Yazar: Ata Orçun Eryılmaz -
17 Temmuz 2008 3:16
Kategori:
Basketbol
Galatasaray Cafe Crown’a transfer haberini duyduğumda gerçekten çok heyecanlanmıştım, çünkü bir sezon önce onu, Mehmet Okur’un çıkış göstermekte olan takımı Utah Jazz’da izliyordum. NBA otoriteleri, Illinois Üniversitesi mezunu Dee Brown’u büyük bir yetenek olarak değerlendiriyorlar (“One Man Fastbreak”), üniversite yıllarındaki müthiş basketbolundan bahsediyorlar, ancak henüz NBA’de o performansına ulaşamadığını söylüyorlardı. Henüz yaşı çok gençti ve elbet NBA’e geri dönecekti, ama bir sezon boyunca Galatasaray formasıyla onu seyretme imkanımız olacaktı..
-
O bir sezon çabuk geçti, Galatasaray Cafe Crown fena sayılmayacak bir sezon geçirdi, Dee Brown da öyle. Sezon boyunca Dee Brown’un blog sitesi olan www.deebrown11.com dan yazılarını ve özellikle Türkiye ve taraftarlar hakkındaki görüşlerini takip ediyordum. Her fırsatta Türkiye ve Galatasaray taraftarından övgüyle söz ediyordu, çünkü Galatasaray taraftarı her maçta ona ayrı bir sevgi gösterisinde bulunuyordu ve ABD’li oyuncu daha önce görmediği böyle bir sevgi ortamından her defasında çok etkilendiğini belirten yazılar yazıyordu. (more…)
1 Yorum yazılmış
Yazar: Ata Orçun Eryılmaz -
16 Temmuz 2008 4:05
Kategori:
Futbol
Arkadaşlarının kendisine Dinho diye seslendiği Ronaldinho’nun yılan hikayesine dönen transferinde mutlu sona Milan ulaştı, hem de ne mutlu son..Bundan iki yıl öncesine kadar değeri yüz milyon dolarlarla ifade edilen Ronaldinho, sadece 25 milyon Euro karşılığında Milan’a transfer oldu. Üstelik Milan, 25 milyon Euro’sunu peşin, geri kalan 4 milyon Euro’yu ise Şampiyonlar Ligi’ne kalması halinde ödeyecekmiş. Sanırım, Milan’ın bu sene Şampiyonlar Ligi’ne kalması için en çok dua edecek kişiler, Barcelonalı yöneticiler olacaktır. (more…)
Henüz yorum yazılmamış
Yazar: Ata Orçun Eryılmaz -
5 Temmuz 2008 11:49
Kategori:
Genel
Hasan Doğan Üzerine
TFF Başkanı Hasan Doğan‘ın vefat haberini duyduğumda, her ölüm haberine olduğu gibi bu habere de inanamadım. 10 gün ve hatta birkaç saat öncesine kadar futbol dünyasının en mutlu adamlarından birisi olan Hasan Doğan artık yoktu. Bu haber önemli bir ayrıntıyı da farketmemi sağladı. Hasan Doğan bugüne kadar gösterdiği duruş ve yaklaşımıyla gerçek bir beyefendi olduğunu tüm Türkiye’ye ve özellikle futbol camiasına göstermişti. Başkanlığa gelmeden önceki dönemde, siyasi rüzgarın etkisiyle bu mevkiye geleceğini düşünüyor, iyi işler yapıp yapamayacağından ve özellikle futbolun siyasete daha fazla karışıp karışmayacağından emin olamıyordum. Avrupa Şampiyonası’ndaki başarı bir yana, Hasan Doğan özellikle turnuva boyunca ve ondan önce göstermiş olduğu davranış ve tutumla önemli bir spor adamı olduğunu kanıtlamıştı ve ben dahil birçok futbol takipçisinin “siyasi etkilerle gelecek, nasıl bir duruş sergileyecek” şüphelerini ortadan kaldırmıştı diye düşünüyorum. Sanırım iyi insanlar erken göçüp gidiyor bu dünyadan, mekanın cennet olsun Hasan Doğan…
aaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaa
Lincoln Üzerine

