Tek Perdelik Bir Gösteriydi
Akın Parlas | 22 Şubat 2010 | 1 Yorum | Tweet
Güzel bir ortamda, Erman Engiz’le beraber, bir Galatasaraylı bir Beşiktaşlı olarak izledik maçı. Beklentilerim doğultusunda başlayan maçta, 20. dakikadan ilk yarının sonuna kadar tahminlerimin yukarısında bir Beşiktaş’a tanık oldum. Son derece arzulu, ne yaptığını bilen, gol için zorlayan Beşiktaş için tek isteğim ilk yarının bitmemesiydi, çünkü ikinci yarıda ne olacağını bilir gibiydim…
İkinci yarıda ilk yarıdan eser yoktu Beşiktaş’ta. İlk yarıda rakibi çok zorlayan fakat golü bulamayan Beşiktaş’ta Mustafa Denizli değişiklerle bu sorunu çözmek istiyordu. Holosko-Nobre ikilisi Nihat-Bobo ikiliyse değişse de bana göre bu çözüm olmayacak aksine takımı geriye götürecekti. Nitekim öyle de oldu. Nobre belki gol pozisyonuna giremiyordu fakat Galatasaray’ın ayağa top yapmasına da izin vermiyordu. Nihat’ın oyuna girmesi ise her zamanki gibi gereksiz bir hamleydi, kötü bir Holosko bile Nihat’tan daha çok iş yapardı. Zaten oyun anlamında rahatlayan Galatasaray’ın golü de çok geçmeden geldi. Ardından Arda Turan’ın da sakatlanıp oyundan çıkması rahatlattı Beşiktaş’ı. Rakip kaleye daha çok gelmeye başladı, gol ha geldi ha gelecekti. Ben duran toptan karambol bir gol bekliyordum, öyle de oldu zaten. Yenilen golde büyük hatası olan Sivok bu sefer hücumda kendini affettirdi ve beraberliği getiren golü attı.
Maçın sonunda Galatasaray istediğini aldı ve puan çıkarmayı başardı İnönü’den. Zorlu Atletico Madrid deplasmanından sonra yine zorlu Beşiktaş deplasmanından beraberlikle dönmesi gerçekten büyük başarı. Beşiktaş için ise elde tek hedefi kalmış bir takımın kendi evinde şampiyonluk için bu kadar önemli bir derbiyi kazanamaması tam bir hayal kırıklığı. Bu maçtan sonra elde kalan tek şey Mustafa Denizli’nin iyimserliği.
Akın Parlas tarafından yazılan son 5 yazı
Kategori: Beşiktaş • Futbol • Galatasaray
Yazar Hakkında:



Dünyanın hiçbir derbisinde şike yapılmaz.
Bu iki takım 2006 da şike yaptıktan sonra artık onların maçları futboseverler için derbi değil.