Futbolla ilgilenen bir kişinin bile neden Chelsea gibi önemli bir kulübün başında Avram Grant’in olduğuna dair kati bir bilgisi olduğunu sanmıyorum, ama eminim benim gibi birçok kişinin de bu konuda birçok tahmini vardır. Abramovich, milyon dolarlarla oynarken, en pahalı oyuncuları sahibi olduğu kulübe, parayı bastırıp kolayca transfer edebilirken, bir teknik direktöre verecek parası kalmadı mı dersiniz? Hiç sanmam..Peki öyleyse neden Avram Grant gibi tecrübesiz, daha önce hiçbir başarısı olmayan, zayıf kariyerli birisi takımın başına getirildi? Cevap çok basit dediğinizi duyar gibiyim, ancak bu noktada konu futboldan uzaklaşıp başka yerlere kayacağı için, bu “başka” konudan uzak durmak istiyorum.
Avram Grant’in çok başarılı bir geçmişi olmadığını bildiğim halde ona ilişkin The Times gazetesinin spor sayfasında yayımlanan bir haber beni şaşırttı. Böylesi önemli bir ligde ve böylesi dünyaca ünlü bir takımda görev yapan teknik direktörün, henüz UEFA Pro Lisansı olmadığı önceden biliniyordu. Ancak, işin komik yanı, bu kursta %80 devam zorunluluğu olduğu için Avram Grant’in devamsızlıktan sınıfta kalma riskiyle karşı karşıya olması. Bunu okuduğumda aklıma hemen üniversitedeki günlerim geldi.. Beni şaşırtan da tam olarak bu zaten, yani bunca yıldır futbol dünyasının içinde bulunan Grant, sizce de bu kursa gitmek için geç kalmamış mı? Bildiğim kadarıyla her ülke, futbol takımı çalıştırabilmek için bu lisansın varlığını şart koşmuyor, ancak Premier League gibi önemli ve büyük ligler bu şartı arıyor ve bu nedenle Avram Grant şu anda geçici izinle ve koşullu olarak Chelsea’yi çalıştırabiliyor. Grant herhalde, nasılsa böyle bir ligde hiçbir zaman takım çalıştıramam diye düşünmüş olacak ki, bu lisansı alma gereğini bugüne kadar hiç duymamış. Fakat Chelsea gibi gündemi son derece yoğun bir takımın başındayken de takımı bırakıp kursa gitmek haliyle son derece zor, işte bu yüzden Lig Kupası’nda alınan Tottenham mağlubiyetinden sonra Grant, 10 derslik kursun bir tanesini kaçırmış bile. Bu durumda ona üniversite öğrencisi gibi hesap yapmak kalıyor; 10 derslik kursun %80′i 8 derse denk geliyor, yani 8 derse gitmek zorunda; bu durumda 1 ders ekme hakkı daha var. Ancak sınıfta kalırsa, Premier League kariyerine devam etmesi de imkansız, bakalım neler olacak?..
Aynı durum, aynı koşullarla Türkiye’de olsaydı, medya durumun üstüne nasıl giderdi çok iyi tahmin edebiliyorum. Bunun yanına bir de taraftar baskısını koyarsak, o teknik direktörün ömrü iki maçtan öteye geçemezdi bence. Ancak gazetedeki aynı haberde, taraftarın da Grant’i sevmediği ve istemediğine ilişkin istatistiki bilgiler vardı ve buna rağmen Grant hala görevinin başında ve tribünler her zaman dolu; hem Chelsea’nin bu kötü gidişine hem de taraftarın antipatisine rağmen.. Bu da bu konunun ders çıkarmamız gereken yanı bence…
Not: Beşiktaş gibi Türkiye’nin en önemli kulüplerinden birinin teknik direktörü olan Ertuğrul Sağlam’ın da aynı kursa yeni gittiği akıllara gelebilir, ancak Avram Grant ile Ertuğrul Sağlam’ın yaşı mukayese kabul etmez diye düşünüyorum.
Son Yorumlar