Lincoln olayı gündeme geldiğinden bu yana, aklıma hep Roman Kosecki geliyor. Galatasaray, bir döneme damgasını vurmuş Polonyalı futbolcuyu, 1990 senesinde büyük bir başarı sonucu transfer etmişti. Kosecki fevkalade işler yapıyordu Galatasaray’da ve taraftarın da sevgilisiydi aynı zamanda. Sanırım bu bahsettiklerim, fevkalade işler yapmasının dışında Lincoln transferini anımsatmıştır. Ancak o Kosecki, bir yanlış hareketi sonucu Galatasaray’dan uzaklaştırılmıştı, çünkü Galatasaraylılık duruşu bunu gerektiriyordu. Lincoln olayında ise bu duruştan eser yok; tüm takım arkadaşları bir hafta boyunca canlarını dişlerine takıp yeni teknik direktör Skibbe’nin gözüne girmeye çalışırlarken, Lincoln ülkesinde tahmninen gönül eğlendiriyordu. Çünkü Galatasaray yönetiminin ondan vazgeçemeyeceğini çok iyi biliyor ve bu durumu suistimal ediyordu. Futbolculuk ve profesyonellik bir kenera, verdiği sözün arkasında durmayan bir insandan hayır gelir mi acaba?? GS yönetimi umarım, aldığı bu yanlış kararın altında kalmaz ve Lincoln sezon içinde önemli işlere imza atar, ancak bu durum dahi GS yönetiminin yanlışını benim gözümde kurtaramaz. Aksi durumda ise Lincoln, kendisini çok sevdikleri için bir kez affeden Galatasaray taraftarından ve İstanbul’dan kaçarak ayrılmak zorunda kalır.
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Kewell Üzerine

Adana’ya gitmek üzere havalimanındayım. Sabahın saat 4′ünde uyanmışım ve gözlerim henüz tam açılmamış durumda. Havalimanı ekranlarındaki bir haber gözüme çarpıyor ve yarı açık gözlerim fal taşı gibi açılıyor; “Harry Kewell Galatasaray’da!”. Haberi teyit etmek için derhal GS websitesine giriyorum ve doğruluğunu öğreniyorum. Yiğidi öldür, hakkını ver demişler, ben de öyle yapmak durumundayım. Kim ne derse desin Kewell çok ama çok önemli transfer. GS yönetimi son iki yıldır izlediği transfer politikasıyla bence gerçekten çok doğru veya heyecan uyandırıcı işlere imza atıyor. Ama maalesef aynı başarıyı, futbolcuyu transfer ettikten sonraki kritik noktalarda gösterilmesi gereken duruşlarda gösteremiyor. Verilen tavizler ortada, ancak sanırım verilen bu tavizlerde, transferlerde önemli pay sahibi olan sponsorların rolü büyük. Bu da endüstriyelleşen futbolun bir cilvesi olsa gerek..
Henüz yorum yazılmamış
Yazar: Ata Orçun Eryılmaz -
21 Haziran 2008 1:40
Kategori:
Euro2008

-
Caddebostan sahilden yukarı doğru yürüyorum.. Maçın inanılmaz anlarını tek başıma yeniden yaşamaya ve mucizeyi anlamlaştırmaya çalışırken kafamda inanılmaz bir şekilde Sporlog‘da yazacağım yazıyı tasarlıyorum, çünkü etrafımdaki insanlar bana bu ilhamı veriyor; kanter içinde nefes nefese, penaltıların heyecanı, maçın inanılmaz, ifade edilemez öyküsü yüzlerine yansımış binlerce Türk sokaklarda, caddelerde.. Telefonumu cevaplıyorum, Akın öbür uçta; 1,5 dakikalık konuşmanın tüm ifadesi şu kelimelerde saklı: “Oğlum bu inanılmaz bir şey!!”
-
Biz mucizelerin milletiyiz, şu an bir ulussak, tarihte gerçekleştirdiğimiz belki de hiç bir ulusun gerçekleştiremediği ve gerçekleştiremeyeceği mucizeler sayesinde bir ulusuz. Bu durum hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor ve sanırım daha önceki yazımda da söylediğim gibi bu genlerimizde var! Futbol ve daha ötesi spor adına söylenecek hiç bir şey yok; çünkü mucizeler, üzerine konuşmak için değil tadını çıkarmak için karşımıza çıkarlar ve lütfen sadece tadını çıkaralım; doğru düzgün, ulusumuza yakışırcasına..
