Yazara göre arşiv

Nuove Comandante

Bazı isimler vardır, futbol şemsiyesi altında bu spora kazandırdıklarıyla, unutulmaz hareketleriyle, kırdıkları rekorlarla, klas golleriyle, marjinal kişilikleriyle taraftarların üzerinde iz bırakır ve gerçek bir ‘marka’ oluştururlar.

Dün akşam Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin ‘cool’ adamı Roberto Carlos’u, futbol basını tarafından bilinçsizce sömürülen genç ve yetenekli kaptan Arda Turan’ı, ne zaman ne yapacağı kestirilemeyen ama Steaua Bükreş maçındaki yerini seven Colin Kazım’ı, Carlos’un yakın markajından kurtulamayan Keita’yı, tribündeki sevgilisine atfen fotomuhabirlerine güzel kareler veren Volkan Demirel’i izlerken seyirciler arasında açılan bir pankart daha çok ilgimi çekti. Yanyana duran Kaptan Lefter ve Kaptan Alex karikatürleriydi bunlar.

Alex de Souza, derbiye kattığı vakar ve estetikle Fenerbahçe’nin yeni nesil efsane kaptanı olmuş ve unutulmaz kaptan Lefter Küçükandiyonis’in yanında yerini almıştı.

*** Benim naçizane görüşüm Arda Turan’ın içine düşürülmeye çalışıldığı psikolojik savaş nedeniyle kendini ortaya koyamadığı. Sistemi alt edebildiği takdirde 10 sene sonra Arda’nın da Türk futbol efsaneleri arasında yerini alacağını düşünüyorum.

1-0 Asla Yetmez

Yer: London Stamford Bridge

Çoğunluğunu Chelsea’li taraftarların oluşturduğu 42.000 kişi Şampiyonlar Ligi Yarı Final Son Maçında galibiyet ümidiyle tetikte bekliyor. Neşeli açılışın ardından daha 8. dakika’da Essien’in golüyle yer gök “gooool” sesleriyle inliyor.

Buraya kadar herşey güzel..

Thiery Henry’siz Barcelona’nın atakları, neredeyse 9 kişiyle defans yapan Chelsea tarafından, kesiliyor. Abidal’ın gördüğü kırmızı kart, ‘tarih tekerrürden mi ibarettir’ diye sorduruyor. Manchester United - Chelsea finali çok değil 1 sene önce herkesin hafızasına kazınmıştı..

Burada durup bir nefes almak ve sormak lazım. 1-0 ne zaman tatmin edici bir skor oldu? Hele hele 1 golün tüm düzeni altüst edebileceği böyle maçlarda. Ancak mağlup olan takımı tetikleyici bir unsur olmuştur. Ve neticede öyle de oldu..

3. uzatma dakikasında Iniesta’nın attığı gol London Stamford Bridge’deki tüm sesleri bıçak gibi kesti. En zevksiz maçları bile renklendiren o altın gol. 1-1 skor Barcelona’nın final bileti..

Ancak son düdük çaldığında nefes aldırır Chelsea’nin 93 dakika üzerine yattığı 1-0. Aksi takdirde o çok bilinen söylev, “1-0 olsun bizim olsun”da anlatıldığı gibi bir bucuk saat nefes aldırmaz, işkence eder adama. (Sonu bu skorla bitince tüm o işkence unutulur gider o ayrı) Geleneksel zaman ölçme sistemi yerle bir olur her geçen saniye. Geride olan takım için hep bir eksik, önde olan için hep bir fazla..

BloggerV.com üyesidir.