Kazı Kazan
Erman Engiz | 19 Nisan 2010 | 3 Yorum | Tweet
Sitemizin kurucu yazarlarından Deniz Kutsal kardeşimin derbi hakkında yazdığı güzel yazının üstüne, derbide yaşanan yüksek tempo ve mücadeleyi gölgeleyecek bir yazı yazmak istemezdim. Daha çok futbolun ve derbinin güzelliklerinden bahseden, kazanan tarafı tebrik ettiğim bir yazı yazmak isterdim. Fakat Fabio Bilica derbide yaptığı kazı çalışmasıyla bu isteklerimi uygulamama engel oldu. Büyük derbide maça damga vuran takımını sırtlayan kaptan Alex değil de, futbol mezunu arkeoloji yüksek lisanslı defans oyuncusu, arkeolog Fabio Bilica’ydı.
Peki Bilica ne yaptıda maça damgasını vuran isim oldu? Beşiktaş‘ın 67. dakikada kullandığı penaltı öncesinde, penaltı noktası üzerinde yaptığı hummalı çalışmayla hakem Hüseyin Göçek‘in kararına bir süre itiraz eden Bilica, ortalık yatışırken geriye çekildi ve penaltı noktasında ayağıyla kazı çalışmalarına başladı. Penaltı öncesinde oyuncunun yaptığı müdahale fark edildi ve çukur kapatılmaya çalışıldı. Sonrasında Bobo’nun penaltı vuruşunu Volkan Demirel kurtardı. Burada kesinlikle Volkan’ın kurtarışını gölgelemek de istemiyorum. Kesinlikle muhteşem bir kurtarıştı. (Bir kalecinin bir takım için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha başka bir derbide gösterdi.) İyi güzel Volkan kurtardı da burada önemli olan Bilica’nın penaltı noktasına yaptığı müdahalenin vuruşu ne kadar etkilediğidir. Vuruş öncesi maçın hakemi durumu her ne kadar fark etse de yapılan tasfiye çalışmaları bir sonuç getirmedi ve Bobo penaltı vuruşunu çukurun içinden atmak zorunda kaldı. Bilica’nın yaptığı bu müdahalenin vuruşa olan etkisi her ne kadar tartışmaya açık olsa da ortada oyun kurallarına karşı mutlak bir müdahale vardır. Ve bununla ilgili Futbol kuralları usül kitapçığının 17. maddesinin c bendinin 3. fıkrasında yazan ifade aynen şöyledir: “Bir futbolcu oyun kuralları haricinde rakip takıma dezavantaj sağlayacak şekilde oyun alanının, kale direklerinin, korner bayraklarının veya topun herhangi bir kısmında değişiklik yaparsa ve hakem bu futbolcuyu gerektiği anda cezalandıramamış ve futbolcunun yaptığı değişiklik onarılmamışsa, bu futbolcunun takımı hükmen yenik sayılır.”
Görüldüğü üzere kural net ve açık. TFF’nin bundan sonra konu hakkında uygulayacağı stratejisi ve pozisyonu yorumlaması Türk futbolunun geleceğini ve gelişimini direkt olarak etkileyeceği gibi bu sezonki şampiyonluk yarışını da etkileyebilir.
Erman Engiz tarafından yazılan son 5 yazı
Kategori: Beşiktaş • Fenerbahçe • Futbol
Yazar Hakkında:



Seneye de baska bir arkeolog alacagız. Kazı çalışmalarımıza yardım edecek:
http://soccer-portal.org/cat/video/1577-fernando-torres-kicking-the-penalty-spot.html
Emsalde gördüğünüz gibi bu olay o maçta gündeme bile gelmedi. Penaltı atışından önce eşilen yer dolduruldu zaten, gören de zannedicek 60 santim cukurdan attı topu
.
Allah’tan ülkemizde kalecilerin gözüne lazer tutulması, korner kullandırılmaması, taş, pet şişe yağmuru gibi dezavantaj sağlayacak şeyler bitti de c bendinin a takkesi kaldı.
Lütfen Türk futbolu gelişmesi olaylarını bırakın. Türk futbolu asıl 80′lerden kalma 8 stoperli taktiklerle gelişmez. O taktikler İngiltere’den 8 yediğimiz günlerden kalma.
Sonuc olarak bu yazıda %100 samimiyetsizsiniz ama nasıl bir düşmanlıkla yazdığınızı anlıyorum. Bu sene de Her şeye rağmen 1996′da pankartımızdan yazdığı gibi bu sene de “Fenerbahçe düşmanlarını yeneceğiz!”
Son olarak Bilica’yı hem karakter olarak hem oyun olarak Fenerbahçe’ye yakıştıramadığımı belirteyim. Onun yeri Semih’i kasıtlı olarak sakatlamaya çalışan Sivok’un yanı.
Saygılarımla,
To bkud: Bence 2 pozisyon arasında karşılaştırma yapmadan önce izlenmeli, sanırım arada küçük(!) bir fark var…
Ayrıca söz konusu yazıdan çıkartılması gereken Bilica’nın bu maçta yaptıklarından çok, artık Türk sporseverleri veya izleyicileri, hatta fenerbahçeliler tarafından nasıl nefretle yorumlandığıdır.
Yazıya verdiğiniz bütün cevabı, Bilica’yı savunur nitelikte yapıp sonunada “yakıştırmıyorum” demeniz tamamiyle anlamsız.
Algınızda, ben kazandıkça herkese zarar verebilirim zihniyetinin olduğu çok belli. Sanırım bu da tuttuğunuz takımının taraftarlık anlayışının doğurduğu bir olgu.
Bir noktayı açıklığa kavuşturayım. Ben Bilica’nın değil hareketine Kadıköy sınırlarından içeri girmesine bile karşıyım. Türkiye liginde artık bazı takımların yarıdan fazlasını oluşturmaya başlayan çirkef oyunculardan bir tanesi. Hayalimde ki Fenerbahçe kadrosunda gölgesi bile yok.
Benim burada tepkim bu abuk subuk hareketin ( doğruluğu tartışmalı bir usül yönetmeliği maddesini oraya buraya paste’lemek yoluyla) kullanılarak Fenerbahçe’nin sanki federasyon sayesinde hükmen mağlubiyetten kaçtığı sanrısının yaratılmasına.
Düşüncem bu aptalca hareket için hakemin Bilica’ya sarı kart vererek cezalandırdığı yönünde. Öte yandan maçta iki tarafa da aleyhte kararlar verildi, o ayrı konu. Tıpkı ilk devredeki Beşiktaş -Fenerbahçe maçında olduğu gibi.
‘Ben kazandıkça herkese zarar verebilirim’ veya başka türlü yazarsak ‘Yenmek için her yol mübah’ Italya’da şehir devletlerinin birbirini alt etmek için her türlü pisliği yaptığı bir dönemde teorize edilmiş bir düşünce tarzı. Bu düşünce gerçek saldırgan niyetini saklamaya çalışıp, görünürde başka hareket etmeye dayanır. Bu tip hareketler Fenerbahçe’ye karşı bazı vesilelerle Galatasaray’lılar ve Beşiktaş’lılar tarafından son yıllardır artarak yapılıyor. Örnekleri saymakla bitmez. Malesef blog yazınızda ve yorumunuzun son cümlesinde basit bir retorik ile gizlemeye çalıştığınız saldırgan niyetiniz apaçık ortada!
Konuyla ilgili Fenerbahçe taraftarının düşüncesini yansıtan bir başka yazı:
http://papazincayiri.blogspot.com/2010/04/fenerbahce-uzerinden-masturbasyon.html
Saygılarımla,