanla hayali futbolcuların yerini simülize edilmiş dijital topçular alırken, yaratıcılık da oyun upgrade’leriyle doğru orantılı kaldı. Çocuklar PlayStation‘da PES 2009 oynarken 2008 ve 2010 seneleri üzerine düşünemez oldu. Öyle ki şu an oyunu oynayan çocuklar arasında geçen senenin Şampiyonlar Ligi Şampiyonu‘ nu bilemeyecek olanları vardır eminim.
Hayal gücü tutkuyu yaratır. FIFA’nın 1997 senesinde ilk kez ‘kar yağışı grafikli’ futbol oyununu çıkarmasını asla unutmam mesela. Ekran kartının 2 dünya arasındaki numaralı gözlükler olduğunu o zaman öğrenmiştim. Bizleri göz sinirlerimizden hapseden, oyuncakları kiler dolabına kilitleyen güç. Halbuki sonradan anladım ki hiçbir grafik özelliği, halıda sürtünerek eşofmanların dizlerini eriten senaryolardan daha zevkli bir acı vermedi.
Zaten bu yüzdendir ki PlayStation reklamlarında 2 gencin başında çürümelerini bekleyen çirkin bir akbaba görüyoruz. Eğer yüzü koyun yatıp PS oynasalardı ve önlerindeki legoları önceden çöpe atmasalardı, sürünerek ilerleme isteklerini, yenilikleri keşfetme imkanlarını ellerinde tuttukları konsollar bile engelleyemezdi.
*****
Geriye dönmenin arzusu her zaman özlendiği için olmuyor. Bir hatayı telafi etmenin azabı daha yıpratır. Elinizdeki kalan o zaman pişmanlıktır. Hergün geçmişe açılmak istedikçe sürükler, dibe çeker benliği.
Thierry Henry, İrlanda maçı sonrası ‘el’le attırdığı golden sonra futbolseverlerden özür dilemişti. Olay öyle bir boyut aldı ki Fransa Başbakanı, İrlanda Başkan’ ını arayıp özür dilemek zorunda kaldı. Henry’ nin olaya ilişkin duyuru panosu Nou Camp‘ ın önüne dahi kondu ve tecrübeli Fransız 2010 Dünya Kupası öncesi Milli Takımı bırakmayı düşündü!
En doğrusunu ünlü futbolcu Eric Cantona söyledi; 90 dakika sonunda İrlandalı futbolcuyu teselli etmeye giden Henry için “eğer İrlandalı Dunne’ın yerinde olsaydım 3 saniye bile yanımda duramazdı.”
Cantona, Henry’ye de uçan tekme atmadı ama tüm dünya basını Henry’yi eşşek sudan gelinceye kadar dövmüş kadar oldu. Hele Henry, Dünya Kupasına gitmeseydi ve haksız turnuvada arkadaşları mücadele etseydi daha az bir üzüntü duyar mıydı? Tabiki hayır! Henry doğru seçimi yaptı ve Güney Afrika’ya gidecek olduğunu duyurdu. Hatalar unutulur ama hayaller futbolun ‘oyun’ zevkiyle yaşanır.
*****
Pixar’ ın son filmi ‘UP’ daki yaşlı Carl Fredricksen gibi; hayat bir maceraysa, duygulara körü körü bağlanmamak, hayatı bir serüvene çevirerek yaşamak gerekir. Belki konuşan köpek Dug ile tanışır ve yeni hayallerle yüzleşirsiniz (:
Deniz Kutsal tarafından yazılan son 5 yazı
- Fuller Tutukluk Yaptı
- Sporx'de Haftanın Blogu SporLog.com
- Nihayet Başlama Vuruşu
- Gözde Blanc, Plase Tigana
- Koca Bebek
2 Yorum
Nizamettin on Kasım 23rd, 2009
Hadi ordan hepiniz. Zafere giden her yol mübahtır. Ne çabuk unuttunuz takımlarınızın yalandan, şikeli golleriyle yaşadığınız şampiyonluk sevinçlerinizi…




akın on Kasım 23rd, 2009
Bizler daha şanslı çocuklardık sanal bir dünyada oynamaktansa küçük adamlarımızla kendi hayal dünyamızı yarattık.