Yazara göre arşiv

Franklin Edmundo modası

Geldiği ilk günden bu yana futbolun ötesinde dikkatimizi çeken bir başka özelliği daha var Rijkaard’ın. Rijkaard moda konusunda da devrim yapmaya, bilinen tüm gerçekleri yıkmaya gelmiş adeta Türkiye’ye. Bu anlayışı futbolda oluşturmasını zaten bekliyorduk ancak, giyim kuşam konusunda bu denli farklı bir tarzı olabileceği aklımın ucundan geçmezdi.

Konu elbette Rijkaard’ın giyim tercihleri değil. Zaten kendisini anlayamadığım tek nokta da bu olsa gerek. Konu, bu durumdan bile kendine pay çıkarmaya çalışanlar ve bunu muhalefete tahvil etme çabasında olanlar. Giyim tarzıyla Rijkaard’ın Galatasaray’ı ve Türkiye’yi ciddiye almadığını ileri sürenlerin sayısı hiç de az değil. Kirli sakalı ve dağınık görüntüsünün, ciddiyetsizliğinin bir göstergesi olduğunu savunuyor sayıları azımsanmayacak grup.
Devamını Oku

Terim’in Milli Takımı

Herkesin malumu milli maç arasındayız. Ancak, yaşadığımız ara, sanki milli maçların oynanması için değil de kulüp takımlarımızın dinlenmesi ve kendilerini yenilemesi için verilmiş bir arayı daha çok andırıyor.

Bunun nedeni ise çok basit. Futbol Milli Takımımızın mucizelere ve hurafelere bırakmış olduğu Dünya Kupası finallerine katılma şansı. Bosna Hersek en yakın ihtimalle Estonya ile berabere kalacak ve diğer maçta da İspanya’ya kendi evinde mağlup olacak. Kağıt üstünde gerçekten çok zor.

Dün, az da olsa Fatih Terim’in basın toplantısına kulak kabarttım. Belçika maçı toplantısından çok genel değerlendirme toplantısını andırıyordu. Grup ikinciliği şansımız, Terim’in olası vedası ve tabii ki sakatlıklardı ana gündem maddeleri.
Devamını Oku

Yıldızların Becerisi vs. Takım Oyunu

Sağolsun Akın’ın yorumundan hareketle yazımın başlığı da rahatlıkla ortaya çıkıverdi. Nedir son dönemde Galatasaray ile ilgili en çok konuşulan? İyi top oynayamıyor, ancak kazanıyor. Bu tür galibiyetler çok çeşitli nedenlere dayandırıldı. Anlayamıyorum nasıl oluyor dendi, bal dendi, kadrosunda bireysel yetenekleri üst seviyede çok fazla oyuncusu var onlarla sonuca gitti dendi, kendisine denk rakiplerle oynamadı dendi, dendi de dendi..Bu yorumlar futbol bilgisi yüksek kişilerce de yapıldı ve kendi içlerinde haklılık payı da taşıyordu (tabii bal diyenlerin dışında). Ancak, Galatasaray’ı çok yakından takip edenler, son üç maç neticesinde alınan galibiyetler üzerine biraz düşünerek bu sonuçları sağlam bir zemine daha rahat oturtabilirler.
Devamını Oku

Muhteşem bir çalışma

Bir bıyık bir insanı bu kadar mı yakışıklı yapar?..

Kaynak: gelgidersin.blogspot.com

ADS - Livorno İzlenimleri

Yazımı tamamladığım, ancak fotoğrafları koyamadığım için yayınlayamadığım bu süreçte, tarihi maç hakkındaki yazıları takip etmeye çalıştım elimden geldiğince. Eleştirilerin çoğu basına ve TV kanallarına yönelikti. İlgisizliklerinden ve maçı bir kanalın bile canlı yayınlamamasından yakınılıyordu. Bu durumda ortaya yalnızca 15.000 biletli ve şanslı seyirci topluluğundan başka kimsenin tarihe tanıklık edememe durumu ortaya çıkıyordu.

Tüm resimler ve yazının devamını görmek için buraya tıklayınız.
Devamını Oku

09.09.09

Bu tip rutinleri pek sevmiyorum. Çoğunluğun aksine ne bu tarihte evlenmek ne de çocuk sahibi olmak isterim. Ancak, en sevdiğim 9 rakamını üçleme şeklinde yan yana getiren bugün, Güzel İzmir’in 87. Kurtuluş yıldönümü. Bu yüzden ayrı bir anlamlı, ayrı bir güzel geliyor 9 bana bugün. Gerek basketbolda gerekse futbolda millilerimize de şans getirmesi ve felaktelere son buldurması dileğiyle..

Gazi Mustafa Kemal’i ve Kurtuluş mücadelesinde emek veren herkesi de saygı ve rahmetle bir kez daha analım bu vesileyle.. 

Not: Şanssızlıklar ve aksaklıklar nedeniyle Adana Demirspor - Livorno izlenimlerini henüz aktaramadım. Ancak, yazı hazır ve fotoğraflar elimde, bir talihsizlik daha yaşanmazsa Pazar günü burada yerini alacaktır.

