Yazara göre arşiv

Italian Job

İtalya’nın en ünlü otomobil markası Fiat’ın varisi Lapo Elkann (soldaki beyfendi), ABD Basketbol Ligi NBA’de Los Angeles Lakers ve Toronto Raptors arasında oynanan maçın sonucunu topa yaptığı hamle belirledi.Elkann maçın bitimine bir dakika kala oturduğu yerden Raptors’a top kaybettirdi. Saha dışına çıkan topu havada çevirmeye çalışan Raptorslu oyuncu Jose Calderon’dan önce davranarak oturduğu ön sıradaki koltuğa doğru gelen topa havaya kalkarak dokunan Elkann, çok kritik bir top kaybına neden oldu. Böylece Lakers’in son saniye basketiyle rakibini 109-107′lik skorla yenmesinde de büyük rol oynadı.Torontolu oyuncu Jose Manuel Calderon, maçın ardından yaptığı açıklamada, “O salak ne yaptığını sanıyordu. Onun yüzünden maçı kaybettik”diyerek kızgınlığını dile getirsede Elkann’ın maç sonrası yaptığı açıklama bir hayli ilginç, ”Çok üzgünün ama gerçekten basketbol kurallarını hiç bilmem”.

Obi-Wan-Ginobili

Oylar Elvan ve Alemitu’ya…

Son yıllarda Türk atletizmini sırtlayan iki isim Elvan Abeylegesse ve Alemitu Bekele, Avrupa Atletizm Birliği tarafından ayın sporcusu ödülüne aday gösterildiler. Geçtiğimiz yıl Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası’nda 3 bin metrede avrupa şampiyonu olan Alemitu Bekele, bu yıl da Stockholm’de yapılan yarışlarda 5 bin metrede 14:46.44 derecesiyle Avrupa rekorunu kırdı. Elvan Abeylegesse ise maratonda 1:07:07 ile yılın en iyi derecesini yaptı. Türk atletizmin bu iki gururu şubat ayında elde ettikleri başarılarla, Avrupa Atletizm Birliği tarafından “ayın atleti” oylamasına dahil edildiler. Oylama halen birliğin resmi sitesi olan European Athletics sayfasında devam ediyor. Temsilcilerimize destek vermek ve oy işlemine katılmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Gücün ‘Futbol’ Tarafı

Futbol denince akla efsanevi Pele ve Maradona gelir. Dünya Kupası denince de Valderrama. Bir döneme saçlarıyla damga vuran Kolombiyalı orta saha oyuncusudur O. Şimdi de gücün futbol tarafında karşımıza çıktı bu üçlü. İşte klanı böyle tamamladılar.

Cnbc-e ekranlarında dün seriyi Star Wars Episode VI ile bitirdik. Pekte güzel oldu, söz açılmışken Doğuş Medyaya teşekkür ederiz. Yazın 2010 Dünya Kupasının da bu denli güzel olması umuduyla, Episode VII’ye kadar;

Güç sizinle olsun (:

Whistler Laneti

2010 Vancouver Kış Olimpiyatları sporcuların bireysel başarılarından çok müsabakalar ve antremanlar sırasında yaşanan kazalarla ön plana çıkmaya başladı.

Geçtiğimiz günlerde Gürcü kızakçı Nodar Kumaritaşvili‘nin antremanda geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybettiği ünlü ”Whistler” pistinde bu seferde bobsled takımları (bir kızağa 4 kişinin bindiği ve yokuş aşağı eğimli bir puz pistinde hız yaptıkları spor) üst üste kaza yaparak büyük tehlike atlattılar. Bobsled antremanlarında piste çıkan Japonya, Hollanda, İsviçre, İtalya, Almanya ve Avustralya takımları kaza geçirdi.Çift kişilik bobsled’lerin ters dönmesi sonucu sporcular yaralanırken, Avustralya takımından eski 110 metre engelli atleti olan Duncan Harvey büyük tehlike atlatarak hastaneye kaldırıldı.

Dünyanın en zorlu ve en hızlı pisti olarak adlandırılıan lanetli Whistler pisti umarız oyunların geri kalanında kazalardan çok sporcuların başarısı ile ön plana çıkar.

İngiliz Beleşçiler

Stoke City-Manchester United maçının beleşçileri ağaçlardan maçı izlerken (:

Görmedikleriniz!

Gölge Oyunu

Mehmet Okur yeni sezon hazırlıklarını İzmir’de sürdürüyor

NBA’de forma giyen milli basketbolcumuz Mehmet Okur sezon sonu yaşadığı “hamstring” sakatlığı yani kas liflerinin aşırı gerilmesi sorunu sonucu Türkiye’ye dönmüş ve yeni sezon hazırlıklarına ülkemizde devam ediyordu.

