Belgesel niteliğinde

Dün CNBC-E kanalında yayınlanan “Home” belgeselini izleyenler aslında insanoğlunun 10.000 yıldan beri güdüleriyle eşzamanlı nerelerde hata yapabildiğini, huzurun dolayısıyla sunulan mükafatların burnunun dibinde olmasına rağmen ne denli bulunduğu doğayı hoyratça yok edip kibirini yeni sanayi kolları,yeni teknolojilerle örtbas ettiğini daha iyi anladı. Gidilecek nokta aşinaydı, çözüm burnunun dibindeydi.

Tamam en azından Türkiye için çözüm, doğruları klişeleştirme yolu ile yok etme taarruzuna maruz bırakılan “eğitim”e sonsuz kaynak ayırmaktı ama uygulanmıyor ya da uygulanmak istenmiyor.

Ya da futbol kulüpleri? Dünyayı kurtaramazlar ama dünyada söz sahibi olmak adına “dünya kulübü olmak” için doğruları yapabilirler.

Tam belgesel yayınlanırken kulağımıza gelen haberde Palmeiras‘ın genç yeteneği Keirrison‘un (resimdeki) geçen sezonun mutlak hakimi Barcelona‘ya transferini duyduk. Hemde geçen sezon Guiza‘nın Fenerbahçe‘ye transfer olduğu bedel €14M karşılığında. Keirrison bulunması zor bir yetenek değildi. Golleriyle ve Palmeiras’a kazandırdığı zaferlerle daima spor basının gözü önündeydi. Keşfedilmesi için ayrıntılı gözlemci kolları da gerekmiyordu. Transferi sadece bir sistem ve cesaret kadar olasıydı.

“Ortega, Van Hooijdonk, Anelka transferleri kadar önemli bir transfere imza atan Fenerbahçemiz” bantlarıyla taraftarına duyurulmak ya da empoze edilmek istenen yabancılar; Christian ve Dos Santos‘u getirmek yerine ikisinin toplam parasına genç yıldız değerlere bütçenin harcanması ya da yeterliliğine bakılmaksızın bir sene öncesinin LA Liga gol kralının transfer edilmesi, Keirrison gibi gelecekte büyük takımlarda ve milli takımında görev alacak bir oyuncu için taşın altına el sokulmasından daha cazip popüler bir reklam olarak görülüyor.

Başarı dünya kulübü olmaksa ve bunlar uluslararası kupalarla özdeşleşiyorsa bu yola gerçekten inanmak çokta zor değil. Önemli olan yapılması gereken doğruları yapmak ve cesaret (vizyon) sahibi olmaktan geçiyor.

Christian ve Dos Santos transferleri yerinde seçimler olabilir ama sadece bir ihtimal. Açıkcası büyük hedefli bir takım için bu oyuncular beni tatmin etmedi. Eğer o bölgelerde alt yapıdan oyuncular ya da Keirrison, Miguel Veloso gibi yetenekler alınabilseydi eminim ki benim gibi herkes ve tüm dünya kulüpleri daha heyecan duyarlardı ve dikkatini Fenerbahçe‘ye verirdi.

Aksi durumda bize sadece belgeselleri izleyip futbol bağlantılı belgesel niteliğinde garip anlamlar çıkarmak kalıyor. Ve ekim ayında takımımızdan umit kesici yazılar yazmak kaçınılmaz oluyor. Umarım olmaz çünkü çözüm burnunun ucunda…


Deniz Kutsal tarafından yazılan son 5 yazı

2 Yorum

Orçun  on Temmuz 25th, 2009

Yine yerinde ve çok doğru tespitler Denizcim ellerine sağlık..Ancak bir noktada çekincem var:

“Christian ve Dos Santos transferleri yerinde seçimler olabilir ama sadece bir ihtimal. Açıkcası büyük hedefli bir takım için bu oyuncular beni tatmin etmedi.”

Aziz Yıldırım: “Hedefimiz 3 yıl üst üste şampiyonluk”
Daum: “UEFA Avrupa Ligi ikinci planda, önce şampiyonluk”

Dolayısıyla Fenerbahçe’de hedeflerin büyük olduğu konusunda seninle ayrı düşünüyoruz sanırım ve alınan oyuncular bu hedefler için gayet başarılı.

Selamlar.

CNR  on Temmuz 28th, 2009

Ben Guiza Keirrison karşılaştırmasına katılmıyorum. Bence çok popülist bir yaklaşım olmuş. Evet doğrudur Barcelona Keirrison gibi belkide geleceğin yıldızlarından olacak bir futbolcu transfer etmiştir fakat işini şansa bırakmamıştır. Onun yerine oynayacak Zlatan gerekirse Henry ve Boban gibi yıldızların arkasına almıştır.

Fenerbahçe’nin veya diğer kulüplerimizin özellikle basının böyle acımasız olduğu bir dünyada (sadece Türkiye’ de değil bu durum) böyle riskler alma şansları yoktur. Guiza buraya İspanya gol kralı ünvanıyla gelmiştir ve bana kalırsa çok başarılı bir transfer planlanmasıdır.

Oynamıştır, oynamamıştır bu ayrı ama iyi bir Guiza’nın arkasında Semih, Keirrison gibi futbolcular olursa ancak hem kulüpler hem futbolcular kazanır diye düşünüyorum.

Yosa çeşitli menajerlik oyunlarına bakılıp özellikleri güçlü futbolcuların ileride yıldız olacaklarını, onların alınmaları gerektiğni savunmak çok kolay ve inanın herkesin aklına gelen bir yaklaşımlardır.

Yorum Bırakın