Yazara göre arşiv

Yine Yeni Yeniden. (Kulüpler Birliği Kupası)

1990 yılları görmüş ve de doya doya yaşamış bizim nesil için sezon öncesi yapılan TSYD Kupalarının anlamı bir başkaydı. Yeni transferleri, yeni oyun düzenlerini görebileceğimiz, renklerine gönül verdiğimiz takımımızla uzun ve de sessiz bir yaz dönemi sonrası ilk kez kucaklaşma şansını yakalayabileceğimiz bu turnuva önceleri yalnızca İstanbul ile sınırlı olsa da ilerleyen zamanlarda Anadolu’ya da yayılmakta gecikmemişti. Kimi zaman kıran kırana geçen ve ciddi sakatlıklara neden olan bu turnuva giderek önemini yitirdi ve 1999-2000 yılında 3 büyük kulübün isteği üzerine Galatasaray’ın aldığı son kupa ile tarihin derinliklerinde yerini aldı.    


Devamını Oku

İzmir Cup 2008 Tenis Turnuvası Başlıyor.

2005 senesinde düzenlenen Dünya Üniversite Yaz Oyunları sayesinde Dünya standartlarında birçok spor tesisinse kavuşan ve o günden bu yana önemli uluslar arası turnuvalara ev sahipliği yapan İzmir, şu günlerde yeni bir organizasyonun heyecanın yaşıyor.

 -

26 Mayıs – 1 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek “İzmir Cup Tennis Turnuvası” Universiade için inşa edilen ve 6.000 kişilik merkez kortun da dahil olduğu Karşıyaka Örnekköy’deki Ulusal Tenis Eğitim Merkezi´nde gerçekleştirilecek.

 -

Geçtiğimiz yıllarda “İstanbul Cup” adıyla da ülkemizde düzenlenen ATP Turnuvalarına eş değer nitelikte olacak organizasyon, Olimpiyatlar öncesi tenisçilerin dünya sıralamasındaki puanlarını arttırmaları ve de hazırlıkları açısından iyi fırsat teşkil etmekte. Şuan için turnuvanın en büyük dezavantajı çok yeni bir organizasyon olması ve Dünyaca ünlü Roland Gaross Fransa Turnuvası ile aynı tarihlere denk gelmesi.
Devamını Oku

ZIZOU FENER’DE

Bundan 3 ya da 5 sene önce Zidane eğer futbol oynuyor olsaydı bu haberi duymak çok sıradan olurdu herhalde. Neyseki Zidane futbolu bıraktı da bu tür haberlerde bahsi geçmiyor. Teknik direktör olsaydı sanırım bu sefer de “Zico’nun yerine Zizou” manşetleri atılırdı.

*

Hadisenin aslı şöyle; Danone düzenlediği futbol turnuvasında şampiyona kupasını vermek ve Trakya’da hizmete girecek süt fabrikasının açılışı için ülkemizi ziyaret eden Zidane’a eski fenerbahçe yöneticilerinden Hakan Bilal Kutlualp hemen oracıkta ismine yazılmış bir Fenerbahçe forması hediye etti. Kim bilir belki de başkanlık için göz kırptı.

*

Kanoute, Shevchenko, Ronaldo, Ronaldinho, derken bir tek Zidane kalmıştı zaten.

ÇARŞI NEDEN STADA KARŞI?

Ligin son haftasında V.Manisa karşısında oynanan maçta Beşiktaş’ın ünlü taraftar grubu Çarşı takımını desteklemek için yine her zamanki yerindeydi. Astığı pankartlarla, tezahüratlarıyla güncel olaylara dair görüşünü açıkça belli etmekten kaçınmayan grubun bu sefer karşı olduğu birçok şey vardı. “Başkana, Sinan Engin’e, yönetime, futbolculara” kısacası o gün sahada olan herkese karşıydılar. Bir de yeni stada karşıydılar tabi. Bu tepkilerini de yaptıkları tezahüratlar ile dile getirdiler. Peki, Çarşı neden stada karşıydı?
Devamını Oku

YARIŞI DA KAZANIRIM EV DE ALIRIM.