Bizde Mehmet Okur’la Karşıyaka Arena‘da bir araya geldik ve kendisine SporLog ailesi olarak yeni sezonda sağlıklı ve başarılı bir yıl geçirmesini diledik.
Devamını Oku

BALmanya

Euro 2008 Avusturya-İsviçre Avrupa Sampiyonasi’ nda milli takımımız dün yarı finalde Almanya’ ya yenilerek sampiyonaya veda etti. Bir çok sakat ve cezalı futbolcuya rağmen milli takımımız üstün bir oyun sergilerken BALLI Almanlar kalemizde bulduğu 3 pozisyonuda gole çevirerek finale çıkan takım oldu. Halbuki gece çok güzel başlamıstı. Uğur Boral ile öne geçtik ardından Bastian Schweinsteiger ile Almanlar skoru eşitleyip ilk yari berabere sonuçlanmıştı. 2. yarı başladığında yine üstün taraf bizdik. Cılız Alman ataklarını tecrübesiz defansımız, ilk defa yan yana oynayan Gokhan ve Mehmet Topal, rahatlıkla savuşturuyorlardı. Ardından Rüştü’nün hatası ve Almanlar öne geçti. Çok rahattık çünkü rüya aynen devam ediyordu ve üstüne Semih’in golü geldi dakika 85’de.


Devamını Oku

Hırvatlara bir göz atarsak

Euro 2008 Avusturya-İsviçre 14. Avrupa Şampiyonası’ nda milli takımımız yarın belki de Türk futbol tarihinin en önemli maçlarından birine, Hırvatistan karşısında yarı final için çıkacak. EURO 96′ da milli takımımız ile aynı grupta yer alan ve Vlaovic‘ in son dakikalarda attığı golle sahadan 1-0 galip ayrılan Hırvatlar’ ın karşısında bu sefer daha diri,  güçlü, mücadeleci bir milli takım olacak.

Bir çok otorite tarafından turnuvada şans verilmeyen milli takımımız üstün bir başarı göstererek gruptan çıkmayı başardı ve çeyrek finalde, B grubunu, Almanya gibi bir ekolü devirerek, lider tamamlayan Hırvatistan ile eşleşti. Hırvatistan zor bir rakip olsa da, Almanya’ yı devirmiş olsalar da ve üstelik bizim bir çok sakatımız olsa da bizim aslanlarımız için bu durumların bir fark yaratacağını zannetmiyorum, çünkü top yuvarlaktır.


Devamını Oku

DEJAVU

LM

2005’in Kasım ayında dünya kupası elemelerinde oynanan İsviçre-Türkiye maçında çıkan olayları heralde hepimiz hatırlamaktayız. Türkiye maç sonunda 2-0 yenilmiş ve soyunma odasında çıkan olaylar yüzünden futbolcularımızın bazıları ciddi şekilde yaralanmışlardı. Bu olayların akabinde İsviçre rövanş için Türkiye’ye gelmiş ve milli takımımızın dünya kupasına gitme hayallerini suya düşürmüştü. Maç sonunda çıkan olaylar ülkemiz için gerçekten çok üzücüydü ve bizlere pahalıya mal oldu. Emre Belözoğlu 5 maç, antrenör Mehmet Özdilek’ de süresiz men cezası almıştı. Olayların en başına dönersek, kıvılcımın çıktığı yer İsviçre’de oynanan ilk maçtı. Ve o maçı yöneten, çok tartışmalı kararlara imza atan Slovak hakem Lubos Michel gecenin kahramanı oluyordu. Kartlarına çok fazla başvuran Lubos maçı gerdikçe germiş ve sonunda da hepimizin tanık olduğu olayların mimarı olmuştu.
Devamını Oku

Yasin mi yoksa Tahsin mi?

Dün akşam tüm futbol severler gibi bende televizyonumun karşısına geçtim, müthiş finali yani Chelsea-Manchester maçını izlemek için.

Adı üstünde bu bir final karşılaşmasıydı. Heyecan dorukta, stres hat safhada idi. Maç öncesi Moskova sokaklarında olaylar çıkmış, iki takım taraftarlarından çok sayıda holigan göz altına alınmıştı çünkü bu bir finaldi hemde Şampiyonlar Ligi Finali. Yani kulüpler bazındaki en büyük futbol şöleni, her şey dört dörtlüktü.

İşte bir gece bir futbol sever için ancak bu kadar keyifli olabilirdi ve Ertem Şener’ in o heyecanlı anlatımıyla maç başlamıştı fakat bir anda!… Evet bir anda nedendir bilinmez maçtan beklediğim, istediğim, arzuladığım kadar zevk almadığımı hissettim ve problemin sebebini de bulmam çok zor olmadı çünkü televizyondan bozuk bir ses, anlamsız yorumlar geliyordu. Ve maalesef ki  bu anlamsız yorumlar spor ya da futbol camiasında duayen olarak bilinen, Doğan Yayın Grubunun Spor Müdürü, youtube da İlker Tahsin olarak bilinen İlker Yasin den geliyordu.


Devamını Oku

BloggerV.com üyesidir.