Çılgın mı deli mi yoksa yürekli mi?
Cem Konya | 17 Haziran 2008 | Yorum Yok | Tweet
Güne rahat başladım, maç öncesi Deniz Kutsal ile konuşurken gayet rahattım. O da ben de galibiyetten emindik. Ne İsviçre maçı öncesindeki ne de Portekiz maçı öncesinde bu kadar az stres yaşamamıştık.
Çek Cumhuriyeti maçı esnasında biramı yudumlarken Milli Takım’ın oyun kurma beceriksizliği, defanstan uzun paslarla çıkıp poziyon bulmaya çalışması, yüksek pas yüzdesine rağmen kaleyi bulan şutlardaki hezimeti beni huzursuz etmeye yetmemişti. Durum 0-2 olduğunda bile nedense gayet rahattım… Arda‘nın liderliğindeki Türkiye bastırmaya başlamıştı, oyunu domine edip, Çek futbolculara topu göstermemeye başladığında kanım kaynamaya, adrenelin seviyem yükselmeye başlamıştı. Arda’nın golünden sonra yazar arkadaşım Deniz Kutsal’a 3. golü bile atabiliriz dediğimi hatırlıyorum, yanlışsam lütfen düzeltsin beni.
Dünya’nın en iyi kalecisi olarak lanse edilen Cech’in yaptığı inanılmaz hatayı değerlendiren Nihat’ın golünden sonra penaltılara gitsin diye dua ederken ‘El Turco’ sahneye bir kez daha çıkıp bizleri çılgına döndürdü. Bir zamanlar Fenerbahçe karşısında kaleye geçen Pancu gibi Tuncay kaleye geçmişti, profesyonellik nedir bilmeyen Volkan’ın yerine. İki ay önce Türkiye Kupası maçında Lincoln’e yaptığı hareketler yüzünden atılmasaydı Volkan’a sempatik, duygusal ya da çılgın diyebilirdim ama yaptığı sadece sahada ter döken takım arkadaşlarının emeğine hakaret etmekti.
Dakikalar hatta saniyeleri sayarken tüm maç boyunca Türkiye aleyhine oynayan hakemin bitiş düdüğü ile caddeleri doldurmaya başladık. Sevinmek hakkınızdır, hakkımızdır. Çılgın mıyız, deli miyiz, aklımız başımıza son dakikalarda ya da sıkıştığımız anlarda mı gelir bilinmez ama bu Türkiye Milli Takımını çeyrek finalde görmek hepimizin göğsünü kabartan bir olaydır.
Teşekkürler Türk Milli Takımı…
Cem Konya tarafından yazılan son 5 yazı
Kategori: Euro2008
Yazar Hakkında:


