Şampiyonlar teoremi

2008-2009 sezonu Şampiyonlar Ligi şampiyonu Barcelona oldu. Roma olimpiyat staqdında ingiliz Manchester United karşısında 2-0′lık net bir skor ve üstün bir oyunla kupaya uzanan İspanyol ekibi, sezon genelinde oynadığı göze hoş gelen futbolla da Arupa’nın en keyif veren takımı konumunda.

Efsanelerin adamı Sir Alex Ferguson bu kez beni utandırdı ve yanlış oyuncu seçimleriyle top cambazı Barcelona’nın orta sahasının ekmeğine adeta yağ sürdü. Bu vesileyle teknik, kondisyon ve oyunu okuma bilgisi ön plana çıkan 3 adet orta saha ile 25 maçtır Avrupa’da yenilmeyen, geçen senenin Şampiyonlar Ligi şampiyonu Manchester United’ı dahi sahadan silinebilirliği ispatlanmış oldu.

Bu basit teoreyi çift yönlü fizik ve teknik yönü güçlü oynucular olarak tanımlarsak ve bunun ışığında gerek Beşiktaş gerekse Fenerbahçe’nin orta bahçelerine projektörü tutarsak durumun ne denli vahim, başarızlığın ne denli beklenir ve geleceğin ne kadar karanlık olduğunu görebiliriz.

Anti-çağdaş defansif orta sahalar Deniz Barış, Josico, Selçuk Şahin, Maldonado, Cisse, Ernst, Uğur İnceman‘ın ışığında Avrupa arenasında sınırın yerel uçlarda kalması ve durumun gelecek sezonda böyle olacağı süpriz olmasa gerek.

Şampiyonlar Ligi finali kimler için iyi bir gözlemdi? Özer Hurmacı, Gürhan Gürsoy, Nuri Şahin gibi oyuncuların aslında direk şans verilmesi gereken çift yönlü orta saha oyuncuları olduğunu gören, yukarıda saydığımız vasıfsız oyunculardan kat kat yararlı olabileceklerini bilen ve sorumluluk-bağlılık bilinciyle görev verildiği takdirde deneyimsel olarak potansiyelleri daha yüksek olan oyuncuları sezenler için iyi bir örnekti.

Şampiyonluk kilidi orta sahadan geçiyor. Barcelona bu teoremi bizlere doğruladı, bize de bu teoremi pratiğe dökmek kalıyor.


Deniz Kutsal tarafından yazılan son 5 yazı

Kategori: Futbol

Etiketler:

Yazar Hakkında:

RSSHiç Yorum Yok

Trackback URL

Yorum bırakın




Eğer yorumunuzda resminizin görünmesini istiyorsunuz. Gravatar'a üye olmalısınız..