Ersan İlyasova: O’nu İzlemek Kadar Büyük Bir Keyif Yok
Mert Uyar | 01 Eylül 2010 | 3 Yorum | Tweet
Ne zamandır aklımdaydı bir Ersan İlyasova yazısı. Artık dün akşamki oyunundan sonra resmen mesaj gönderdi, yazmaya zorladı beni. Yetenekli olduğunu basketbolu yakından takip edenler zaten biliyordu. Dün akşam herhalde bütün Türkiye öğrendi, nasıl bir yeteneğe sahip olduğumuzu gördü ve gurur duydu. Hepimiz duyduk!
Ersan hakkında söylenen pek çok şey var olumlu olumsuz. Olumsuzlara değinmeyi düşünmüyorum. Kendisi Özbek asıllı ve sonradan Türk vatandaşı olmuş bir oyuncumuz. Vakti zamanında çok eleştirildi bu devşirme olayı. Yok efendim Türk gençleri harcanıyormuş da, bilmem ne.. Ben zamanında altyapıda oynamış, altyapıları hala izleyen biri olarak şunu düşünüyorum. Eğer bir oyuncu gerçekten yetenekliyse, bu ortaya çıkıyor ve bir şekilde fark ediliyor. Türk basketbolunda harcanmış yetenek yok mudur? Vardır. Bir takım adam tutma ve kayırmalar var mıdır? Kesinlikle. Bunlar tabii ki olmaması gerekir ama hiçbir kayırma gerçekten yetenekli oyuncuların kendisini gösterme şansına engel değil. Sonuçta her altyapı yıldızının A takımlara çıkıp iyi bir profesyonel oyuncu olacağını söylemek yersiz. Buradan tekrar Ersan’a dönelim. Toplumca nedense hep yersiz eleştirmeyi severiz. Kulp takmaya da bayılırız. Yok küçültme, yok Özbek vs vs… Eğer iyi bir potansiyel görülüyorsa, hiç tereddüt edilmemeli bile. İtalyanların oyuncu bulamayıp Carlton Myers ve Gregor Fucka‘yı İtalyan vatandaşı yaparak milli takımlarında oynattığı yıllar çok uzak değil. Avrupa’nın en milliyetçi ve tutucu toplumlarından biri olan Fransa’nın başarı için, yıllarca ezdiği Afrika kökenli devşirmeleriyle her sporda nasıl başarıya ulaştığı ortada. Ersan İlyasova için de bizim artık kaç doğumluymuş ya da nereliymiş gibi sorulardan vazgeçmemiz gerekiyor. Başarısı hepimizi gururlandırıyorsa, NBA’de uzun bir sezon oynamasına rağmen gelip dinlenmeden temmuz ortası herkes tatildeyken kamp yapıyor ve milli takımla aylar boyu dinlenmeden çalışıp sahada elinden geleni yapıyorsa zaten diğer detayların ne önemi var?
Ersan’ın gerçekten şanssız bir kariyer başlangıcı oldu. Çok ağır sakatlıklar ve akabinde çok ciddi operasyonlar geçirdi. Basketboldan iki yıl uzak kaldı. Bırakın şut atmayı, yürümekte bile zorlandığı dönemler oldu. Tecrübeli NBA oyuncularından Grant Hill gibi uzun bir sakatlıklar dönemi geçirdi. Çivi takılmasına kadar giden zorlu süreçleri atlattı. Bu süreçte NBA seçmelerine ilk beş sıradan girebilecek potansiyeli olmasına rağmen bu talihsiz dönem yüzünden gecikmeli olarak 36. sıradan girdi. Yılmadı ve çok çalıştı. Onun gençlik dönemini bilenler robot vari bir şekilde inanılmaz düzeyde fazladan antrenman yaptığını ve şut çalıştığını söylerlerdi. O dönemi bilmiyorum ama bugünlere gelebilmesi onun nasıl çalıştığı hakkında bize ipucu veriyor. Türkiye’nin onunla tanışması 2006 yılında oldu. 2005 yılında milli takımın felaketle sonuçlarla ve hüsranla bitirdiği Avrupa şampiyonasından sonra, milli takımda bir takım değişikliklere gidildi. O dönem ümit milli olan birkaç oyuncu A milli takıma katıldı. Önce İzmir’de U20 Avrupa Şampiyonasındaki muhteşem performansıyla izleyenleri mest etti. Daha sonra da 2006′da Japonya’da oynanan Dünya Basketbol Şampiyonasında önemli bir rol oynadı. 2007, 2008, 2009 yıllarında da görev aldığı her zaman sorunsuz takım oyuncusu olarak verilen görevlerini eksiksiz yerine getirdi. Sayı, ribaund, asist, blok yaparak oyunun her alanında var olduğunu kanıtladı. Onu haksız yere eleştirenlere her zaman sahada cevap verdi. Türkiye basketbol liginde oynamadan NBA seçmelerine girdi. Hakettiği yerde olamasa da seçildi ve ilk sezonunu NBA gelişim liginde geçirdi. 