Devam niteliğinde bir ‘UEFA Finali’

Önemli gecede açılan bekletilmiş şarap gibiydi çarşamba akşamı UEFA Finali. Ne çok programlı ne çok spontane, ne çok kalabalık ne çok tenha, ne çok sessiz ne çok gürültülü, ne beklentilerin çok üstünde ne de kaygı verici seviyede, dakiklik bu olsa gerek.. 

Hayata dokunmak; ziyan edilmemesi gereken bir tabir aslında, tam duyguların özetlenmesinde peçete&tükenmez kalem görevi gören.

O akşam hayata dokunuldu. Tüm kaleci eldiveni görünümlü bulutlara, marinadan kopup gelen baharı uğurlayan temiz havaya, bulundukları ortama adapte olup maharetle kendilerinden geçen turunculu-siyahlı, yeşilli-beyazlı eğlenme hissine, Suadiye’den Kalamış’a serbest adımla yürüme ferahlığına ve keyif prospektüsüne uygun tüm talimatlara dokunuldu fazlasıyla.

Kimin yeneceğinin önemsizliğiyle stad içi karşılaşmıştı bizi “UEFA Finaline Hoşgeldiniz” diyerek. Organizasyonu izlemek-gözlemlemek ve futboldan zevk almak, bir takımın tarafı olmamanın mertliğini sergiliyordu gerçek bir Avrupa stadında. Bu yüzden anlamsızdı gecenin Türkiye Kupası finali ya da 2005 Şampiyonlar Ligi finaliyle karşılaştırılması. Şükrü Saraçoğlu Avrupa Stadıydı.. 120 dakika sonunda galip gelen Shaktar Donetsk UEFA’nın en büyüğü ve asil edasıyla ayaklarını yere sağlam basan Teknik Direktör Mircea Lucescu Avrupa’nın kalite abidesiydi..

Şarabı değerli yapan ne üzümün kalitesi ne de üretim tarihiydi. Sadece ‘O An’ dı..

Dostlarla; eşsiz şarabın sahibi Caner Alpaslan ve sofranın vazgeçilmezi Orçun Eryılmaz ile daha iyi bir geri dönüş düşünülebilir miydi SporLog‘a ve Futbol‘a?.. Bu bir sonun başlangıcı değil, daha güzel bir devam niteliğinde olacak çünkü geçen 90 dakika sonunda skor yine herşeyin özetleyicisiydi : ‘Beraberlik’


Deniz Kutsal tarafından yazılan son 5 yazı

Yorum Bırakın