Oyun mu? Tesadüf mü?
Beşiktaş ve Mustafa Denizli hakkında şu ana kadar bir çok yazı okudum, fakat son olarak okuduğum, işin belki gerçek, belki de komplo teorisi tarafına dair bir yazıydı.
Beşiktaş’ın Fenerbahçe, Ankaraspor ve Galatasaray maçlarını 10 kişi tamamlaması bazılarımız için oyun kurallarının gereği olarak görülürken, bazılarımız için araştırılması gereken olaylar dizisi olmuş anlaşılan. Şüpheyle yaklaşıldığı zaman olay hakikaten kafa kurcalayıcı cinsten. Üç maç üstüste 10 kişi oynuyorsun, üç kırmızı kart da yabancılara çıkmış, üç rakip de üst sıra takımları, ikisi ezeli rakipler, diğeri ise Melih Gökçek’in takımı, kırmızı kartların birine haklı desek de, diğer ikisi hakem hatalarından kaynaklanıyor. Kimine göre tesadüf olan bu kartlar serisi, Odatv adlı internet sitesine göre sadece tesadüften ibaret değil. Nedenleri ise 10 maddede açıklanmış:
1. Ertuğrul’u Beşiktaş’a getiren Cemaat’ti.
2. Ertuğrul’un gidişi aynı Cemaat’i çok kızdırdı. Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı yazı bile yazdı “artık Beşiktaşlı değilim” diye.
3. Mustafa Denizli, İran’a gittiğinde dinci basının hedefi olmuştu. Hiçbir zaman futbolu kitleleri etkilemede önemli bir silah olduğunu düşünen Cemaat tarafından kabul edilmedi. İzmirli ve Cumhuriyet okuru olduğu için dışlandı. Ancak Denizli kendinden ödün vermedi.
4. Ertuğrul gitti ve Mustafa Denizli geldi. Hem de Beşiktaş fırtınalar estirdi, maçlar kazandı. Trabzonspor’u Trabzon’da bile yendi.
5. Ancak Denizli’nin başarıları “birilerini” rahatsız etti. Futbol dünyasını elinde tutmak isteyen Cemaat oligarşisinin ezberini bozdu. Çünkü birinci ligde teknik direktör olmak için birilerinin elini öpmek gerekiyor, Cami’ye gitmek gerekiyor. Zaten takımların pek çoğu da AKP belediyelerinin kontrolünde.
6. Denizli bu norm’un dışına çıkan bir teknik direktördü. Başarılı olup bir de Beşiktaş’ı şampiyon yaparsa sinsice planlanmış bütün strateji yerle bir olurdu.
7. Birileri sanki düğmeye tam da bu noktada bastı.
8. Beşiktaş oyuncuları bir bir kırmızı kart görmeye başladı.
9. Beşiktaş maç kaybeder oldu.
10. Ve Mustafa Denizli zor durumda bırakıldı. Sanki maçları 10 kişi tamamlamamış gibi bütün oklar ona çevrilmeye başlandı.
İşte olaylar bu şekilde özetlenmiş. Tesadüf mü? Yoksa arkasında bu anlatılanlar mı yatıyor? Bunu tam olarak bilemeyiz, ama yapmamız gereken şey kesinlikle futbol camiasına geniş açıdan bakmak.
Akın Parlas tarafından yazılan son 5 yazı
- Dürüst İnsan Fatih Tekke
- Dört Kollu Basketbolcu
- TheOffside.com'da 1'dik, 2 Olduk!
- Aurelio, Necip ve Schuster'in Kafasındakiler
- Türkiye'de Buz Hokeyinin Hali
3 Yorum
Deniz Kutsal on Aralık 24th, 2008
Hiç güleceğim yoktu ![]()
Bunlar doğruda olsa yanlışta (ki inanma payım var) bence Cumhuriyet miğferini savunacak tek kulvar ne futboldur ne de buna en önde göğüs gerecek kişi bir teknik direktördür. İnsanlar bu tür -cemaat ilişkilerini- futrboldan daha gerekli ortamlarda konuşsalar emin olun ki Türk Halkı için daha yararlı olur.
BJK, kaybettiği 3 maça da mutlak favori olarak çıkmamıştır. Keza bence BJK’nin neden yenildiğini anlamak için sadece kadroya ve taktiye bakmak yeterlidir.
CNR on Aralık 24th, 2008
futbol dünyasında cemaatlerin olduğu kesin olabilir fakat çıkan 3 tane kırmızı kartı bu şekilde yorumlamak biraz fazla hayalgücü diye düşünüyorum.





absurdo on Aralık 24th, 2008
Ne yalan söyleyeyim bana komik geldi.