Hasretle beklediğimiz, uzun yıllar evsahibi olabilmek için çabaladığımız, organizasyonu düzenlemeye hak kazanınca da “acaba iyi mi yaptık, bu zaten zengin sporu bize gelmez” dediğimiz, adıyla sanıyla, nam-ı değer Formula 1 Türkiye ayağı geçtiğimiz pazar günü İstanbul’da koşuldu. Bu koşuldu lafı da çok garip aslında. Zira bu araçlar bırakın koşmayı saatte 300 km. hız ile adeta uçuyorlar. Bu anlamda “koşuldu” taribi bana pek sıcak gelmiyor. Uçuldu demek daha yerinde sanırım.

Haftasonu yaşanan şampiyonluk mücadelesi ve ardından gelen şampiyonluk kutlamaları kimi zaman ikinci sıraya itti İstanbul Park yarışını. Bazıları sadece yarışa odaklanmışken bazıları yine işin magazin boyutunu yakalama peşindeydi. GP 2′de piste giren davetsiz misafirler bir an da basının ilgi odağı oldu. F1′e gölgü düştüğü yazıldı, çizildi. Önümüzdeki yıl organizasyonun İstanbul’da düzenlenmesinin tehlikeye girdiği konuşulmaya başlandı bile. Neyse ki F1′in patronu İstanbul Park’ı kendi evi gibi sevdiği için böylesi bir olayın kendisi tarafından pek de sıcak karşılanmayacağı kanısındayım. 
Devamını Oku

PERDE KAPANDI. “GÖSTERİ DEVAM ETMELİ.”

2007 – 2008 futbol sezonu 10 Mayıs Cumartesi günün oynanan maçlarla sona erdi. Birçoğunun beklediği gibi Galatasaray 17. Şampiyonluğuna ulaşarak ligi mutlu bitiren ekip oldu ve taraftarlarını sevince boğdu. Bir futbol tutkunu olarak kendimi dün akşamdan itibaren bir boşlukta hissettiğimi itiraf etmeliyim. Uzun zamandır ilk defa bir Pazar akşamını futboldan uzak geçireceğim. Meğer ne çok futbola bağlıymışız. Hafta içi yaşadığımız stresi ve yoğun tempoyu 3 güne sığan maçlar da ne güzel atıyormuşuz da farkında değilmişiz. Şampiyonluk mücadelesi, Şampiyonlar ligi heyecanı, kümede kalma savaşı derken 34 hafta süren maraton bir anda bitiverdi ve büyü bozuldu.

Ligin bir değerlendirmesini olursak; 34 hafta, Sivasspor’un zirve yarışına ortak olmasıyla çok renkli geçti. İstanbul B.Ş, G.Oftaş, Kayserispor gibi takımların da zaman zaman dört büyüklere karşı verdikleri dişe diş mücadeleyi düşünürsek Anadolu takımları için verimli bir sezonun geçtiğini düşünebiliriz.
Devamını Oku

“SOS CAGON, ÇILDIRIN ÇILDIRIN…”

Galatasaray Fenerbahçe derbisi öncesi Ali Sami Yen tribünlerinde çalan “çıldırın çıldırın cim bom için çıldırın” şarkısı çoğu Galatasaray taraftarını şaşırttı aslında. Sezon başından beri alışageldik ritimlerle coşan tribünler önceleri garipsedi bu ilginç parçayı ama kısa süre sonra tüm stad tek bir ağızdan melodiyi haykırmaya başladı. Maçın 1-0 Galatasaray galibiyeti ile sonuçlanmasının da verdiği sevinçle evlerine giden sarı – kırmızılı taraftarlar hemen deli gibi stadda çalan bu parçayı internet sitelerinden araştırmaya başladılar. Birkaç gün sonra da dillere dolanan bu şarkı internette en çok izlenen videolar arasında hızla üst sıralara tırmandı.
Devamını Oku

BAŞARI…VE ÖTESİ…

Spiker : Bir gün Galatasaray’a ve Türkiye’ye geri dönmeyi düşünüyor musunuz?

