Ben Demiştim!
Akın Parlas | 02 Temmuz 2010 | 10 Yorum | Tweet
Beni tanıyanlar bilir, “Ben demiştim” demeye bayılırım. Bir tür Mustafa Denizli’nin tahmin ya da kehanette bulunma hastalığı var bende:))
Aykut Kocaman’ın ilk sportif direktör olduğu gün Aziz Yıldırım’ın asıl hedefinin takımın başına Aykut’u getirmek olduğunu biliyordum. Aykut Kocaman’a geniş yetkiler verileceğini, sonunda da takıma hakim olduğu zaman öndeki piyonun yeneceğini biliyordum. Kaçan şampiyonlukla bu süreci de çok hızlı yaşamış olduk.
Dünya Kupası’ndan Fenerbahçe’nin çok karlı çıkacağını biliyordum. Çünkü Lugano’nun kaptanlığını yaptığı Uruguay’ın başarılı olacağını ve bu doğrultuda Lugano’nun piyasa değerinin yükseleceğine çok emindim. Tablo ortada, Lugano’nun hem kendisi, hem de takımı Dünya Kupası’nın yükselen değeri.
Domenech’in berbat bir teknik direktör olduğunu ve onun başında olduğu bir takımın başarılı olamayacağını biliyordum. Birçok yerde bunu söyledim, hatta çevreme “Fransa’ya bahis oynamayın üzülürsünüz” dedim. Haklı çıktım, Domenech tahmin ettiğimden daha kötü çıktı.
Sedar Özkan ile İbrahim Kaş bu takımın oyuncusu değil, yol verilmesi lazım dedim, bir lig maçından sonra “Gidecekleri belli oldu” da dedim. Sonrasında onlar da gitti, arkalarından kumar masasında görüntüleri geldi. Gökhan Zan Galatasaray’a gittiğinde iş yapmayacağını biliyordum, sevindim de. Şimdi ise Serdar Özkan gittiği için çok mutlu, Galatasaray taraftarı için bir o kadar üzgünüm, saçlarını başlarını yolacaklar.
Şimdilerde içime doğan başka bir şey daha var. Dünya Kupası’nda final kehanetinde bulunuyorum. Finalin adı: Brezilya – Arjantin. Acaba bu sefer de “Ben demiştim” diyebilecekmiyim?
(Not:Gereksiz ve sinir bozucu bir yazı olduğunu düşünenler varsa eleştiri kabul edebilirim, ama ben yazarken çok eğlendim:) )
Akın Parlas tarafından yazılan son 5 yazı
Kategori: 2010 Dünya Kupası Güney Afrika • Beşiktaş • Fenerbahçe • Futbol • Galatasaray
Yazar Hakkında:



Resme koptum, şahane olmuş..Ayrıca böyle yazıyı yazma cesaretini herkes gösteremez onun için de tebrik Akinno Parlasso..Ama bir itiraz ve hafızalarımızı yoklayalım:
) + Ahmet Yıldırım + 500bin $ karşılığında Ayhan Akman’ı transfer ettiğinde yanlış hatırlamıyorsam Beşiktaş’ın çok karlı bir anlaşmaya imza attığını söylemiş ben de şiddetle karşı çıkmıştım.
Sene 2001..Galatasaray, Mehmet Aksu (müthiş genç yetenek
Sonuç: Sen demiştin ama o sefer olmamıştı kardeşim
Yazıyı değil ama özgüvenini beğendim Kardeşim:) Orçun’u uzun aradan sonra yorumlarıyla dahi olsa görmekse cabası…
)
Bu arada şimdi ufak bir araştırma yaptım, Mehmet Aksu (muhtemelen bahsettiğimiz oyuncudur), şu an Elbistan Belediyespor’da oynuyor görünüyor..Acımasız futbol dünyası, inanılır gibi değil…
@Orçun
)
Kardeşim o zaman bilemiyodum. Bu yeteneği sonradan kazandım
Mehmet Aksu olsun, Utku Güray olsun:) (kaptanlıktan masörlüğe) daha birçok örnekte acımasızlığı görebiliyoruz. Aslında şu an nerde napıyorlar diye aklımıza gelen oyuncular hakkında bilgi vermek lazım.
Teşbih muhteşem, bi kez daha güldürdün beni Allah senden razı olsun ve Utku’dan da tabi
Tamam o zaman, nerde napıyorlar yazısı benden olsun, tabi Kutsal ve senin yardımlarınıza ihtiyacım net var..
O zaman çok uzağa gitmeye gerek yok. Yakın geçmişte göz atmamız yeterli olur. Ve safi yerli oyuncuları kapsasın. Mesela;
-> Serhat Akın
-> Kemal Aslan (Galatasaray’a attığı kritik kafa golü hala hafızamda)
-> Mahmut Hanefi (ben hakkında ne dediğimi söylemiyorum. çok umutlarım vardı:))
-> Erhan Albayrak
-> Serkan Aykut
-> Murat Sözkesen
-> Kerem İnan(Şampiyonlar Ligi Kurtarışları jeneriğine girdiğini anımsıyorum)
-> Erhan Namlı
-> Bülent Akın(Fenerbahçe’ye attığı golü hatırlarım)
-> Faruk Atalay
-> Mülayim Erdem
-> Tolga Doğantez
-> Yasin Sülün
-> Zafer Demiray
-> Ali Eren Beşerler
-> Ramazan Kurşunlu
-> Mehmet Sedef
-> Murat Sözkesen
-> UTKU GÜRAY
diyerek zorlu perdeyi aralayım:)
Bu yazımdan öğreneceğimiz şey neymiş: Çok bilen çok yanılır
)
Daha ilk maçtan patladım, umudumuz Arjantin.
Serdar Özkan konusunda da yine yanılmanı umuyorum kardeşim..Bu yazıyı burdan kaldırmak yok sakın ha!! :=)
kerem inan 2008 09′da KSK oynadıktan sonra Mersin İdman Yurdu’na gitti. Şimdilerde bir yere kapak atma peşinde
Almanya-Arjantin maçından sonra söyleyebileceğim tek söz: “Tek bildiğim şey hiçbir şey bilmediğimdir”