Beşiktaş’ta Yanlışlar (1)
Akın Parlas | 27 Eylül 2009 | 1 Yorum | Tweet
Geçen yılın çifte kupa sahibi Beşiktaş bu sezona bu başarısının havasıyla başladı ve havasını daha sezonun başından aldılar. Aslında balık baştan kokar bu konuya cuk oturur. O kadar çok yanlış yapıldıki Beşiktaş’ta hepsini bir yazıda toplayıp karıştırmaktansa, tek tek değinip hiçbirimizin kafası karışmasın dedim. Öncelikle transferlere bakalım, verimsiz transfer dönemine.
Daha bir kaç senede bir gelen şampiyonluğun tadına varamadan taraftar Yıldırım Demirören’in Mehmet Topuz transferindeki başarısızlığıyla sarsıldı, resmen sizin sevinmeye hakkınız yok üzülmeye mahkumsunuz der gibiydi bu rezalet yaşanırken.
Şampiyon kadro bozulur diye iddialı bir açıklama yapan Denizli daha baştan kadronun moralini bozdu. Ferrari transferini yaptı, ona bir diyeceğimiz yok, faydalı bir oyuncu. İsmail ve Rıdvan geleceğin yıldız oyuncuları arasında gösteriliyorlar, İsmail şimdiden Milli Takımın oyuncusu, Rıdvan’ı ise tanıyanlar bilir oynatılırsa büyük oyuncu olmaya aday. Fakat olay onları transfer etmekten çok oynatmakta. Denizli genç oyunculara pek önem vermeyen bir hoca. Hala aklı İbrahim Üzülmez’de, Rıdvan’ı ise unuttu gitti. Bozhöyükspor’dan alınan Onur var, pek çoğunuz tanımıyor, fakat askerde onu tanıyan arkadaşlarım çok iyi bir futbolcu olduğunu, yürüyerek adam geçtiğini, Yusuf’un gençliği olduğunu söylüyordu. Peki biz bu oyuncuların hepsinin aynı anda oynadığını ne zaman göreceğiz? Bence bu kafayla daha çok bekleriz. Fink ise geçen sezonki son maçlardaki Cisse’den aman aman üstün değil. Fakat rakip kaleye daha rahat şut çekme imkanı bulabiliyor ve Ernst’le anlaşması çok büyük avantaj. Çünkü Denizli bu ikiliyi bozmadan önce Beşiktaş’a gol atmak çok zorlaşıyordu, adamlar duvar kurmuş defansın önüne rakip takım hücum etmeye çalışıyordu. Beşiktaş belki gol atamıyordu ki bu ikiliyi bozunca işler daha da kötüleşti, iki Alman sayesinde kaleye gitmek rakip için oldukça zordu.
Erhan Güven diye birini aldılar, orta yapmayı bilmeyen, vasat, Beşiktaş’a yakışmayan bir oyuncu. Nasıl mı aldılar? Aydın Karabulut‘u vererek. Aydın’ı Beşiktaş’a geldiğinden beri izlerim, Erhan onun yanına bile yaklaşamaz, hatta Serdar Özkan’dan çok daha fazla potansiyele sahip bir oyuncu. Serdar Kurtuluş’u verdiler, 5.5 milyon Euro’nun üstüne. Hem sağ kanatta, hem de orta sahada oynayabilen ve Tigana zamanında yıldızı parlayan bu genci harcadı bir anlamda Beşiktaş. Hele ki İbrahim Kaş transferi, o ne yanlış transferdir öyle. Sağ bekte bir hücuma çıkışı var, evlere şenlik, eminim ki rakiplerin kanattaki korkulu rüyasıdır(!) Rakip forvetler O’na bayılıyordur kesin, adamı bakkala yollayıp çalım atıyorlar gerisini siz düşünün.
Nihat Kahveci, türk futbolunun Avrupa futbolundaki gururu şu sıralar Beşiktaş’ta kendini bitirmekle meşgul. Senelik 3.5 Milyon Euro’ya belkide kendini bitirmekte sakınca görmüyordur ama Beşiktaş taraftarının kahramanı bir anda onu gözlerinde bitirebilir. Aslında sakatlığının izlerini hala üzerinde taşıması, askerlik görevi nedeniyle sezon başı hazırlığı yapmaması ve en önemlisi Denizlinin onu tek forvet oynatmakta ısrar etmesi. Bu adam tek forvet oy-na-ya-maz. Daha ofsaytta kalmamayı ve ofsayttan çıkmayı bilmiyor tek forvet oynayınca, yani anlayacağınız adam kendini toparlamak istiyor, çaba gösteriyor, fakat Denizli buna izin vermiyor, adamı yerinde oynatmıyor. Olması gereken Nihat sistem kurbanı olduğu için harcanıyor şu sıralar Beşiktaş’ta.
Transfer sezonuyla beraber Bobo bir gitti, bir kaldı, hepimizin gibi onunda kafası karıştı. Bu kadar kafasını karıştıracağına ver Bobo’yu 5 Milyon Euro gibi bir fiyata sen rahat o rahat. Adam parasını beğenmiyor aklı başka yerde sen takımda tutuyon ve üstüne yıllık 2.5-3.5 milyon euro ları başka futbolculara verip can sıkıntısı yaratıyosun. Bir futbolcunun önce ekonomik yönden kafasını rahat tutacaksın ki sana verim sağlayabilsin. Tello da aynı şeyden dolayı huzursuz ve isyanlarda, bu da sahada kendini belli ediyor. Önce takım içi dengeler diye tutturuyorsunuz sonra bir anda. denge falan kalmıyor.
Sezonun son ama en flaş 8 Milyon Euro’luk transferi Tabata ise tam bir hayal kırıklığı yaşatıyor Beşiktaş taraftarına. Çok yararlı olacağına inandığın bir oyuncuya çok para verebilirsin, ama karşılığını da istersin. Tabata’nın yetenekleri herkesin dilinde, zaten Brezilya’dan transfer olduğunda da yüksek bir ücrete transfer olmuş hatta G.Antep hala taksitlerini ödüyormuş diye duyduk. Tabata’nın kesinlikle kendini toparlaması, bir an önce takıma alışması ve taraftarın gönlünde yer etmesi lazım. Yoksa kendini de, onu transfer edenleri de ipe sürükler.
Sonuçta transferde vizyon sahibi olacaksın, yoksa yanlışlar alır başını gider…
Akın Parlas tarafından yazılan son 5 yazı
Kategori: Futbol
Yazar Hakkında:



Gençlerin oynatılmaması yılların verdiği bir özlem bizlere. Genç bir yıldızın doğuşunu izlemektense, tecrübeli sıfatında sıradan ayakları görmek alışkanlık bizde.
Hele ki bu tip yıldızları teknik direktörlerin gözlerine sokacak antrenör ve gözlemci komiteleri yoksa. Hele ki teknki direktörün belli bir sistemi yoksa.
Belirli bir sistem yoksa oyuncunun mevkiside yoktur, oyuncuya ihtiyaçta yoktur.
Örn: Beşiktaş’ta haklen birçok mevkide denenen Yusuf, Holosko, İbrahim Toraman, İsmail Köybaşı…
Transfer maddesi etkileyici olmuş.. Diğer iç ve dış nedenleri ve yorumlarını sabırsızlıkla bekliyoruz.
Kolay gelsin..