Emre : Benim bu günlere gelmemde Galatasaray’ın büyük emeği var. Emre’yi Emre yapan Türk futboluna gerek antrenör gerekse de futbolcu olarak borcumu ödemek isterim.

Spiker : Beşiktaş’ta tekrardan oynamayı düşünür müsünüz?

Alpay : Beşiktaş gibi bir camiayı unutmam mümkün değil. Tabiki de bir gün İnönü’nün çimlerine tekrardan ayak basmak isterim.

Spiker : Türkiye’yi özlüyor musunuz?

Nihat : Türkiye her şeyden önce doğup büyüdüğüm yer. Birgün tekrar dönmek isterim elbette.

Spiker : Galatasaray’ın sezon sonunda size transfer teklifi göndereceği konusunda ne düşünüyorsunuz?

Tugay : ………………!

Bu konuşma listesini ya da kanımca soru cevap saçmalığını Avrupa’da oynayan her futbolcumuza uyarlamak mümkün. Verilen isimler sizi yanıltmasın. Sadece Nihat, Emre, Tugay değil diğer birçok futbolcu daha yurtdışına gitmeden bu denli saçma sorulara cevap verme zorunluluğu ile yurdum futbolcusuna yakışır ve de taraftara “koçum benim be. Harbiden oynadığı takıma gönülden bağlıymış” dedirtecek türden yanıtları verdiler.
Devamını Oku

Hazerfen Ahmet Çelebi’nin Torunları Hazırlanın!

Toplum olarak her zaman atalarımızla ve onların yaptıkları ile gurur duymuşuzdur. Orta Asya bozkırlarından beri mücadeleci ve bağımsızlığına düşkün bir millet olmakla övünürüz. Osmanlı’nın adaleti ve de bürokrasisi her zaman gurur kaynağımızdır. İlkbaharda pikniğe gittiğimiz zaman çimen üstünde güreş tutmaya bayılırız. Ne de olsa güreş ata sporumuzdur. Bir yanımız fazlasıyla hümanisttir. Mevlana felsefesini yaratmakla övünürüz her zaman. Espri yapmayı da biliriz çünkü Nasreddin Hoca da bu topraklarda yetişmiştir.

-

İçimizdeki Hezarfen tohumlarını çıkartabilecek türden ve de oldukça ilginç bir organizasyon hazırlıkları şu günlerde tüm hızıyla devam ediyor. İlk kez ülkemizde Red Bull sponsorluğunda düzenlenecek bu yarışmanın ismi “Red Bull Flugtag” yani Türkçesiyle “Red Bull Uçuş Günü”.
Devamını Oku

Batı Yakasında Değişen Birşey Yok (2)

2008 Avrupa Futbol Şampiyonasına doğru geri sayım hızla devam ederken geçtiğimiz hafta UEFA tarafından şampiyonada görev alacak hakemler açıklandı. Beklenildiği ya da umulduğu gibi şampiyona boyunca oynanacak maçlarda hiçbir Türk hakemi görev alamayacak.

-

Cümlenin başında da belirttiğim gibi aslında Türk hakemlerin bu turnuvada görev al(a)mayacak olması çok da şaşırtıcı değildi. Toplam 7 FIFA kokartlı hakemin düdük çaldığı liglerimizde 2008 senesinde sadece Cüneyt Çakır, Bülent Demirlek ve Selçuk Dereli’ye toplam 5 Avrupa Şampiyonası eleme maçında görev verildi. Selçuk Dereli diğer 2 hakemimize göre 2007 – 2008 sezonunda fazladan 3 UEFA maçında da görev aldı.
Devamını Oku