Franklin Edmundo modası

Geldiği ilk günden bu yana futbolun ötesinde dikkatimizi çeken bir başka özelliği daha var Rijkaard’ın. Rijkaard moda konusunda da devrim yapmaya, bilinen tüm gerçekleri yıkmaya gelmiş adeta Türkiye’ye. Bu anlayışı futbolda oluşturmasını zaten bekliyorduk ancak, giyim kuşam konusunda bu denli farklı bir tarzı olabileceği aklımın ucundan geçmezdi.

Konu elbette Rijkaard’ın giyim tercihleri değil. Zaten kendisini anlayamadığım tek nokta da bu olsa gerek. Konu, bu durumdan bile kendine pay çıkarmaya çalışanlar ve bunu muhalefete tahvil etme çabasında olanlar. Giyim tarzıyla Rijkaard’ın Galatasaray’ı ve Türkiye’yi ciddiye almadığını ileri sürenlerin sayısı hiç de az değil. Kirli sakalı ve dağınık görüntüsünün, ciddiyetsizliğinin bir göstergesi olduğunu savunuyor sayıları azımsanmayacak grup.

Halbuki bilseler, Rijkaard zaten o kıyafetlerin içinde mutlu ve rahat hissediyor kendini. Bu yüzden de bence Türkiye’de olmaktan sanıldığından fazlasıyla mutlu. Nereden mi biliyorum. Bilmiyorum sadece akıl yürütüyorum. Mesela, Rijkaard modasının muhaliflerinin dayanak noktası Rijkaard’ın Barcelona dönemi. O dönemde bu giysilerle maça çıkabilir miymiş kendisi diye soruyorlar. Evet bu şekilde çıkmıyordu Barcelona kariyerinin başlarında maçlara. Ama sonraki dönem için aynı şeyleri söyleyemeyiz. Aşağıdaki iki fotoğraf, bize kendisinin moda anlayışının aslında hiç değişmediğini gösteriyor.

Ülke futbolu için Rijkaard çok büyük bir kazanım, bunu vurgulamaya gerek yok, ancak birileri bu kazanımın önüne set çekmek istercesine alınan iki başarısız sonuçla belden aşağı vurmaya başladı. “Go Home”lar, Rijkaard’ı Milan’a göndermeler, Rijkaard’ın aklının karışık olduğu masalları ayyuka çıkmaya başladı.

Rijkaard çok önemli bir proje. Galatasaray için değil Türk futbolu için çok önemli bir proje. Artık bunun farkına varıp eleştiri tekniğimizi de gözden geçirmenin vakti geldi diye düşünüyorum. Bu açıdan bile FR çok önemli bir fırsat. Ancak, meramım kesinlike Rijkaard’a ses çıkarılmaması veya onun eleştirilmemesi değil. Sadece, eleştiri bakımından daha altı dolu ve daha elle tutulur gerekçelerin öne sürülmesi gerekir diye düşünüyorum. Peki bu konuda ümitvar mıyım? Malesef, hayır!..


Ata Orçun Eryılmaz tarafından yazılan son 5 yazı

2 Yorum

Ferit Esen  on Ekim 19th, 2009

Orçun,

Rijkaard’ın GS’ye getiriliş amacı sadece takımı bu sene şampiyon yapmak değildi. Stad,tesisler, diğer mali projeler ve altyapı çalışmaları da dahil olmak üzere çok farkında olunmasa da Polat yönetimi bir devrim yapıyor aslında GS kulübünde. Esasında bu projelerin yıllar önce hayata geçmiş olması gerekirdi. Fakat zararın neresinden dönülürse kardır.

FR’nin giyim tarzı vs. nedenlerle eleştirilmesine ise gülüp geçmek lazım. Bunu söyleyen kişiler işte yukarıda yazdığım devrimi baltalamak isteyen kişilerdir.

Son olarak, “Go Home” gerçekten Hıncal Bey’e çok yakışan bi sözdü. O ki bundan birkaç hafta önce RK’nin GS’ye gelişinin kendisini ne kadar gururlandırdığını vs. yazdı. Bu tutarsızlıklarına alıştığımız için gülüp geçiyoruz yazılarına.

Deniz Kutsal  on Ekim 19th, 2009

Orçun’un yazdığı yazı çok ayrıntılı bir konu gibi gözükse de aslında Türkiye’deki temeli çürük bir anlayışın örneği bence.

Rijkaard’ın giyim kuşamına laf edenlerin tiplerini gözünüzün önüne getirin ve sadece o sözleri düşündükleri hallerini, giyim-kuşamlarını hayal edin.

Ya da daha sosyal açıdan; isterlerse bu sözleri söyleyenler sokağa çıkabilir sonra da Rijkaard’a ve kendini bulamayıp herşeyi üstüne yakıştıran gençliğe bakıp, stil kelimesi üstüne düşünebilirler.

Ya da daha politik; o kadar giyime önem veriyorlarsa bir ara meclise uğramalarını, oradaki çağdaş! modayı da dile getirmelerini öneririm.

Ya da hiçbirşey yapmasınlar, haybeye spor medyası diyip bizde Sana&Ferit’e katılalım ve gülüp geçelim (:

Yorum Bırakın