
Gençlerbirliği-Beşiktaş maçının ilk 15 dakikası rüya gibiydi tüm Beşiktaşlılar için. Halı sahayı andıran zeminde goller ardı ardına geliyor, seyir zevki yüksek bir Beşiktaş izliyorduk.
Beşiktaş 3-4-3 gibi hücum yönü yüksek bir taktikle oynadı dün. Tello serbest başladı maça ve gerçekten de çok etkili oldu, Holosko, Delgado ve Nobre’yle ilk 15 dakika rakibi boğdu. İbrahim Toraman, Sivok, Zapotocny iyi bir 3′lü oluşturdu geride, İbrahim Üzülmez, Tello, Cisse ve Serdar Kurtuluş dörtlüsünden tek zayıf halka olarak Üzülmez’i gösterebiliriz. İsimlere baktığımız zaman 1-2 isim dışında kaliteli bir kadro, dediğim gibi Üzülmez olmasa da olurdu, bir de Nobre yerine Bobo tercihi de daha yararlı olabilirdi diye düşünüyorum.
Peki ilk 15 dakikadan sonra ne oldu? Beşiktaş adına hiçbir şey. Taktik zaaflarını göstermeye başladı, defans zor anlar yaşadı, orta saha top kesemedi, hücum hattına top gelmedi ve Delgado yine kayıplara karıştı. Sonuçta ikinci yarısı Gençlerbirliği kontrolü altında bir maç izledik, biraz daha organize ataklar geliştirseler skoru dengeleyebilirlerdi.
Beşiktaş eğer ilerki maçlarda da bu taktikle oynamaya kalkarsa özellikle deplasmanlarda çok gol yer. Denizli bu taktikte ısrarcı olmayacağını söylüyor, zaten ısrarcı olunacak bir taktik değil doğrusu. Bana kalırsa, 3-5-2 sistemi bu kadroya rahatlıkça uyacak bir sistem: Sivok-Zapotocny-Toraman, Tello-Delgado-Cisse-Uğur-Serdar Kurtuluş, Bobo-Holosko.
Bir Mustafa Denizli gazı geldi geçti Ankara’dan. Değişim rüzgarlarıyla geldi 15 dakikada 3 puan.
Son Yorumlar