Beşiktaş’ta Yanlışlar (3)
Akın Parlas | 30 Eylül 2009 | 4 Yorum | Tweet
“Mustafa Denizli şampiyon yap bizi…” geçen sezon bu tezahüratlarla çınladı kulaklar, sonucunda şampiyon da oldu Beşiktaş, üstüne de Türkiye Kupası’nı aldı, her şey güllük gülistanlıktı. Mustafa Denizli kahraman olmuş yönetim bu sayede kredisini kazanmıştı.
Beşiktaş tarihinin en kötü yönetimini sergileyen Yıldırım Demirören geçen sezonki başarılarla artık sabrı tükenen taraftarını mutlu etmiş geçici bir süre başarısızlıklarının üstüne örtü sermişti. Güzel günlerin son bulmasını isteyen Demirören Mehmet Topuz rezaletine imzasına atarak gündeme damgasını vurdu, tepkileri topladı. Ardından çok tartışılan bir tutum sergileyip Mustafa Denizli’nin peşinden Çeşme‘ye gitti onu ikna etmek için. Acaba doğru mu yapmıştı?
Mustafa Denizli kötü giden bir takımı havaya sokup onu şampiyon yapan bir hocaydı, fakat Denizli’nin bir özelliği de ilk sezonunda başarı yakaladığı takımı ikinci senesinde başarıya taşıyamıyordu, yani sürekliliği yoktu. Bir de geçen sezon G.Saray ve F.Bahçe’nin çok kötü olduğu düşünülürse geriye zaten tek büyük tek başına kalmıştı zirvede. Geçtiğimiz yaz başarının verdiği tatmin duygusuyla güzel bir tatil yapan Denizli aslında geçen sezonun stresi nedeniyle bir hayli yorgun düşmüş ve yeni sezon için kafası karışık bir haldeydi; ya bir köşeye çekilecekti ya da Demirören’in baskısına dayanamayarak bir sezon daha takımın başına geçecekti. Ayağına kadar gelen başkanını ricasını kıramayan Denizli bir sezon için daha anlaştı Kara Kartalla. Demirören ve yönetiminin bir yanlışı da burada oldu: Yeni sezon için yorgun, kararsız ve üç büyükleri hedeflerine ulaştırmış bir hocayı ikna için özellikle ekonomik yönden büyük fedakarlıklarda bulundular. Mustafa Denizli ise bu sefer sezon başından ele aldığı takımda yeni transferleri adapte edecek ve takımdaki ekonomik dengeyi sağlayıp aynı zamanda şampiyonluğu getiren futbolcularla yeni transferler arasında seçim yaparken adaletli davranacaktı. İşte bu noktada hoca bocalamaya başlarsa zaten takımından da bir şey bekleyemezsin. Zaten arkandaki yönetimin durumu belli. Geçen sezon aldıkları krediyi değerlendiremeyip baştan kaybettiler.
Mustafa Denizli , bu takıma Yıldırım Demirören’e rağmen çifte kupa kazandırmış bir teknik adamdır, fakat sezon başındaki kararsızlığına rağmen ısrarlarla göreve yeniden gelmiştir. Takımı yeniden düzlüğe çıkarabilecek tecrubeye de sahiptir ve bunu başarabilir de ama kesin çözüm yönetim istifadır.
Akın Parlas tarafından yazılan son 5 yazı
Yazar Hakkında:



@Akın
Benim düşüncem geçen seneki şampiyonlukta GS ve FB’nin büyük payı olduğu yönünde..Yanlış bilmiyorsam GS ve FB’nin ilk üçe giremediği ilk sezon oldu geçen sene ve ilk beş takımların aldığı puanlarda ortada. Bu sene ise şampiyon olacak takımın geçen seneye göre puan çıtasını çok daha yükseklere çıkarması gerektiği yönünde bir tablo var ortada..Yani Denizli Beşiktaş’ı aman aman bir futbol oynatıp farklı lider şeklinde şampiyon yapmadı geçen sene. Beşiktaş geçen sezon oynadığı gibi oynasa bile bu sezon GS ve FB ile yarışabileceğini düşünmüyorum..En azından bu yönetim yapısıyla..Ama umarım tahminlerim beni yanıltır ve yine güzel bir rekabet yaşanır..
Yeeeteeerrrr Yildirim Demirören yeeeetteeerrrr!!!!!!
“..geçen sezon bu tezahüratlarla çınladı kulaklar, sonucunda şampiyon da oldu Beşiktaş, üstüne de Türkiye Kupası’nı aldı, her şey güllük gülistanlıktı..” bütün işin kökenini özetliyor zaten. Beşiktaş takımının ve taraftarının emeği yadsınamaz şampiyonlukta ancak emek&şans, performansı beraberinde getirmiyor.
Ayrıca söz ettiğin varyasyonları yapmak için -yani bir kulüpte mali yapıyı düzenleyebilmek ve teknik altyapıyı ilerletebilmek için- spor adamlılığının yanı sıra lider yönetici özelliklerinin de devreye girmesi gerekmektedir. Mustafa Denizli değerli bir teknik adam ama bu özelliklerinin olduğunu düşünmüyorum.
Yıldırım Demirören ÇEŞME’ye gitmekle hata yapmış. Peki bunca sorumluluğu üstüne alabilme ihtimali olan Mustafa Denizli’nin, tam kulübün yeni sezona yapılandırılma zamanında tatilde ne işi vardı?
Beşiktaş gerçekçi düşünüp
“..geçen sezon bu tezahüratlarla çınladı kulaklar, sonucunda şampiyon da oldu Beşiktaş, üstüne de Türkiye Kupası’nı aldı, her şey güllük gülistanlıktı..” bütün işin kökenini özetliyor zaten. Beşiktaş takımının ve taraftarının emeği yadsınamaz şampiyonlukta ancak emek&şans, performansı beraberinde getirmiyor.
Ayrıca söz ettiğin varyasyonları yapmak için -yani bir kulüpte mali yapıyı düzenleyebilmek ve teknik altyapıyı ilerletebilmek için- spor adamlılığının yanı sıra lider yönetici özelliklerinin de devreye girmesi gerekmektedir. Mustafa Denizli değerli bir teknik adam ama bu özelliklerinin olduğunu düşünmüyorum.
Yıldırım Demirören ÇEŞME’ye gitmekle hata yapmış. Peki bunca sorumluluğu üstüne alabilme ihtimali olan Mustafa Denizli’nin, tam kulübün yeni sezona yapılandırılma zamanında tatilde ne işi vardı?
Beşiktaş gerçekçi düşünüp rotasını ona göre çizmelidir. Örneğin uzun vadeli düşünüp cesaretli bir şekilde, gelecek yıllarda takımın iskeletinde bulanacağına inandığım Holosko, Onur, İsmail Köybaşı, Rıdvan, Batuhan gibi isimlerden en az 2-3 tanesi as takımda ısındırılmalıdır.
Yoksa büyük diyarlara dümen tutmakta ısrar edilirse tramola atan tekne alabora olabilir.