Samurayların sonu mu?

hidetoshi-nakata-shinji-ono-sunsuke-nakamura-junichi-inamoto-japon-futbolcu-sporlog.JPG

90′ların ortasında Asya ülkelerinin futbol piyasasına hızlı girişi ile geniş bir ivme kazanan kıta futbolu, varlıklarını 2002 Dünya Kupası Japonya-Güney Kore ortaklığı ile tüm dünyaya yaymışlardı. Aynı turnuvada Güney Kore’nin çeyrek finale çıkması ve Japonya’nın 2. tura yükselmesi, Avrupa’nın miladı dolmuş yıldızlarının kıtaya transfer edilmesi ve bünyelerinden çıkardıkları ulusal yıldızları Avrupa’ya ihraç etmesi, 2000′li yılların dünya futbolu adına en büyük renklerinden biriydi.

Nitekim o dönemde Avrupa futbol piyasasında yıldız oyuncu olarak lanse edilen ve yüksek bonservis bedelleri ile transfer edilne Japon futbolcuların varlıklarından şu sıralar bahsetmek beyhude oldu.

Özellikle İngiltere, Almanya ve İtalya gibi önemli futbol endüstrilerinde, o dönemlerde forma giyen Japon oyuncular, Asya kıtasının futbola ilgisini kendi liglerine çekmek isteyen Avrupa takımları için karlı bir pazarlama aracı olmuştu.

Hidetoshi Nakata, Shinji Ono, Şunsuke Nakamura ve Junichi İnamoto, futbolun evrenselliğini tanıtan ve kıtalarında bu oyuna olan ilginin artmasında misyonu üstlenen en ünlü futbolculardı. Uzun süredir bir sıçrama yapamayan fakat istikrarlı bir şekilde futbol yaşamına Celtic takımında devam eden Nakamura’yı bir kenara koyarsak diğer futbolcular için Avrupa takımlarının kadro zenginliği yaratmak için transfer edecekleri sıradan oyuncular dememiz fazla ağır kalmaz.

Şu an 30 yaşında olan ve İtalya Serie A’da oynadığı futbolla Parma’dan Roma transfer olarak burada şampiyonluk sevinci yaşayan Nakata, kendi internet sitesinden yaptığı açıklama ile geçen sezon Bolton’da forma giyerken futbolu bırakma kararı almıştı. 2000′lerin başında her transfer döneminde adı Fenerbahçe veya Galatasaray’ la anılan eski Japon yıldız oyuncu, bu transfer gazete haberlerinin ötesine gidemeden futbol arenasından ayrıldı. Şu sıralar ise moda dergileri ve animasyon çizgi filmler ile kendine yeni bir kariyer çiziyor.

Süper tekniği, pas yeteneği ve vizyonuyla genç yaşlarda Asya’nın ”dahi” lakaplı futbolcusuydu. Biz onu Fenerbahçe-Feyenoord Şampiyonlar Ligi ön eleme maçlarında Sarı Lacivertlilere attığı gollerle daha yakından tanıdık. Feyenoord kariyerini 2006 senesinde noktalayıp ülkesinin yolunu tutan Shinji Ono‘da bir dönemler Fenerbahçe’ye gelecek Japon futbolcular listesinde yer alıyordu. Japon milli takımında Nakata ile en başarılı isimler arasında olan Ono, halen Almanya Bundesliga ligi ekiplerinden Bochum’da forma giyiyor. Daima maruz kaldığı sakatlıkları olmasaydı, belkide Japonya’nın en parlak kariyerli oyuncusu olabilirdi.

Şunsuke Nakamura Japon oyuncular kervanının en istikrarlı oyuncusu. 30 yaşındaki futbolcu 2005 senesinde parlak Reggina kariyerini noktalamış ve şu an formasını giydiği Celtic’te başarılı maçlar çıkarmıştır. Hiçbir zaman takımında bir Henrik Larsson olamayan oyuncu duran toplardaki başarısı ile jenerik pozları vermeye devam ediyor. 2004 yılında Asya Kupasında en değerli oyuncu ünvanını kazanan oyuncunun gelişiminde hiç kuşkusuz en büyük pay sahibi 2002 senesinden itibaren Japonya milli takımında 4 sene teknik direktörlüğünü yapan Arthur Zico‘dur. Zico onun için bir demecinde “Hiç kuşkusuz onda tam bir orta saha oyuncusu ruhu var.” demiştir ve otoriteler tarafından oyun kurucu özelliği ve tekniği ile Arthur Zico’ya benzetilmiştir.

Japon futbolcu furyasının Avrupa futboluna en hızlı girip en sessiz kalan futbolcusudur. Genç yaşta Japon takımı Gamba Osaka’dan Arsenal’e transfer olan İnamoto, Wenger tarafından sınırlı yeteneği anlaşılmış olacak ki hemen diğer sene Fulham’a 2 seneliğine kiralanmıştır. Burada da başarılı olamayan İnamoto 200 bin pound gibi komik bir rakama West Bromwich Albion takımına transfer olmuştur. 2 sezon önce ülkemizde Galatasaray forması da giyen ve vasatı aşamayan oyuncu, kariyerinin en değerli golünü Sarı Kırmızılı forma altında Şampiyonlar Ligi maçında Bordeaux karşısında atmıştır. Galatasaray’dan Bundesliga ekiplerinden Frankfurt’a transfer olan oyuncu halen bu takımda oynamaktadır.

Meraklı Japon turistlerin Avrupa’ya ilgisini biraz daha arttırmak dışında futbol anlamında bıraktıkları bir iz yok bahsi geçen oyuncuların. Büyük hayranlık duyduğum, bize öğretilen asil “Samuray ruhu”nu taşıması gereken bu oyuncular, lejyonerlik görevlerinden öteye gidemeyerek birer birer kariyerlerini noktalıyorlar. Genç Japon jenerasyonun adı da dillerde geçmiyor. Yoksa 2000′lerde Avrupa’nın doğusundan futbol endüstrisine güneş gibi parlayan Samurayların da sonu mu geliyor?


Deniz Kutsal tarafından yazılan son 5 yazı

Kategori: Futbol

Etiketler:

Yazar Hakkında:

RSS1 Yorum

Yorum bırakın | Trackback URL

  1. akın diyor ki:

    Samuray ruhu hiç bir zaman ölmez futbol dünyasının son samurayını bekliyoruz.

Yorum bırakın




Eğer yorumunuzda resminizin görünmesini istiyorsunuz. Gravatar'a üye olmalısınız..