12 sayı 7 ribaund ortalamalarını tutturdu. Daha sonra NBA takımı Milwaukee Bucks’a geçti. Orada da çaylak olarak iyi bir sezon geçirdi ama tecrübe kazanmak için Avrupa’ya geldi. İki sezon Barcelona’da oynarken, takımın başarısında önemli pay sahibi oldu zaman zaman. Çok sayıda skorer oyuncunun bulunduğu takımda, en zor işleri üstlendi. 4 numaralı pozisyonda kendisinden fizik olarak güçlü oyuncuları tutarak, ribaundlarda takımın bir numaralı oyuncusu olarak, hücum ribaundlarında savaşarak bulduğu sayılar ve savunmadaki blok sezgisiyle aslında görünmeyen pek çok iş yaptı Ersan. Geçen sezonu tekrar Milwaukee’de geçirdi ve takımının playoff’a kalmasında önemli rol oynadı. Yetmedi, takımın pivotu Avustralyalı Andrew Bogut sakatlandı, 4 numara hatta zaman zaman 5 numaraları bile savunarak takım oyuncusu olduğunu da kanıtladı. 207 boyuna rağmen iyi top sürebilen, çembere doğru penetre edebilen, şut atmanın yanı sıra, şutunu da yaratabilen çok özelliğe sahip çok özel bir oyuncu. Nitekim dün akşam Yunanistan karşısında bizlere adeta bir resital sundu.
Büyük maçlarda artan performansını biliyordum ve açıkçası potansiyelini bildiğim için bunu bekliyordum. Yunanistan karşısında takımı tek başına sırtladı götürdü. Tamam, takımca harika mücadele ettik. Bütün oyuncularımız gerçekten çok iyilerdi. Mücadelemiz ve hırsımız görülmeye değerdi ama Ersan bize basketbolun nasıl oynanacağı konusunda çok güzel bir sunum yaptı. Tüm rakip oyunculara ders olacak nitelikte oyun, nasıl oynanır gösterdi. Ben buraya satırlarca övgü yazabilirim ama yetersiz kalır. 2006′da, Ersan çok kısa süre içinde, önce savunmada olağanüstü bir blokla rakibini durdurmuştu, sonra hemen hızlı hücuma gitti sayıyı buldu. Daha sonraki hücumda harika bir asistle Ermal’e sayıyı attırdı ve Ender’in alley-hoop’luk pasını da muhteşem bir smaçla bitirdi. Basketbol zevkinin tavan yaptığı bir andı. Herşeyi yapabildiğini bize gösterdi. İşte dün akşam da böyle bir akşamdı. Sayı, ribaund, asist, blok, top çalma ve savunma konusunda yine izleyenleri mest etti. 26 sayı atarken, denediği altı tane üçlüğün tamamını sayıya çevirerek %100 üç sayı isabetiyle oynadı. İki sayı isabeti 3/8 olmasına rağmen kritik atışları da sayıya çevirdi.
Ersan İlyasova gerçekten büyük bir yıldız olma yolunda. Süre verilip doğru yerlerde oynatılmasıyla verimi çok daha artan bir oyuncu. Asla büyük oyuncuyum tavırlarında değil ve oyunu tamamıyla muhteşem oynuyor. Bu da onu daha büyük yapan bir özellik. Son olarak belki görmüşsünüzdür, NTV ekranında dolaşan milli takım jeneriğinde, Kaan Kural “Ersan’ı izlemek kadar büyük bir keyif yok” diyor. Doğru da diyor. Gerçekten sahada olması bana ve herhalde bütün Türkiye’ye güven veren bir oyuncu. Henüz sadece 23 yaşında bir süper yıldız adayı. Turnuvadaki tüm yabancıların, gelen gelmeyen herkesin yapılan röportajlarda Ersan’dan bahsetmesi tesadüf değil. Boris Diaw Fransa, Dirk Nowitzki Almanya ve Rudy Gay ABD olmak üzere övgüler yağdırıyorlar. Biz de kendisine inanıyor, güveniyor ve daha büyük başarılar bekliyoruz.
Mert Uyar tarafından yazılan son 5 yazı
Kategori: Basketbol
Yazar Hakkında:



Mükemmel yazı ve yine mükemmel hafıza:)
Milli takım başarı yakaladıkça yazılarını okumak da o denli keyifli oluyor.
Tebrikler&Teşekkürler Merdo!
Semih Erden Semih Semih Erden, ıııııııı….
blok geldi Ömer Aşık.. blok geldi Ersan ilyasova
yok yok yok yok ıııııııı
) vakit bulamıyorum. bulsam daha çok yazacağım. ilk defa izmir maçlarına gideceğim. izlenimlerim yarın