Sevgiliye Kavuşma
Akın Parlas | 16 Ağustos 2010 | 2 Yorum | Tweet
Spor Toto Süper Lig’in açılış haftasında Bucaspor-Beşiktaş maçında tribündeki yerimi almış heyecanla maçın başlama düdüğünü bekliyordum. İzmir halkı olarak yıllardır hasretini çektiğimiz her halimizden belliydi, şehir siyah-beyaz olmuş, herkes coşkulu. Ben ise bir yandan uzun yıllar sonra bir Süper Lig maçını şehrimizde izleyecek olmamızın heyecanını, diğer bir yandan uzun zamandır sevgilisinden uzak kalmış birisinin ilk buluşma anındaki o tatlı heyecanı yaşıyordum. Maçın başlama düdüğü ile sevgililer kavuşmuş, hasret sona ermişti. Siyah-beyaz aşk filmimizin çekimlerine başlanmıştı…
İlk 45 dakika beklediğim Beşiktaş’tan uzak bir takım vardı sahada. Bucaspor beklediğimden daha diri çıktı açıkçası. Doğru dürüst pozisyona bile giremedi Beşiktaş. Bunun nedeni ise çok basitti. Quaresma’nın başladığı sol kanadı iyice kapatmıştı Bucaspor. Sağ kanadı sürekli boş bıraksalar da oradaki Erhan Güven adeta saç baş yoldurudu hepimize. Israr ediyorum, Erhan Güven Beşiktaş’ın oyuncusu değil. Orta yapmayı bilmeyen beceriksiz bir oyuncu. Anadolu takımlarında bile zor oynar. Çıplak gözle izlediğinizde daha komik oluyor. Üç kez arka arkaya top attılar, adam dağlara taşlara yaptı ortayı. Açıkçası İbrahim Üzülmez’in ortalarını arar olduk. Sonra tamamen boş bıraktılar Erhan Güven’i, kimsenin oralı olduğu yok. Guti akıllı adam, boşuna ısrar etmenin anlamı olmadığını biliyor, üç-beş seferden sonra topu aldığında Erhan’a bakmadı bile. Herkes santrafor peşine düşmüş, fakat aslında en sorunlu mevki sağ bek bana kalırsa.
İkinci 45 dakika başlar başlamaz neye uğradığımızı şaşırdık. 20 saniyede falan golü buldu Beşiktaş. Guti attığı muhteşem pasla bizlere ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kere daha gösterdi. Süper Lig’de ilk maçı olmasına rağmen maestro performansıyla göz doldurdu. Tek eksiği çok top kaybı yapmış olması. Zamanla bunu da aşacağına inanıyorum. Quaresma ise ikinci yarı halı sahada oynar gibi baş döndürdü. Arkadaşları ona ayak uydurabilirse çok rahat goller bulabilir Beşiktaş. Bana göre sahanın yıldızı ise yine Necip’ti. Her geçen gün daha iyiye giden altyapıdan yetişmiş genç bir futbolcuyu izlemenin keyfi içerisindeyim. Türk futbolu ve Beşiktaş adına gerçekten büyük kazanç. Benim beğendiğim başka bir oyuncu ise Ferrari oldu. Defansta çok sağlam bir duruş sergiledi. Açıkçası pozisyon alışını dikkatle izledim. Rakibe geçiş alanı bırakmayacak şekilde pozisyon alıyor, mücadeleden hiç kaçmıyor. Özellikle maç bitiminde seyirciyle diyaloğu muhteşemdi. Biz onu çok seviyoruz, o da bizi.
Genel bir değerlendirme yapacak olursak yine istediğim Beşiktaş’ı bulamadım sahada. İkinci yarıda rakip 10 kişi kaldıktan sonra en azından bir gol bulabilecekken kendi kalende tehlikeler yaşaman can sıkıcıydı. Taraftar özellikle golü bulduktan sonra coştu ve tribün şovları başladı İzmir Atatürk Stadı’nda. Maç çok daha eğlenceli bir hal aldı. Fakat o dakikaya kadar arkamızdaki taraftarlar hep oturdu ve çekirdek yediler. Hatta bizi de oturmamız için uyardılar. Bu bana çok komik geldi. İnsanlar maç izlemeyi unutmuş İzmir’de. İnönü’de bu bir kavga sebebidir. Bir de stadın zemini rezaletti, hiç iyi bakılmamış. Atatürk Stadı futbol maçı yapmak için uygun değil, atletizm için tasarlanmış bir stad. Dürbünle seçebiliyorsun futbolcuları. İzmir’in adam akıllı bir futbol stadına ihtiyacı var.
Akın Parlas tarafından yazılan son 5 yazı
Yazar Hakkında:



Rıdvan iyileşince sağ bekte problem kalmaz..
@Mert
Ben de öyle düşünüyorum.Ama hiç değilse o iyileşene kadar Ekrem oynasa o bölgede daha ii olur.