Hezimet ve Hayal Kırıklığı
Uğur Kanar | 05 Ekim 2009 | Yorum Yok | Tweet
Galatasaray’ın MKE Ankaragücü karşısında almış olduğu mağlubiyeti futbolcular, teknik heyet ve yönetim açısından “hezimet”, taraftarlar açısından da en iyi tanımlayacak ifade sanırım “Hayal Kırıklığı” olmalı.
Bana göre bu maçı değerlendirirken, hiçbir şekilde maç analizine girmeye gerek yok, sadece Ankaragücü’nü ve Teknik Direktör Hikmet Karaman’ı kutlamak gerekiyor.
Ne var ki bu maç, bazı futbolcuların kalitesinin sadece abartıldığını ve bırakın Galatasaray formasını, Bank Asya 1. Liginde bile oynayabilecek kapasitede olmadıklarını, bazılarının da artık yönetim veya teknik heyet tarafından uyarılmaları gerektiğini gösterdi. İşte bana göre Galatasaray formasını hak etmeyen futbolcular ile uyarılması gerekenler:
Galatasaray’da Oynayabilecek Kapasitede Olmadığını Düşündüklerim:
1) Uğur Uçar : Sakatlanmadan önce kademeye girişleri ve birebirde çok fazla eksiği vardı ancak, Kalli dönemi eksiklerini kapatması açısından yararlı oluyordu. Ne yazık ki çok ağır bir sakatlık geçirdi ve görüldüğü kadarıyla 1 sezon futboldan uzak kalmak Uğur’un eksiklerini kapatılamaz bir hale getirmiş. Ne yazık ki Uğur, mevcut kademe hatalarını daha da arttırdığı gibi birebirde de her oyuncudan çalım yer hale gelmiş. Eskişehirspor maçında yenen golün baş mimarı Uğur, Ankaragücü maçında yenilen ilk golde de topa ardı ardına müdahale etmeye çalışmasına rağmen, o kadar güçsüzdü ve o kadar zamanlama hatası vardı ki, müdahale hatta faul yapma çabaları başarılı olamadı. Özetle, Uğur bu performansı ile kesinlikle Galatasaray forması giyebilecek bir oyuncu olmadığı gibi taraftarlar da Uğur ne zaman yıldız olacak diye beklemek zorunda değil. Hadi 4 sezon önce Kadıköy’de 4-1′lik Fenerbahçe galibiyetiyle sonuçlanan maçta Gerets onu kurtların arasına yem diye atmıştı, peki ya şimdi ne oldu. O zamanlar da topa müdahale edemeyecek kadar güçsüz olan Uğur, şimdi de aynı. Demek ki doğal yapısı (natural fitness) kuvvetsiz ve bu nedenle sağlam bir defans oyucusu olamayacak.
2) Aydın Yılmaz : Diyelim ki Uğur sakatlandı ve gelişimini tamamlayamadı, peki ya Aydın? Aydın hakkında söylenebilecek tek şey; kendisine ne kadar şans verirseniz verin, 2 maç iyi oyayıp 10 maç yattığıdır. Geçen senelerde olduğu gibi Aydın yine sezona iyi başladı ve yine 10 maç olmadan bitti tükendi. Sahada var mı yok mu belli değil. Kusura bakma Aydın ama sana bu camianın gösterdiği sabır, senden 20 kat daha yetenekli olan Felipe ve Revivo gibi futbolculara bile gösterilmedi. Bu nedenle, Aydın da sürekliliği olmadığı için bu formayı giymeyi hak etmiyor.