-
Sadece teşekkürler ve binlerce kez teşekkürler!..
Henüz yorum yazılmamış
Yazar: Ata Orçun Eryılmaz -
16 Haziran 2008 12:34
Kategori:
Euro2008
Futbol tarihi, büyük turnuvalarda yıldız isimleri görmeyi çok özlemişti, biz Türkler ise bu yıldızı ilk defa kendi takımımızda görüyoruz.. Euro 2008, biz Türklerin ve tüm futbolseverlerin tarihe tanıklık etmesini Türkiye-Çek Cumhuriyeti maçıyla sağladı; tabi ki tarihi yazanlar ARDA ve arkadaşlarıydı!!
-
21 yaşında genç bir adam, maçın bitimine 15 dakika kala 2-0 gerideki takımının karşılaşmayı 3-2 almasında en büyük pay sahibiydi. Diğer futbolcularımızı ve doğru yerde doğru riskleri alan Fatih Terim’i de unutmamak gerek tabi ki ancak, bu olaylara vesile olan en önemli isim tartışmasız ARDA TURAN‘ dı.. Böylesi büyük bir sorumluluğu bu kadar genç yaşta üstlenen genç futbolcular tarihte sayılıdır ve biz, böylesi bir futbolcunun takımımızda bulunmasıyla ne kadar övünsek azdır..
-
Bu saatten sonra, teknik, taktik konuşmak boş diye düşünüyorum; ama biz millet olarak ne zaman zorda kalsak ancak o zaman aklımız başımıza geliyor..Sadece futbolda değil, tarih boyunca her alanda doğruları, hep bıçak kemiğe dayandığında yapmışız, bu genlerimizde var sanırım, ama umarım Viyana’da bazı işleri çok daha doğru anlarda yaparız ve bu kadar sıkıntı yaşamayız. Her şeyin Viyana’da çok daha güzel olması dileğiyle; tebrikler Arda Turan, tebrikler Milli Takım ve tebrikler nihayet kendini bulan Fatih Terim!!!
Henüz yorum yazılmamış
Yazar: Ata Orçun Eryılmaz -
9 Haziran 2008 10:59
Kategori:
Euro2008
Futbol bir disiplin; aynı iktisat, hukuk, mühendislik gibi. Abartma dediğinizi duyar gibiyim.. Tabii ki bu disiplinler kadar komplike olmasa, çok daha basit olsa da eninde sonunda bir disiplin. Bunun en önemli sonucu ise her disiplin gibi iyi bir eğitimi gerektirmesi. İşte neden bir futbol ekolü olamadığımız, tam da bu noktada ortaya çıkıveriyor.
-
Hollanda-İtalya maçının devre arasındayım, ancak ikinci yarının başlamasını sabırsızlıkla bekliyorum. Buram buram eğitim ve disiplin kokan bir futbol oynanıyor sahada; iki takım birbirine göz açtırmıyor, inanılmaz bir düzen ve dengeyle oynuyorlar (taa ki hakem Hollanda’nın ofsayttan attığı golle İtalya’nın dengesini bozana kadar). (more…)
2 Yorum yazılmış
Yazar: Ata Orçun Eryılmaz -
6 Haziran 2008 3:37
Kategori:
Futbol
Sarı-lacivertli kulübün resmi internet sitesinde yer alan açıklama şöyle:
“Kulübümüz asbaşkanlarından Sayın Mahmut Uslu ve yönetim kurulu üyemiz Sayın Ali Yıldırım, İspanya’ya giderek milli futbolcumuz Nihat Kahveci’nin kulübü Villareal ile bu oyuncunun kulübümüze transferi konusunda görüşmelerde bulunmuşlardır. Yapılan görüşmeler neticesinde Villareal Kulübü yöneticileri, Nihat Kahveci’yi şu an için satmayı düşünmediklerini ifade etmişlerdir. Bu nedenle Nihat Kahveci’nin kulübümüze transferi gerçekleşmeyecektir. Transfer görüşmesi süreci boyunca son derece profesyonel bir davranış ve tutum sergileyen Villareal Kulübü yöneticilerine ve milli futbolcumuz Nihat Kahveci’ye teşekkür ederiz.
