Yazara göre arşiv

Rambo…hiç bir mekan farketmez, hiç bir zaman affetmez

Fenerbahçeli amigo Rambo Okan, Avrasya Maratonu’nda tarihe geçti. Finişe kestirmeden geldiği tespit edilen Okan Güler’in yaş kategorisinde kazandığı birincilik iptal edildi.
Geçmişte adı türlü ilginç olaylara karışan efsane amigo Rambo, geçen gün koşulan Avrasya Maratonu’nda 2 saat 48 dakida 39 saniyede finişe vardı. Bu “muhteşem” derecesiyle 40-44 yaş kategorisinde rakiplerinin 10 dakikadan fazla önünde birincilik kürsüsüne çıkan Rambo Okan, yarış akşamı da bir güzel kupasını aldı.
Devamını Oku

Redknapp Tottenham’ı kurtarabilecek mi?

Juande Ramos, Tottenham’a geldiği zaman herkes; doğru seçim olduğunu ve takımın ihtiyacı olan büyük bir teknik direktörle anlaşıldığını söylüyordu, ama zamanla genelde ülkesi dışında çalışamayan evcimen İspanyol teknik direktörlerin sendromunu yaşamaya başladı Ramos ve bu sendromun sonucunda kovuldu.

Harcanan büyük paralar ve yapılan flaş transferlerden sonra Tottenham’ın düşme potasında yer alması taraftarları için şok, futbol severler için ise büyük sürpriz olmuştu. Spurs için bir kurtarıcı gerekiyordu ve süper kahraman olarak Redknapp seçildi.

Redknapp, bu kadroyla başarı(!) sayılabilecek, 8 maçta sadece 2 puan alabilen enkaz bir takımın başına geçti. Gerçi teknik direktör değişiminin havasıyla ilk maçtan farkını hissettirecektir, çünkü potansiyelinin çok altında futbol oynayan bu takım için herhangi bir hava değişikliği yeterli olacaktır. Harry Redknapp da bu gidişatı değiştiremezse, taraftarları Tottenham için dualarını eksik etmesin. 

Geleceğin bilinmeyen dünya 11′i süper starları

Geleceğin en çok umut vaad eden genç futbolcuları kimler?

Hepimiz Walcott, Pato, Benzema  veya Gomez’den bahsediyoruz. Peki medyanın fazla bahsetmediği, fakat bir yerlerde saklı olan bu genç oyuncuların gelecekte dünyanın en iyi 11′ini oluşturabileceğini biliyormusunuz?

İşte size  geleceğin 11′i, okuyun, tanıyın ve düşüncelerinizi söyleyin:
Devamını Oku

Trabzonspor’un destekli değişimi

Trabzonspor… Sezon başında yaptığı 22 transferle rekor kıran Anadolu kulübümüz. Gelen yeni yönetimle gelen büyük paralar, destekler.

Stad yenilendi, kapasite arttırıldı. Bunun ardından yapılan flaş transferlerle kombineler satıldı. Türk Telekomla yapılan 15 milyon YTL’lik sponsor anlaşması gücüne güç kattı. Yattara için bir anda 11 milyon Euro’luk bir teklif yapıldı bir Katar ligi takımından, iyi bir fırsat yaratıldı birileri tarafından. Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ile Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak, beraberlerindeki heyetle Trabzonspor’u ziyaret etti ve  formalar giyildi ”İşte yeni transferlerimiz. Transfer çalışmalarımız aralıksız devam edecek” diye espriler bile yapıldı.

Trabzonspor’daki değişim devam ediyor, hem de her yönüyle, anlayana…

Expecto patronum!

Harry Kewell’la ilgili bir haber yapan Vatan Gazetesi spor medyasını karıştırdı. Galatasaray’ın gol umudu Kewell olmadan zorlandığını anlatan haberin spotunda, Harry Kewell yerine Harry Potter yazıyordu.
Cümle aynen bu; “Galatasaray, “Trabzon maçında oynarım” diyen HARRY POTTER’ın gol attığı 5 maçta da galip gelmeyi başardı…”

Sorun şurdan kaynaklanıyor: Edebiyat meraklısı bir editör, dalgınlıkla, gol büyücüsü Kewell’la, çocukların hayran olduğu büyücü Harry Potter’ı mı karıştırdı? Yoksa bazılarının dediği gibi Harry Kewell’ın lakabı “Harry Potter” ve bu nedenle editör bu başlığı bilerek mi attı? Bana daha çok birincisi gibi geldi:)

Denizli gazı

Gençlerbirliği-Beşiktaş maçının ilk 15 dakikası rüya gibiydi tüm Beşiktaşlılar için. Halı sahayı andıran zeminde goller ardı ardına geliyor, seyir zevki yüksek bir Beşiktaş izliyorduk.

