Quaresmatik Bir Geceydi
Akın Parlas | 18 Ağustos 2010 | Yorum Yok | Tweet
UEFA Avrupa Ligi Play-Off ilk maçında Beşiktaş Helsinki’yi 2-0 gibi net bir skorla geçerek tur kapısını da aralamış oldu. Aslında bu kadar atak ve tek kale oynamasına rağmen farkın sadece 2 olması Beşiktaş’ın acilen bitirici bir forvete ihtiyacı olduğunu bizlere göstermiş oldu. Gecenin kahramanı İnönü’yü şov arenasına çeviren Ricardo Quaresma’ydı.
Dünkü maçı izleyenlerin açıkça görebilceği birşey vardı, Beşiktaş’ın oyun mentalitesi değişmişti ve artık büyük bir takım gibi oynuyordu. Takım sürekli pres halindeydi ve defans önde kurulmuştu. Toplu hücum ve hücum hattından başlayan defans anlayışı topun Beşiktaş’ta kalmasını sağlıyordu. Zapo’nun zaman zaman ileri çıkışları, uzun pasları ve gol arayışı sevindiriciydi. Uzun zamandan beri bu kadar çok topla oynayan, isabetli pas yapan bir Beşiktaş göremiyorduk. Schuster takıma modern futbol anlayışını kazandırmaya çalışıyor. Böyle olunca hem takım hem de taraftar oyundan zevk alıyor.
Guti tek top oynamaya, forvet hattını gol yollarına sokan paslar atmaya alışkın bir oyuncu. Arkadaşları daha onu anlayamadılar, zaman zaman o da arkadaşlarını anlayamıyor. Bu nedenle Guti için biraz daha süreye ihtiyaç var. Quaresma ise tek kişilik gösterisine devam ediyor. Halı sahada futbol oynamayı seven çocuklar gibi şen ve hareketli. Goldeki yaptığı ortalardan daha çok göreceğiz, attığı gol ise sanal oyunlarda bile göremeyeceğimiz güzelliktendi. Bazen böyle dünyada az bulunan yeteneğe sahip bir oyuncunun ülkemizde ne işi var diye düşünüyor insan. Neyse fazla derine inmeyelim:) İsmail için hayal kırıklığım devam ediyor. Bu çocuğun maç içinde ne yapmak istediğine önceden karar vermesi lazım. Maç içinde ne yaptığını anlamak mümkün değil. Pasları yerini bulmuyor, ileri çıktığında faydadan çok zararı var, defansif anlayışı ise yeterli değil. Açıkçası Üzülmez’i geçmesi için daha çok çalışması gerekecek. Ayrıca dün ilk kez Hilbert’i gerçek anlamıyla izleyebilme fırsatı yakaladık. Enteresan bir oyun anlayışı var. Sağ bek kesinlikle değil, daha çok açıkta oynuyor. Güzel yanı forvet özelliğine de sahip olabilmesi. Çapraz koşular yapabiliyor. Sağda iken bir anda solda bitiveriyor. Attığı golde hiçbirimiz onu kale önünde o noktada beklemiyorduk. Ekrem Dağ yeni oluşum içinde olan takıma alışamamış gözüküyor. Eski performansından uzak kalmış. Schuster kesinlikle o bölgeye Erhan’ın yerine Ekrem’i adapte etmeli.
Beşiktaş’ın dikkat etmesi gereken başka bir konu ise orta sahada yapılan top alışverişinde olası top kayıpları. Orta alanda top kaybettiği zaman Beşiktaş kesinlikle kendi kalesine tehlikeyi görüyor. Defans önde kurulduğu için orta sahada top kaptırdığında rakibin oyuncusu hemen arkaya sarkıyor ve atılan topla kaleciyle karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle takımın orta sahada pas yaparken dikkatli olması ve topu kaybetmemesi gerekiyor. Maç sonrası yapılan yorumlarda nedense bu konuya rastlayamadım. Ben uyarımı yapayım,belki okurlar:)
Son olarak rakip futbol oynamaya değil, defans yapmaya gelmiş. Gol yeseler de hiç açılmadılar. Fizik gücü olarak iyi deseler de Beşiktaş’ın fizik durumunu daha iyi gördüm. Rövanş maçında mecburen açılacaklar ve bu da Beşiktaş’ın işine gelecek diye düşünüyorum. Bir de şu İnönü’nün çimlerinin hali ne arkadaş, patates tarlasına dönmüş saha ayıp yani. Dünya yıldızlarını getiriyosun evinde tarla gibi zeminde oynuyorsun, olacak iş değil. Stadın çimlerinde festival düzenleteceğine, önce yeni sezon için iyileştirmeler yap. Sahanın bir yanında topraktan traktör yolu oluşmuş, şaşırdım doğrusu.
Akın Parlas tarafından yazılan son 5 yazı
Yazar Hakkında:


