Pembesini Atalım, Tozuna Bakalım

Her zamanki gibi üst üste alınan iki galibiyetle toz pembe bir dünyanın içine girsek de gerçekler acıdır, acıtır. Dün akşamki Belçika maçında yaşadığımız sorunları, hatta yaşatılan sorunları hepimiz gördük. Oynadığımız futboldan ne zevk aldım, ne de aldığımız galibiyetin keyfine varabildim.

Başımızda bizi üçüncü dünya ülkesi zanneden bir teknik adam ve oynattığı futbol, Tuncay’dan santrafor yaratma çabası, Arda’yı tek başına bırakma ve onun da bir insan olduğunu unutma, ön liberoyu sağlam tutma aşkı ve o bölgede futbolculara gereken hücum özgürlüğünü vermeme, dökülen Aurelio’yu oyunda tutma, sakat da olsa Galatasaray’lı olan oyunculara aşk ve Sabri’yi oyunda tutma, Gökhan Gönül’ü kenarda unutma, Onur’u bir anda Türkiye’nin 1 numaralı kalecisi ilan etme, duran toplara bir türlü çare bulamama ve aynı adamdan aynı golü yeme, 10 kişi kalmış takıma karşı skoru koruma çabası ve bu takımda yeri olmaması gereken Selçuk’u oyuna sokma saçmalığı. Bu saydığım can sıkıcı problemler dünkü maçtan aklımda kalanların sadece birkaçı.

Tuncay’ı sağa çek, Semih’i oyuna al ve Hamit’i Semih’in arkasına koy, Arda’nın yükünü hafiflet. Sağ kanadın çalışsın, artık santraforun olsun, Hamit gol atsın, attırsın ve Arda kafası rahat her yerden hücum yapsın. Sonuç da sen rahat, ben rahat. Çok basit bir yazı oldu, içimdekileri dökmek istedim sıcağı sıcağına. Herkese iyi bayramlar!

A Thrilling Encounter: 3-2


Akın Parlas tarafından yazılan son 5 yazı

Kategori: 2012 Avrupa Şampiyonası ElemeleriFutbol

Etiketler:

Yazar Hakkında:

RSSHiç Yorum Yok

Trackback URL

Yorum bırakın




Eğer yorumunuzda resminizin görünmesini istiyorsunuz. Gravatar'a üye olmalısınız..