Adana Demirspor vs A.S. Livorno Calcio

İlginç bir dostluk maçı bizleri bekliyor. Yazı yazmaya başlamanın bu tür katkıları da oluyor insana. Ayrı bir gözle takip etmeye başlıyorsunuz interneti, gündemi ve spor haberlerini. 4 Eylül Cuma günü saat 21:00′de 5 Ocak Stadyumu’nda Adana Demirspor, Serie A takımlarından Livorno’yu ağırlıyor. Şimşekler Grubu’nun bastırması sonucu “Endüstriyel Futbola Hayır” sloganıyla gerçekleşecek iki işçi kökenli takımın mücadelesi, Türk futbolu açısından güzel bir örnek olarak tarihteki yerini alacaktır. Yarın, son bir haftada 4. kez Adana’ya gitmek durumundayım (artık fahri hemşehrilik teklifi bekliyorum). Dönüşümü erteleyebilirsem maçı izlemek üzere 5 Ocak Stadı’nda olmayı planlıyorum. Böyle bir durumda izlenimlerle SporLog’a dönebilirim..Böylesi nice anlamlı ve içi dolu futbol organizasyonlarına diyelim..

“Akışkan Futbol”

Total Futbol için bir karşılık bulmaya çalıştım, Türkçe manada onu en iyi karşılayabilecek iki kelimelik bir karşılık. Sanırım, “Akışkan Futbol” bunu karşılama noktasında ideal kavram. Biraz açacak olursak, total futbol denince zihnimde canlanan, hem bizatihi sahadaki futbolcuların hem de sahadaki futbolcular tarafından gezdirilen futbol topunun akışkanlığı. Yerden, doğrudan ve hızlı bir şekilde takıma arkadaşına atılan paslardır futbol topunun akışkan olmasını sağlayan bana göre. Yoksa havadan atılan, ister bilinçli ister şişirme toplar döngüsü değildir akışkan olan, olsa olsa uçuşan futbol diyebiliriz bunun adına.
Devamını Oku

Bugüne dek yeni Galatasaray

Rijkaard’ın teknik direktör olarak başa getirilmesi sonrası ilk değerlendirme yazım olacak Rijkaard’ın Galatasaray’ı ile ilgili. Özellikle belirli bir zaman dilimini arkada bırakmayı bekledim, sevgili Melih Şabanoğlu’nun deyimiyle “kıvırcık saçlı futbol profesörü”nün yarattığı takım ve oturtmaya çalıştığı sistem ile ilgili detaylı bir analiz yapabilmek için.


Devamını Oku

Havaalanı karşılamaları

Kendimi bildim bileli futbolu takip eder, futbolla yatıp kalkarım, bu bana bir aile mirasıdır. Kendimi bildiğim günden bugüne futbolda her şey değişirken ve Türkiye de bu değişimin içindeyken, statik kalan belli başlı “Türk Futbolu” unsurları halen mevcut. Bu unsurların kimisi bizi farklı kılıp Türk futbolunu cazip hale getirebilirken kimisi de yeter artık dememize sebep oluyor.
Devamını Oku

Frank & Elano

Hayalleri gerçekliğe dönüştürmeyi başarabilenlere saygı ile…

Kaynak: galatasaray.org

Yine bir telefon görüşmesi

Transfer sezonu haberlerinin klasiklerinden birisi de telefon görüşmeleridir hiç şüphesiz. Türk basınının güzide gazetelerinden birisi de bu sezonu atlamak olmaz diye düşünmüş olacak ki bu klasiğe sayfalarında yer vermiş bugün. Nasıl elde ettiklerini çok merak ettiğim görüşme, daha doğru bir ifadeyle ikna cümleleri, Galatasaray’a transfer olacağı söylenen Keirrison ile Rijkaard arasında geçiyor:

“Rijkaard: Bize gel pişman olmazsın. Baros ve Keita ile çok gol atarsınız. Taraftar seni el üstünde tutar.”
Devamını Oku

Puel forvetini bekliyor

Fransız basını, Lyon’un çalıştırıcısı Claude Puel’in hücum hattına yapılacak transferi beklediğini yazmış. Yazmakla kalmamış, Puel’in konuyla ilgili açıklamalarına da yer vermiş. Yani beklenti, Fransız basınının değil bizzat Puel’in beklentisi. Lyon’un halihazırda elinde bulunan forvet oyuncuları şunlar: Frederic Piquionne (31), Lisandro Lopez (26) ve Yannis Tafer (18).
Devamını Oku

Bir pazarlama hatası

Galatasaray’ın, sezonu 16 Temmuz’da açacağı Süper Lig bittiğinde, Tobol ile Ali Sami Yen’de 23 Temmuz’da karşılaşacağı ise en azından bir aydır bilinen bir gerçek. Bunun yanında, Galatasaray dışında Avrupa’da ve Türkiye’de başı çeken tüm kulüpler, yeni sezonda giyecekleri formaların tanıtımını gerçekleştirerek satışa sundular. Halbuki sezonu birçok takıma kıyasla çok daha erken açacak olan Galatasaray ise henüz 2009-2010 sezonunda giyeceği formaları tanıtmadı.
Devamını Oku

BloggerV.com üyesidir.