Beşiktaş 3-4-3 gibi hücum yönü yüksek bir taktikle oynadı dün. Tello serbest başladı maça ve gerçekten de çok etkili oldu, Holosko, Delgado ve Nobre’yle ilk 15 dakika rakibi boğdu. İbrahim Toraman, Sivok, Zapotocny iyi bir 3′lü oluşturdu geride, İbrahim Üzülmez, Tello, Cisse ve Serdar Kurtuluş dörtlüsünden tek zayıf halka olarak Üzülmez’i gösterebiliriz. İsimlere baktığımız zaman 1-2 isim dışında kaliteli bir kadro, dediğim gibi Üzülmez olmasa da olurdu, bir de Nobre yerine Bobo tercihi de daha yararlı olabilirdi diye düşünüyorum.

Peki ilk 15 dakikadan sonra ne oldu? Beşiktaş adına hiçbir şey. Taktik zaaflarını göstermeye başladı, defans zor anlar yaşadı, orta saha top kesemedi, hücum hattına top gelmedi ve Delgado yine kayıplara karıştı. Sonuçta ikinci yarısı Gençlerbirliği kontrolü altında bir maç izledik, biraz daha organize ataklar geliştirseler skoru dengeleyebilirlerdi.

Beşiktaş eğer ilerki maçlarda da bu taktikle oynamaya kalkarsa özellikle deplasmanlarda çok gol yer. Denizli bu taktikte ısrarcı olmayacağını söylüyor, zaten ısrarcı olunacak bir taktik değil doğrusu. Bana kalırsa, 3-5-2 sistemi bu kadroya rahatlıkça uyacak bir sistem: Sivok-Zapotocny-Toraman, Tello-Delgado-Cisse-Uğur-Serdar Kurtuluş, Bobo-Holosko.

Bir Mustafa Denizli gazı geldi geçti Ankara’dan. Değişim rüzgarlarıyla geldi 15 dakikada 3 puan. 

Bu devirde kimse sultan değil, padişah değil

Fatih Terim ne kadar alacakmış? Ne zaman imzalayacakmış? Öncelikle şunu bilmeniz gerekir ki; Fatih Terim ne kadar alacağına da, ne zaman imzalayacağına da kendi karar verir. Türkiye Futbol Federasyonu özerk falan değil, Terim’e bağlı bir kurum. Fatih Terim, Futbol Federasyonu’nu idare ediyor, istediği gibi yönlendiriyor.
Devamını Oku

“Ticari Yaz Futbol Okulu”nun Milano yolcuları

9 Mayıs 2008 tarihinde yazdığım “Ticari Yaz Futbol Okulu” yazısındaki Tanju Çolak’ın cebinde parası olan genç yıldız adayları açıklandı. İstanbul’da düzenlenen AC Milan Junior Camp’ta belirlenen 3 yetenekli çocuk, 46 ülkeden gelecek arkadaşlarıyla seçmelerde yarışmak üzere İtalya’ya gitti.
Devamını Oku

2008-2009 Fortis Türkiye Kupası

Fortis Türkiye Kupası’nda 2008-2009 sezonu grup maçlarının kura çekimi İstanbul’da yapıldı. Beşiktaş ile Trabzonspor’un aynı grupta yer alması sürpriz olurken, zorlu eşleşmeler dikkatleri çekti. İşte size gruplar ve maç fikstürü:


Devamını Oku

Sorun millilerde mi, Gandi’de mi?

Dün iş çıkışına doğru aklıma maç programı takıldı haliyle. Acaba maçı nerde izlesek? diye düşündüm durdum. Sonra Deniz Kutsal’ı aradım, O’da işe gitmemiş köpeğinin rahatsızlığı nedeniyle, evde hastaneden gelecek haberi bekliyomuş stres içinde. Haber geldi iyiymiş köpeği (bu arada geçmiş olsun Loli), rahatladı ve başladık programımızı yapmaya.
Devamını Oku