İlk Sınav

Artık geri sayıyoruz. Sadece sayılı günler kaldı. Dünya şampiyonası’nın başlamasına üç haftadan az zaman kala ilk sınavına girdi milli takım. Kısaca bakalım neler yaptı. Çok fazla rakamlara dalmadan büyük resmi inceleyeceğim.

Şimdi öncelikle bu takımın taktik idmanı eksiği olduğunu düşünüyorum. Zira Bormio kampları dayanıklılık ve kondisyon antrenmanlarıyla geçer. Bunu böyle kabul etmiş olalım ve gelelim ilk maça. Takımımız ilk maçta İran ile oynadı. Rakibi aşağılamak niyetinde değilim ama İran gerçekten rakibimiz olacak düzeyde değil. Ciddi anlamda büyük farkla üstünüz. Maçın skoru 93-53. Skor dağılımı güzel. Kerem Gönlüm bir yıl sonra sahalara döndü. Mücadelemiz güzeldi. Dediğim gibi rakip hafif kaldı ve ölçü olmadı.

İkinci günde, ilk gün Sırbistan’ı oldukça zorlayan, kendileri de oldukça hırpalanan Yeni Zelanda, bu sefer dış şutları girmeyince, maçtan erken koptu. Attıkça, kaçırdılar ama atmaktan vazgeçmediler. Tamamen üç sayı üzerine kurulu bir takım. Dış şutları girmeyince, sonuç felaket olabilir ama günlerinde olduklarında her takımın başına iş açabilirler. 87-65 kazandığımız bu maç da açıkçası ölçü değildi.

Son gün, turnuvadaki tek ciddi rakip ile oynadık. Hazır görünen Sırbistan bize top göstermemiş. 83-70 kaybetmişiz. Miş diyorum çünkü maçı izleyemedim ama olan biteni okudum ve anladım. Maalesef hazır olmak bir yana bence uzağız. Bakalım kalan 19 günde hazır hale gelebilecek miyiz?

Zaten bence sahadaki sorunlardan ziyade saha dışında önemli problemlerimiz var. Fazlaca rotasyon değiştirmek iyi midir kötü müdür? Eli sıcak oyuncuyu rotasyon pahasına kenara almak ne kadar doğru? Tanjevic neden bu konuda çok ısrarcı? Turgay Demirel’e göre İrlanda pasaportlular kim? Neden maça gelemez İrlanda’lılar? Milli takım herkesin değil mi? Sinan Erdem salonunun parkeleri neden değişecek? Ersan’dan neden ısrarla 3 numara yaratılmak isteniyor? Adam NBA’de babalar gibi 4 ve 4.5 oynuyor. Onca eksiğe rağmen kadroya alınması bile düşünülmeyen oyuncular var ama aday kadroda asla seçilmeyecek oyuncular var. Kerem Tunçeri yeni iyileşmişken, sakatlanmış bir Ender ve bırakın şampiyonayı, sezonu bile kaçırabilecek derecede ciddi sakatlanan Engin Atsür varken neden Hakan Köseoğlu ve Tutku Açık gibi oyunu çok iyi yönetebilecek guardlar düşünülmez? Preldziç neden olmadı, olamadı? Slovenya’dan izin mi alamadık? Peki olamayacağı belliydi ise, neden apar topar Türk vatandaşı yapıldı?  Ben bu soruları cevaplayamıyorum. En iyisi hiçbir şey düşünmemek mi acaba? Bu zor şartlar altında bir de taraftar desteği ve/veya baskısı da olacak. Allah oyuncularımıza güç kuvvet versin de alnımızın akıyla çıkalım bu turnuvadan. Tek temennim budur. İlerleyen günlerde saha içi analizleriyle de takımımızı inceleyeceğiz.

SporLog’u izlemeye devam edin…


Mert Uyar tarafından yazılan son 5 yazı

Kategori: Basketbol

Etiketler:

Yazar Hakkında:

RSSHiç Yorum Yok

Trackback URL

Yorum bırakın




Eğer yorumunuzda resminizin görünmesini istiyorsunuz. Gravatar'a üye olmalısınız..