Su kabarcığından hayaller kurmak
Cansın Kıraner | 11 Temmuz 2009 | Yorum Yok | Tweet
Şimdi hayal edin..
Deniz suyunun en berrak olduğu noktaya, keyifli sohbetler eşliğinde ve teninizi ısıtan güneşle ulaştınız. Güzel bir dalış teknesinin ikinci katındasınız. Planlanmış olan dalışınız 18 metre’de 15 dakika olacak. Teknenin gürültüyle çalışan motoru durdu ve demir atıldı. Dalış arkadaşlarınızla beraber alt kata inip ekipman hazırlığına başlıyorsunuz. Buddy’niz ile birbirinizin ekipmanlarını kontrol ettikten sonra sırayla teknenin atlama iskelesine ilerleyip kendinizi suya bırakıyorsunuz ve herşeyin yolunda olduğunu ifade eden özel hareketi yapıyorsunuz. Islak dalış elbiselerinizden yavaşça içeri giren serin su, o ana kadar güneşten ısınmış teninizde ilerliyor ve ürpertiyor; ama yavaş yavaş suya alışıyorsunuz. Bütün grup suya indiğinde, güneşin en tepede parladığı noktada, baş parmaklar aşağı gelecek şekilde komutlar veriliyor ve dalışa geçiyorsunuz. Deniz kabuklarını kulağınıza yaklaştırdığınızda duyduğunuz derin ve sessiz akustik bir anda yeni dünyanız oluyor. Loş mavilikte, dibe doğru palet vurduğunuz ilk saniyeler boyunca aklınızdaki bütün fazlalıkları hızla yukarıya çıkan baloncuklarla teslim ediyorsunuz. 18 metreye ulaşıldığında senkron hareketlerle gruptakileri kolaçan edip buddynizle eşleşiyorsunuz. Artık siz onun hayatından, o da sizinkinden meshul. Maceralarla dolu bir ortamda size en az sizin kadar sahip çıkacak partnerinizin verdiği güven duygusuyla ve aynı sorumluluka ilerliyorsunuz. Grup liderinin çizdiği rotada dünyanın en yavaş hareketleriyle bacaklarınızı kırpıştırıp su altı dünyasının girintilerini çıkıntılarını, fosforlu bitkilerini, balıklarını, mercan kayalıklarını, daha önce bırakın adını duymayı hiç görmediğiniz canlılarını izliyorsunuz. Az ileride grup lideri uyarı amaçlı elindeki çıngırağı sallayıp en diplerde bir şeyi işaret ediyor. Gözlerinize inanamıyorsunuz; üstünden kayıp gittiğiniz hazinenin farkına bir anda varıp derinin karanlığına gözlerinizi alıştırarak bakıyorsunuz. Yavaş yavaş seçebildiğiniz büyük batık geminin direği size dünya üzerindeki geri kalan ve sizin gördüğünüzü göremeyen insanlardan çok daha şanslı olduğunuzun gururunu yaşatıyor. Dalışınızın henüz yarısındayken, o ana kadar görmüş olduklarınızdan inanılmaz keyif almış bir biçimde ve az sonra yolunuzu kesecek süpriz misafirlerden habersiz devam ediyorsunuz.
Yalnızca kendi nefesinizin regülatörden çıkardığı hava baloncukları ve bunun yarattığı ses, duyduğunuz en sakin melodiyle size ulaşırken bir anda ileriden gelen kalabalığı fark ediyorsunuz. Grup arkadaşlarınızla birbirinize tedirgin bakışlar göndererek ortak bir adrenalini paylaşırken gördüğünüz kalabalığın büyük bir akya sürüsü olduğunu anlıyorsunuz. Suda asılı dururken bir anda senkronize yüzme hareketlerini uygulayan bu muhteşem sürüye takılıp kalıyorsunuz ve heryerinize korkusuzca değerek geçen akyaları izlerken başınızın şaşkınlıktan ve mutluluktan döndüğünü hissediyorunuz. Küçükken varlığına gerçekten inandığınız harikalar diyarı işte tam da orada gelip sizi kapılarından içeri davet etmiş diye düşünüyorsunuz. Bu tatlı şovu, ilüzyon gösterisi gibi gerçekleştiren sürü bir anda yoluna devam etmeye karar verip sizden uzaklaşıyor. Dalışınızın devamında, 15 dakikalık kısa bir sürede şanslıysanız göreceğiniz deniz tavşanları, yaygın olarak bilinen “nemo” yani palyaço balıkları, mürenler, orfozlar, mürekkep balıkları neden dalış yapıyor olduğunuzun etkileyici nedenleri olarak çıkıyor karşınıza. Dönüş yolunda, teknenin yakınlarına ulaştığınızda güvenli çıkışınız için beklemeler yaparak ve arkadaşlarınızla şakalaşarak yüzeye ulaşıyorsunuz. Tekneye çıkıldığında aşağının kritikleri ve fotoğrafları, yeni planlar ve güneş sizi bekliyor olacak. Ve düşüneceksiniz, yemekten bu kadar keyif aldığınız bu eğlenceli hayvanların yaşarkenki hareketleri, renkleri ve çeşitleri damak tadından daha yoğun şeyler katabiliyor insana..
Şimdi bir çıkarım yapmak gerekirse, bir dalışla gördüğünüz ilginç desenlerin ve renklerin, bir gemi direğinin, bir balık sürüsünün sizi bu kadar hayrete düşürüp, ruhunuzu mutlulukla doldurabilleceğini hayal eder miydiniz?
Hayal edemeyeceğiniz bir huzura erişmek, büyüdükçe uzaklaştığınız, özlediğiniz masal dünyalarını hissetmek istiyorsanız, ilk fırsatta bir dalış grubuyla tanışın ve mavi derine palet çırpın..
Cansın Kıraner tarafından yazılan son 5 yazı
Kategori: Su Sporları
Yazar Hakkında:



