Beşiktaş’ta Yanlışlar (2)
Sezona kötü başlayan Beşiktaş‘ta bu başlangıcın ana sebeplerinden biri de takımdaki oyun sistemi yanlışları. Taktiksel anlamda dizilişte yanlış yapıyorlar ya da doğru sistemde yanlış futbolcularla maça başlıyorlar. Bu nedenle deli danalar gibi boş koşan futbolcular, bal üretmeyen arılar görüyoruz karşımızda.
Beşiktaş 4-3-3 ile başladı bu sezon, fakat yanlış oyuncularla denen bu sistem başarısız olunca yeniden şampiyonluğun geldiği 4-2-3-1 ‘e döndü. Aslında Beşiktaş’a en uygun sistem bu gözüküyor, fakat doğru oyuncuları kullanırsan. Peki biz ne gördük? Sistem kurbanı futbolcuları ya da futbolcu kurbanı sistemi. 4 defans oyuncusuyla başlıyoruz: İsmail(İ.Üzülmez)-Ferrari-Sivok-İbrahim Kaş. Defansın en yanlış futbolcusu İbrahim Kaş. Geçen sezon o bölgede Ekrem Dağ ileri geri koşturup durdu futboluyla takdir topladı, bu sezon ise İbrahim Kaş ne defans yapabildi ne de hücum. Sakatlar nedeniyle zorunluluktan bu kadro kuruldu da diyemez Denizli çünkü sağlam bir Ekrem’in nerede oynatıldığını hepimiz gördük. Orta saha ikilisi ise Ernst zaten garanti, adam takımın yarısı, diğeri ise mevcut kadroda tabiki Fink olmalı, iki Almanın özellikle defansif anlamda başarısı ortada. Mucit olmaya gerek yok ya da Amerika’yı yeniden keşfetmeye, Ekrem Dağ’ın o bölgede işi ne? Hücuma yönelik orta saha oyuncularına gelirsek; sol çizgide Yusuf’un işi ne anlamak mümkün değil. Yusuf’un çizgi oyuncusu olmadığı apaçık ortada, hızına bakman yeter. Yusuf oynayacaksa 10 numara mevkinde oynar. Diğer çizgide ise Serdar Özkan‘a şans tanıyor Denizli ve bence şansını zorluyor. Bana kalırsa Serdar yetenekleri kısıtlı bir oyuncu üstüne bir şey katamadı bunca sezon, bu nedenle oynaması yanlış. Zaten Tabata alınıncaya kadar 10 numarasız oynadı Beşiktaş, Tello’yla bu boşluğu doldurmak istedi Denizli ama onun yeri de sol açık olduğu için etkisiz kaldı, gerçi Tabata alınınca da birşey değişmedi de neyse artık. İlerde ise o mevkide en oynamaması gereken adam tek forvet olarak Nihat‘ı gördük ya da Denizli’nin inadını gördük desek daha doğru olur. Önceki yazımda bahsettiğim gibi Nihat’tan tek forvet olmaz, sahanın içinde kaybolur gider.
Şimdi elde bulunan bu kadroyla ben ne yaparım, nasıl bir sistemle takımı oynatırım? Hemen size kadroda hiç sakat olmadığını düşünürek kadromu oluşturayım:
SÜPER LİG KADROM (4-2-3-1):
Kaleci: Rüştü
Defans: İsmail-Ferrari(Sivok)-İ.Toraman-Ekrem Dağ
Orta Saha: Ernst-Fink
Orta Saha: Tello-Tabata-Nihat
Forvet: Bobo
ŞAMPİYONLAR LİGİ KADROM (4-2-3-1):
Kaleci: Rüştü
Defans: İsmail-Ferrari(Sivok)-İ.Toraman-Ekrem Dağ
Orta Saha: Ernst-Fink
Orta Saha: Tello-Tabata-Holosko
Forvet: Bobo
Akın Parlas tarafından yazılan son 5 yazı
- Pembesini Atalım, Tozuna Bakalım
- Bu Golün Tekrarını İstiyoruz
- Dürüst İnsan Fatih Tekke
- Dört Kollu Basketbolcu
- TheOffside.com'da 1'dik, 2 Olduk!
3 Yorum
Ata Orçun Eryılmaz on Eylül 29th, 2009
Ayrıca Serdar Özkan konusunda tamamen farklı düşünüyoruz..Serdar Özkan işlenmemiş bir cevher (sanırım bunu Sergen söylemişti ya da bu konumdaki başka biri), ve iyi bir eğitmen t. direktör veya antrenörün elinde işlenerek güzel bi mücevhere dönüşebilir. Ancak bu t. direktör kesinlikle günü kurtarmaya dönük takım oluşturan M. Denizli (veya bir benzeri Daum) değil..Serdar Özkan örneğin Rijkaard veya Neeskens gibi hocaların elinde eminim çok daha işlevsel bir kanat oyuncusuna dönüşebilirdi.
tunç süel on Eylül 29th, 2009
bu takımda tek forvet oynayacak bırı varsa o da nobreden baskası olamaz…boboda ıı bır oyuncu ama nobre sakat olmadıgı zaman bu takımda banko oynaması gerekır..rakıbın kucagında oynamayı en ıı beceren adam besıktastakı hucumcular arasında nobredır..bıde sunu solemek ıstıorumm bunudaa sergen solemıstı..bıraz guldureyım senı..sergene soruolar tabata besıktasa ne getırır dıe..o da getırse getırse baklava getırır dıoo ![]()





Ata Orçun Eryılmaz on Eylül 29th, 2009
İddia ediyorum, Mustafa Denizli’nin Yusuf’u sol tarafta oynatmasının çıkış noktası geçen seneki Eskişehirspor deplasman maçıdır. Yusuf, sol çizgide rakiplerini birer birer ipe dizince Mustafa Denizli de bu adam bu bölgede oynar diye düşünmüş olmalı, yoksa başka mantıklı hiçbir açıklaması yok (ki bu açıklama ne kadar mantıklı o da tartışılır)..