Saygılarımızla
Fenerbahçe Spor Kulübü”
Günümüzde telekomünikasyon araçları kilometreler arasında herkesin haberleşmesini sağlayabiliyorken sanırım Fenerbahçe ve Villarealli yöneticiler arasındaki haberleşmeyi sağlayamıyor, yoksa Fenerbahçeli yöneticiler bir telefonla öğrenebilecekleri bu durum için taa İspanya’ya kadar neden gitsinler??
1 Yorum yazılmış
Yazar: Ata Orçun Eryılmaz -
5 Haziran 2008 10:52
Kategori:
Futbol
Önce, uzun süredir Avrupa’nın önde gelen liglerinde top koşturan ve Milli Takım’ın orta sahasının beyni olan Emre Belözoğlu transfer edildi, daha sonra yine uzun süredir futbol hayatını İspanya’da çok başarılı şekilde sürdüren ve Türk Milli Takımı’nın forvet hattının şu an için tek vazgeçilmezi olarak görünen Nihat Kahveci için transfer pazarlıklarına girişildi. Herkesin bildiği gibi bunları gerçekleştiren kulübümüz Fenerbahçe.
Nihat transferini gerçekleştirirse dünkü yazımda da söylediğim gibi kesinlikle ayakta alkışlamak gerek Fenerbahçe’yi; çok para verdikleri için değil, Nihat gibi Avrupa kariyerini zirvede sürdüren bir oyuncuyu yeniden Türkiye’de oynamaya ikna edebildikleri için. (more…)
Henüz yorum yazılmamış
Yazar: Ata Orçun Eryılmaz -
4 Haziran 2008 4:08
Kategori:
Futbol
Fenerbahçe resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Fenerbahçeli yöneticilerin Villareal ile Nihat’ın transferi konusunda masaya oturacakları belirtildi. Nihat Kahveci, Türk futbolunun son dönemde yetiştirdiği en önemli futbolculardan bir tanesi ve Avrupa kariyerinin de şu anda zirvesinde. Eğer ki Fenarbahçe bu transferi gerçekleştirirse, herkes tarafından ayakta alkışlanmayı hak eder ve ne denli büyüdüğünü bir kez daha kanıtlar.
-
Ancak bu konudaki en büyük şüphem, iki akşam önce CNN Türk’te Nihat’ın Villareal yaşantısını anlatan bir belgesel tadındaki programdan doğmakta. Nihat, İspanya’daki yaşantısını, huzurunu ve rahatlığını anlatıyordu sokaklarda gezerken..Bu durum ben de Nihat’ın kısa vadede Türkiye’ye dönmeyeceği hissini uyandırdı, ancak paranın açamayacağı kapı yoktur derler, Nihat için geçerli mi bilemiyorum??
1 Yorum yazılmış
Yazar: Ata Orçun Eryılmaz -
3 Haziran 2008 11:06
Kategori:
Euro2008
Fatih Terim, herkesin bildiği gibi egosu yüksek bir teknik direktör. Bu yüksek ego, ona kimi zaman çok büyük başarılar getirmiş (İlk Galatasaray macerası ve Fiorentina), kimi zaman da sonunu hazırlamıştır (İkinci Galatasaray macerası). Yıldıray Baştürk ve Halil Altıntop’un kadrodan çıkarılmaları epey iddialı kararlar ve sanıyorum yalnızca Fatih Terim gibi egosu yüksek bir teknik direktör tarafından böylesi önemli bir turnuva öncesi verilebilecek kararlar. Fatih Terim, bu iki yıldız ismi kadrodan çıkarırken birçok kişinin şüpheyle baktığı oyuncuları da kadroda tuttu ve inatla şans vereceğini gösterdi; Tümer Metin, Emre Aşık, Gökhan Zan, Mevlüt Erdinç, Colin Kazım gibi. Bu durumda iki ihtimal ortaya çıkıyor: (more…)
1 Yorum yazılmış