Derbi Sonrası ve Sultan Alex

Bir oraya bir buraya baktım yazan çizen pek yok bizimkilerden derbi hakkında. Galatasaraylısı, Fenerbahçelisi varken bize düşmez ama bir iki çift laf edeyim dedim ben de.

Öncelikle Galatasaray beni derbide hayal kırıklığına uğratan taraf oldu. Son derece isteksiz gözüktüler bir o kadar da ürkek. Ne oluyorsa orada, o sahada ne varsa korktukları, ayaklarına hakim olamadılar adeta. Arda’dan çok şey bekleyenler beklemediklerini buldular, Keita agresifti bir şey yapamamaktan kaynaklanan sinirlerine yenik düştü, Servet ve Gökhan Zan iddia ediyorum ki ligin en kötü defans ikilisi, Gökhan Zan Servet’i de bozuyor dikkat! Elano ise bunu söylemek üzücü ama Lincoln’ü aratacağa benziyor. Leo Franco’ya geri pas atmanın riskini gördük bu maçta, adama ne zaman topu verseler Alex’in önüne attı, ikincisinin sonucunda da gol oldu zaten. Kısacası komple kötüydü, derbiye hiç yakışmadı bu Galatasaray, orada ne zorluklarla bulunan taraftarına yazık.

Fenerbahçe‘ye gelecek olursak, Fenerbahçe de öyle aman aman bir futbol oynamadı, sadece Galatasaray’ın bu kadar kötü oluşunu değerlendirdi. Karşısındaki takımın kötü oluşu, derbi motivasyonu ve taraftarıyla bütünleşmesi sayesinde kazandıkları bir maç oldu. Özellikle  ben burada iki oyuncuya değinmek istiyorum. Birincisi Alex, son derbide de gördük ki; büyük maçları büyük oyuncularla kazanırsın. Alex bence Türkiye’nin gelmiş geçmiş en faydalı yabancı oyuncusudur. İstatistikler korkunç, bir futbolcu takımına bu kadar puan kazandırabilir mi? Prestij sağlayabilir mi? Her türlü arenada takımına bu kadar katkıda bulunmuş, bu istatistiklere sahip başka bir oyuncu tanıdınız mı Türkiye’de? Batistuta’nın heykeli Floransa’ya nasıl dikildiyse, Alex’inki de Kadıköy’e dikilmelidir. İkincisi ise Roberto Carlos, maçı kazandırmaya tecrubesi yetti. Geçtiğimiz sezondan çok daha iyi bir Carlos var karşımızda. Dikkat ederseniz kırmızı kart pozisyonunda kasten Keita’yı sinirlendirmek için mücadeleyi sertleştirdi, ortamı kızıştırdı. Keita öyle bir durumdaydı ki hırsından saatli bombaya dönüşmüştü, Carlos bunu görebilen tecrubeye sahip bir oyuncu, resmen Keita’nın kırmızı kart görmesi için, onun böyle bir hareketi yapacağını bile bile gitti, girdi öyle bir mücadeleye. Kendisi hareketinden sonra sarı kart görse de, karşısındaki kırmızıyı görmüştü ve o amacına ulaşmıştı. Böylece Roberto Carlos Fenerbahçe’yi daha da rahatlatan isim oldu.

İşte böyle, izlenimlerim bunlardı, maç öncesi kavgasıyla, kırmızısıyla, golleriyle ve her zamanki Şükrü Saracaoğlu klasiğiyle bitti Fenerbahçe-Galatasaray derbisi.


Akın Parlas tarafından yazılan son 5 yazı

Kategori: Futbol

Etiketler:

Yazar Hakkında:

RSSHiç Yorum Yok

Trackback URL

Yorum bırakın




Eğer yorumunuzda resminizin görünmesini istiyorsunuz. Gravatar'a üye olmalısınız..