Rijkaard’ın B Planı
Uğur Kanar | 30 Eylül 2009 | 2 Yorum | Tweet
Ünlü spor yorumcularımız tarafından bu haftanın en çok konuşulan konusu Rijkaard’ın hernangi bir B Planı olup olmadığıydı.
Teknik direktörlük kariyerleri kocaman birer 0′dan ibaret olan, büyük klüpler dahil çalıştırdıkları hiçbir takımda kayda değer bir başarı yakalayamayan bazı futbol otoriteleri, 15 maçtır bileği bükülemeyen Galatasaray ligin güçlü eliplerinden Eskişehirspor ile berabere kalınca yaygarayı kopardılar.
Şimdi buradan, bu büyük futbol otiritelerine sormak istiyorum, acaba Fenerbahçe çok kötü oynadığı Manisaspor maçının son dakikası ve Büyükşehir Belediyespor maçının tamamında bir gol bulamamış olsa, Antalyaspor maçının son dakikasında ise, Antalyalı 10 futbolcu anlamsız bir şekilde korner atşına katılıp kahraman olmaya çalışmasaydı şuan burada ne konuşuyor olacaklardı?
Sanırım bu kişiler Teknik Direktörlük kariyerlerinde de sadece oyuncu isimlerine bakıp, kafadan diziliş yarattıklarından, maç analizlerinde başarılı olamadılar ki şu anda spor yorumculuğu ile yetiniyorlar.
Gerçekten çok merak ediyorum, acaba Fenerbahçe-Antalyaspor maçında, Gökhan Gönül’ün sakatlanmasından sonra Daum tarafından yapılan Gökhan-Semih değişikliği nasıl oldu da bir B Planı olarak yorumlandı.
Aslında bu merakımın cevabı çok da zor değil, ne de olsa yorumcular sadece isimlere bakarak takım dizilişini çözebiliyorlar. Yani Gökhan’ın yerine Semih girince, 4-4-1-1 olan şablon bir anda 3-4-1-2 şekline dönüşü veriyor değil mi?
Oyuncu isimleri ve alışılagelmiş mevkilerini düşünürseniz, dizilişi bu şekilde yorumlayabilirsiniz. Ne var ki, oyunu biraz olsun analiz edebiliyorsanız, Gökhan’ın yerine Semih’in oyuna girmesiyle birlikte, Mehmet Topuz’un, Ertuğrul Sağlam’ın Kayserispordayken sıkça görev verdiği sağ bek mevkisine çekildiğini, Alex’in Mehmet’in boşalttığı orta sahaya, Semih’in ise Alex’in boşalttığı Side Striker (Yardımcı Santrafor) mevkisine kaydığını anlayacaksınız. Sonuçta 4-4-1-1 dizilişinde hiçbir değişiklik olmadığı gibi Fenerbahçe, yedek kulübesinde iyi bir sağ bek barındırmadığı için Alex’i orta sahanın merkezine çekmek zorunda kalmış ve ciddi bir risk almıştır. Çok merak ediyorum, acaba Gökhan’ın yerine bir Stoper ya da Sol bek sakatlanmış olsaydı, Daum yine aynı değişikliği yapacak mıydı?
Uzun lafın kısası, bu şartlar altında Daum’un Gökhan-Semih değişikliği ile herhangi bir B planını devreye soktuğunu söylemenin çok anlamsız olduğunu düşünüyorum. Tam tersine, Daum’un herhangi bir diziliş değişikliğine gitmeyip, kendi dizilişinde ısrarcı olması, belki de ona Antalyaspor maçını kazanmasını sağlamıştır ki bu da fazlasıyla taktir edilmesi gereken bir durum.
Büyük otoritelere gelince; bence siz onların dediklerine çok fazla kulak asmayın, çünkü ne büyük futbolcu olmakla iyi bir futbol analizcisi olunur ne de geleceği belli olan golü tahmin etmekle…
Uğur Kanar tarafından yazılan son 5 yazı
Kategori: Genel
Yazar Hakkında:



B planı konusunda Rijkaard-Daum kıyaslamasının yapılmasının gerekli ‘dahi’ olmadığını düşünüyorum çünkü “Daum neden dahi değildir?” hakkında size 1000 maddelik bir kitap yazabilirim.
Devamında gelen yorum içinse, Uğur sana katıldığımı söyleyemeyeceğim. Şahsen o futbol otoritelerinden neredeyse sadece Rıdvan Dilmen’i izliyorum ve maç sonrası yorumlarını takip etmekten büyük keyif alıyorum. Özellikle ekranlarda yeterince iyi spor yorumcularının kalmadığı şu son zamanlarda!..
Sevgili Uğur yorumlarına katılıyorum. Ayrica bahsettiğin spor yorumcusu haftalardır. Ben Rijkaard’ın yerinde olsaydım takımın hücümünu Arda ,Kewel, Keita ve Nonda’dan oluştururum derken böyle bir dizilişle çıkılan maçtan sonra yaptığı yorum aslında kendisini komik bir duruma düşürdü. Ayrıca bir futbol dehası olarak gösterilen bir teknik direktörün bir B planı olmadığını iddia etmek beni güldürdü açıkçası. Aslında takımda yapılmak istenen şey bir sistemin oturtulması. Tabii ki bu da 2-3 ayda olacak bir şey değil. Ben açıkçası bu sistemin meyvelerini en erken devre arasından sonra vereceğini düşünüyorum. O zamana kadar sabretmek en güzeli kanımca. Ayrıca, takım daha sisteme tam alışamadan 3 gol ortalaması ve zevk veren bir futbol oynuyorsa, futbolcuların sisteme alışmasından sonra acaba neler olacak diye düşünmek beni çok heyecanlandırıyor.