
Fenerbahçe‘de birçok şeyin modası geçti. En önemlisi de 4-4-2 modası.
Bu uğurda kimler heba edilmedi ki; Rebrov, Tuncay, Serhat Akın, Gürhan Gürsoy.. Zaman zaman Semih ve Anelka bile kanatlarda oynadı sırf 4-4-2 çilesi yüzünden. Fenerbahçe’den gittikten sonra bu oyunculardan bir kere bile kanatta oynayanı var mı dersiniz?
Bugün 3-2 kaybedilen Bursaspor maçı ise tam bir hezeyan. Uzun zaman sonra tıklım tıklım dolan tribünler önünde 2 farkla öne geçmek ve yine! pozisyonları cömertçe harcamak, sonunda rakibin hızlı oyunuyla mağlup olmak. Fenerbahçe son 4 maçtır bunu yapıyor. Fenerbahçe sezon başından beri böyle yapıyor. Aslında Fenerbahçe, Mustafa Denizli senesinden sonra Christoph Daum‘un gelişiyle 2003-2004 sezonundan beri bu şekilde oynuyor: yavaş, basma kalıp, tekdüze..
Aynı Daum’un bıraktığı kalıntıyla oynayan Zico ve Aragones de bu tekdüze 4-4-2 taktiğinden ve oyuncu kadrosundan dolayı çileden çıkarmadı mı taraftarı?
Yıllardır kanatlarda denenen oyuncu kalmadı, belki de yeni Aykut yeni Oğuz olacak oyuncular tek tek harcandı ama bir türlü Alex sola çekilerek orta sahada ya da forvette bir kişi fazla oynamak akla gelmedi. Bir tek alt yapıdan oyuncu çıkmaması ile birlikte eldekilerin de yetenekleri-güvenleri demode teknik yönetim ile yok ediliyor. Bu iş Daum’la başladı ve Daum ile devam ediyor.
Son olarak bugün, 4 maçtır şuursuzca sahada dolaşan Gökhan Gönül sağ kanatta adeta sarhoş gibi bırakıldı. 29 yaşındaki Deniz Barış 5 yıldır bu takıma çok şey katmış gibi Daum kontenjanıyla yine defansın göbeğinde forma giydi. Guiza adında bir Şaban tiplemesi İspanyol gol kralı diye yutturularak sonsuz krediyle tekrar ilk onbirde sahaya çıktı. Özer Hurmacı bir kere bile kendi mevkisi orta sahada oynatılmayarak, tekrar sağ kanatta oynatıldı. Sakatlandı ve alternatifi Önder Turacı! yerine dahil oldu. (Keza Bekir İrtegün‘de yıllardır süre gelen furya ile mevkisinde oynayamayan harcanan transferlerden) Cristian zaten bir şenlik! Sonraki takımını tahmin edeyim: maksimum Larissa ya da ülkesi Brezilya.
Bazı teknik direktörler bilinenleri unutup -gidilen yolun yanlış olduğunu bile bile- kendilerini haklı çıkarmak için rakamlardan,galibiyet oranlarından bahsederler. Christoph Daum geldiğinden beri eleştirilere “hayatınızda 8 maçlık seri gördünüz mü?” ,“lig lideri kim” gibi karşılıklar vermeye bayılıyor.
“Bu maçta rakibimizin tempolu oyununa ve isabetli paslarına karşılık veremedik.” Daum’un 2004 senesinde Manchester United maçı sonrası demeci.
“Lille’in hücum oyuncularının ne kadar hızlı ve tehlikeli olduklarını gördük” Daum’un geçen hafta 2-1 kaybedilen Lille maçı sonrası basın toplatısından bir kesit.
Sanırım dahilikle saçmalık arasındaki ince kesiti iyice gördük!
*****
FENERBAHÇE: 2 - BURSASPOR: 3
Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Hakemler: Bülent Yıldırım, Cem Satman, Alper Ulusoy
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül (Dk. 88 Gökhan Ünal), Deniz, Bilica, Andre Santos, Özer (Dk. 34 Önder), Emre, Cristian, Vederson, Alex, Güiza (Dk. 70 Semih)
Bursaspor: Ivankov, Ali, Ömer Erdoğan, İbrahim, Yenal (Dk. 46 Mustafa), Volkan, Hüseyin, Ivan (Dk. 80 Bekir Ozan), Ozan İpek, Batalla (Dk. 73 Iglesias), Turgay
Goller: Dk. 5 Alex, Dk. 21 Andre Santos (Fenerbahçe), Dk. 26 Batalla, Dk. 85 ve Dk. 90 artı 1 Ozan İpek (Bursaspor)
Sarı kartlar: Dk. 47 Alex (Fenerbahçe), Dk. 73 Mustafa (Bursaspor)
Son Yorumlar