3) Ayhan Akman : Ankaragücü maçına kadar herkes orta sahada Ayhan’ın yokluğunun ciddi şekilde hissedildiğini iddia edip durdu. Ben ise, Ayhan’ın dönüşüyle birlikte orta sahada sıkıntıların hat safhaya çıkacağını savunmuştum. Nitekim bu düşüncemin doğru olduğu Sturm Graz ve Ankaragücü maçlarıyla kanıtlanmış oldu. Şimdi ben soruyorum, Ayhan Akman ne yapar ve Ayhan’ın Maldonado’dan farkı nedir. Ayhan geçtiğimiz yılları, sadece yan pas yaparak geçirdi ve bu yüzden ortaya çıkan yüksek pas yüzdesi herkesi yanılttı. Ne var ki, top rakibe geçtiğinde sadece 10 metrekare alan içinde savunma yaparak defansif orta saha oyuncusu olunamayacağını herkese gösterdi. Bu yıl Rijkaard Ayhan’dan uzun paslar yapmasını ve oyunu daha derinlere açmasını istiyor. Onun ise eski pas alışkanlıkları nedeniyle kafası o kadar karışık ki, ayağına gelen her topu yanlış kullanıyor. Bunun neticesinde, rakibe giden bu paslar karşı hücum olarak Galatasaray kalesine geri dönüyor. Rijkaard oyunun sürekli ters kanatlara açılmasını istese de ne yazık ki Ayhan’ın topu nereye açacağına hızlı şekilde karar verme yeteneği yok. Kararları o kadar geç veriyor ki, rakip takım oyuncularının baskısına uğrayıp topu attığı yere bile yetiştiremiyor. Üzgünüm ama Ayhan’ın bu Galatasaray takımında yedeklikten öteye gidecek bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum.
4) Shabani Nonda : Herkesin bildiği gibi Nonda sadece transfer döneminde goller atıp, 2 maç sonra tekrar genel suskunluğuna geri dönüyor. Sahada o kadar yorgun ki, 8 haftadır durmaksızın maç mı yapıyor yoksa bitime 20 dakika kala oyuna mı giriyor belli değil. O kadar isteksiz ve arzusuz ki, kaleye 7 metre mesafeden, etrafında pozisyonunu bozacak bir tek rakip takım oyuncusu bile yokken, attığı şut dağlara taşlara gidiyor. Benim artık Nonda’nın form tutmasını bekleyecek sabrım kalmadı ve kendisinin Galatasaray’a yakışır bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum.
Uyarılması Gerekenler :
1) Elano Blummer : Elano’nun kapasitesini herkes biliyor ancak birileri Elano’ya Turkcell Superlig’in sert bir lig olduğunu hatırlatması gerekiyor. Ankaragücü maçında Elano topu her ayağına aldığında, Hürriyet’in basit birer omuz darbesi ya da formasından çekmesiyle yere yığılıp durdu. Kendisini ürkütecek derecede sert bir müdahale dahi almadan, rakiplerinden bu kadar korkarak oynamaya devam ederse ne yazık ki o da “kimler geldi kimler geçti” şarkısı eşliğinde sezon sonu Türkiye’den yolcu edilir.
2) Arda Turan : Arda’nın kondisyon sorunu artık tartışmaktan sıkıldığımız bir hal aldı. Arda ya kendine iyi bakmıyor ya da bu konuda ekstra antrenmana ihtiyacı var. Unutmamalı ki Galatasaray taraftarı Arda’yı maç sonu konuşmalarından dolayı değil, gerçek bir Galatasaraylı oluşu ve forması uğruna sahada varını yoğunu ortaya koyduğu için bağrına bastı. Arda çok top ezebilir, pas hataları yapabilir, gol kaçırabilir, bütün bunların hepsi için fazlasıyla krediye sahip ancak Arda bu kadar yorgun ve güçsüz gözükemez, topa bu derece güçsüz vuramaz. Arda’nın takımı için çok şeyini feda eden biri olduğunu hepimiz biliyoruz, bu nedenle kendisine eksik ve yanlışları ile ilgili gerekli uyarılar bir an önce yapılmalı.
Uzun lafın kısası, bir önceki yazımda Galatasaray’da eksiklerin olduğunu ancak bunların endişe edilecek kadar büyütülmemesi gerektiğini, daha fazla çalışarak bu sorunların üstesinden gelebilecek kapasitede bir takım olduğunu belirtmiştim. Bu sözümün hala arkasındayım ancak, eksiklerle beraber yukarıda belirttiğim gerçeklerin de mutlaka dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.
Uğur Kanar tarafından yazılan son 5 yazı
Kategori: Genel
Yazar Hakkında:


