Yazara göre arşiv

Dört Kollu Basketbolcu

Ülkemizde düzenlenen 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası’nda yer alan Fildişi Sahilleri’nin 4 kollu oyuncusu:)

TheOffside.com’da 1′dik, 2 Olduk!

Biz de çok oluyoruz yahu! Deniz Kutsal’ın daha önceki yazısında belirttiği gibi SporLog yazıları artık daha yoğun bir şekilde dünyanın en büyük futbol blogu theoffside.com sitesinde.

SporLog’un Beşiktaş yazılarını ingilizce olarak The Offside’dan takip etmek için besiktas.theoffside.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Aurelio, Necip ve Schuster’in Kafasındakiler

Beşiktaş’ın yeni transferi Mehmet Aurelio‘yu burada tanıtacak halimiz yok. Beşiktaş’ın 11′ini zorlayacak, Türk statüsünde, oynadığı mevki gereği ve futboluyla tartışılmayacak bir isim. Asıl mesele, Aurelio’nun Necip Uysal’ın önünü tıkayıp, tıkamayacağı konusu.

Necip, takmı için iyi ve faydalı olduğu sürece kesilmemelidir. Geçtiğimiz maçlarda gördük ki, sezon Necip’in sezonu.Yıldızı tam parlamışken onu söndürmek, hem Beşiktaş hem de Türk futbolu açısından kötü olur. Bu nedenle Aurelio elde kaliteli bir alternatif olarak kalmalıdır. Dizindeki sakatlık yüzünden zaten üst üste maçlar çıkaramaz. Sahaya sürüldüğünde ise Necip değil, Ernst’in yerine monte edilmelidir. Böylesinin hem takım açısından, hem de Necip’in geleceği için daha hayırlı olacağını düşünüyorum.

Bernd Schuster’in kafasında Necip’in yerine Aurelio’yu oynatma düşüncesi olduğunu da zannetmiyorum. Burda Schuster’in en büyük kazancı, zaman zaman lig maçlarında Ernst yerine Aurelio’yu uynatıp yabancı oyunculara yer açabilmek. Bu transfere onay vermesindeki amacının bu olduğunu düşünüyorum.

Türkiye’de Buz Hokeyinin Hali

Spor medyamızın gündeminde hemen hemen hiçbir zaman kendine yer bulamayan spor dalı “Buz Hokeyi”, saolsun bir memur sayesinde ilgimizi çekmeyi başardı. Olaya girmeden önce ülkemizde buz hokeyinin gelişimine bir göz atalım.

Resmi bir dayanağı olmamakla birlikte, XX. Yüzyılın başlarında, çeşitli ülkelerden gelen askerlerin İstanbul’da, donmuş sular üzerinde buz hokeyi oynadığı ve bu sporu geliştirmeye çalıştığı bilinmektedir.

Buz hokeyinin Türk sporcular tarafından oynanmaya başlaması Ankara’da Atatürk Buz Pistinde, Gençlik Parkı’nın donmuş havuzlarında ve İstanbul’da Korukent Buz Pistinde 80′li yılların başlarında olmuştur. Ankara’da Amerikalı Subay Glenn Brown’un ve İstanbul’ da Sinisha Tomic’in antrenörlüğünde, son derece kısıtlı malzeme imkanlarıyla buz hokeyi oynamaya başlayan Ankara’lı ve İstanbul’lu iki grup genç, ilk kez 9 Ocak 1988 tarihinde, Ankara Atatürk Buz Pistinde, yaklaşık 200 seyirci önünde, -15 derece sıcaklıkta karşı karşıya gelerek, buz hokeyi maçı yapmışlardır.

1989 yılının Şubat ayında, Ankara’da, Türkiye’nin ilk olimpik buz hokeyi sahası olan Paten Sarayı’nın (Bel-Pa) açılmasıyla çalışmalar dahada hızlanmış, dönemin Spor Bakanı ile görüşülmüş ve ilk buz hokeyi dosyası açılmıştır.

Aynı yıl, Tarım Kredi Kooperatifleri Spor Klübünün maddi katkılarıyla yurt dışından buz hokeyi malzemeleri getirilmiş, sporcuların kendi imkanları ile sünger ve plastikten yaptıkları malzemelerinin yerini gerçek hokey malzemeleri almaya başlamıştır.

1989 yılı ortalarında, Cüneyt Kozan ve Fahri Paslı tarafından kurulan ilk hokey okulu, Türk buz hokeyi adına atılmış en önemli adımlardan biridir. Buz hokeyine bu okulda başlamış sprocuların bazıları hala A Milli Buz Hokeyi Takımımız kadrosunda yeralmaktadır.

Ankara Paten Sarayı 1989 yılı sonlarında Ankara Tarım Kredi Spor ve İstanbul Paten Klübü arasında oynanan, kurallara uygun ilk buz hokeyi maçına ev sahipliği yapmıştır.

1990 yılının başında Ankara Büyükşehir Belediyesi Spor Klübü, buz hokeyi branşını açmış ve Ankara Tarım Kredi Spor oyuncularının tamamını transfer ederek buz pistlerinde yerini almıştır.

Buz hokeyi branşının Türkiye Kayak Federasyonu’na bağlanmasının ardından 1990 yılının Ocak ayında düzenlenen Ocak 1990 isimli şampiyona, Türkiye’de yapılan ilk resmi şampiyonadır. Ankara Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Paten Klübü, Ankara Atatürk Buz Hokeyi Takımı ve İstanbul Boğaziçi Patinaj Klübü’nün katıldığı şampiyonanın galibi Ankara Büyükşehir Belediyesi olmuştur. Söz konusu maç ve şampiyonanın, yerli basında çokça yer alarak, Türkiye’de buz hokeyinin tanıtılmasına olan katkılarından, önemi büyüktür.

Buz hokeyi branşı 1991 yılında Türkiye Buz Sporları Federasyonu’nun kurulmasıyla, Türkiye Kayak Federasyonu’ndan ayrılmış ve artistik patinaj branşı ile birlikte yeni kurulan federasyonun çatısı altında toplanmıştır. Türkiye aynı yıl Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu’na (IIHF) üye olmuş  ve 1992 yılında yapılacak olan IIHF Dünya Şampiyonası C Grubu müsabakalarına katılmak için A Milli Takımımız oluşturulmuş ve çalışmalara başlamıştır. Daha sonra ise 1993 yılında Türkiye Buz Hokeyi Ligi kurulmuştur.

Şimdi ise gelelim, bizim hikayemize.

Buz Hokeyi Federasyonu’nun resmi faaliyet takvimi dışında hayali turnuvalar düzenleyen Kamil Bayram, bunun için hayâli görevlendirmelerle, hayâli sporcu ve yönetici isimleri yazarak resmi işlemden geçirdi. 9 ayrı ülkede düzenlenmiş gibi gösterdiği turnuvalara gerçek harcırahlar ve masraflar yazan Bayram federasyondan 80 milyar lira tahsil etmeyi başardı.

Bayram’ın işleri tıkır tıkır yolunda giderken Buz Hokeyi Federasyonu Genel Sekreteri Elif Ekşi’nin dikkati olayın daha da büyümesine ve devletin uğradığı zararın artmasına engel oldu. Evrak kontrollerini yapan Elif Ekşi faaliyet programını da ezbere bildiği için önüne gelen evraklarda ve ödeme emirlerinde bir anormallik olduğunu hissetti ve bu inanılmaz vurgun mazarasını tüm çıplaklığıyla ortaya çıkardı. Ve Elif Ekşi’nin durumu genel müdürlük makamına aktarmasıyla da olmayan faaliyetler ve bu faliyetlerden akan paralar nihayet durdurulabildi.

Gerçekten çok ilginç bir olay. Buz hokeyi ülkemizde o kadar ilgisiz kalmış bir spor ki, birileri kimsenin ruhu duymadan bu sporu yolsuzluğa alet edebiliyor. Birçoğumuzun varlığından bile haberdar olmadığı bir federasyonu kullanarak daha güzel yolsuzluk yapılabilirmiydi ki? İşin üzerine iyice gitsen kimbilir daha neler çıkacak. Ben ülkemizde böyle kıyıda köşede kalmış, kurulmuş sözde spor federasyonları yolu ile daha bir çok yolsuzluk yapıldığına eminim. Hangi sporlara ait kaç federasyonumuz olduğu hakkında kesin rakamı hangimiz söyleyebilir ki?

8 Aylık Nobre Nihayetinde

Spor Toto Süper Lig’in 3. haftasında deplasmanda Karabükspor’la karşılaşan Beşiktaş, maçı farklı bir şekilde 4-1 kazanmasını bildi. İlk yarıyla ikinci yarıda farklı yüzlerini bizlere gösteren Beşiktaş’ta, maçı kurtaran isim tam 8 aydır gol atamayan Mert Nobre oldu.

Karşılaşmanın ilk yarısında defansta yine açıklar veren Beşiktaş’a en büyük sıkıntıyı veren isim ise Emenike oldu. Karabükspor’un “kara elmas”ı özellikle İbrahim Toraman’ı hataya sürükleyip çok hareketli bir oyun sergiledi ve sonuçta da golünü attı. Geriye düştükten sonra rakip kalede gol arayan Beşiktaş’ın imdadına aylardır suskun golcüsü Nobre yetişti. Kendine has yeteneklerini kullanıp bir anda 2 gol atan ve takımını öne geçiren Nobre, adeta “golcü aramayın, ben burdayım” mesajı verdi.

Maçın ikinci yarısında defanstaki kötü görüntüsünden uzaklaşıp iyi bir futbol sergileyen Beşiktaş’ta, Quaresma yine maçın kaderini belirleyen isim oldu. Q7 bir sağda, bir solda rakibin başını döndürdükten sonra penaltı yaptırarak takımının rahatlamasını sağladı. Guti’nin kullandığı penaltı atışı da klasına yakışır cinstendi. Sonrasında ise sahneye yeniden çıkan Q7, sanal oyunlarda görmeye alıştığımız şekilde dümdüz koşarak hem oyuncuları, hem de kaleciyi geçti ve sadece düz koşuyla kendisi için de ilginç bir gol attı.

Beşiktaş’ta hala, ciddi bir rakiple karşılaşınca kalesinde goller görebileceği görüntüsü var. Ayrıca Mert Nobre’nin 2 golüne kanıp da “benim takımım golcü” kandırmacasına kapılmasınlar. Transfer dönemi bitmeden bir golcü takviyesi şart. Bu arada Nobre’nin 2. golünde faul vardı, Quaresma’nın pozisyonu ise penaltı değildi, doğruya doğru.

http://besiktas.theoffside.com/besiktas-team-news/previews/8-months-later-nobre-finally-scores.html

Zafer Bayramınız Kutlu Olsun

Bugün, Ulusal Kurtuluş Savaşımızın zaferle sonuçlanmasının 88. yıldönümü. Herkesin Zafer Bayramı’nı kutluyoruz.

Quaresmatik Bir Sonuç:)

Guti mi Quaresma mı?

  • Quaresma (63%, 68 Oy)
  • Guti (37%, 40 Oy)

Toplam Oy: 108

Loading ... Loading ...

Süper Kupa Atletico Madrid’in!

Atletico Madrid Inter’i 2-0′lık skorla mağlup ederek Süper Kupa’nın sahibi oldu.

Şampiyonlar Ligi Şampiyonu ile UEFA Avrupa Ligi Şampiyonunu karşı karşıya getiren mücadelede İtalyan devi Inter ile İspanyol ekibi Atletico Madrid karşı karşıya geldiler.

Dev mücadelede Atletico Madrid Inter’i 2-0′lık skorla mağlup ederek UEFA Süper Kupa’nın sahibi oldu.

Karşılaşmada Atletico Madrid’e galibiyeti getiren golleri 62. dakikada Jose Antonio Reyes ile 83. dakikada Kun Agüero kaydetti. İki takımda tarihlerinde ilk kez Süper Kupa Finali oynadılar ve Atletico Madrid ilk kez Süper Kupa’yı müzesine götürdü.

Beşiktaş’ın Rakipleri Belli Oldu!

UEFA Avrupa Ligi`nde grup maçlarının kura çekimi Fransa`nın Monaco kentinde yapıldı.

İşte Beşiktaş`ın mücadele edeceği L grubu:

Porto (Portekiz)
Beşiktaş
CSKA Sofya (Bulgaristan)
Rapid Wien (Avusturya)

UEFA Avrupa Ligi`nde grup maçları 16 Eylül`de başlayıp, 15-16 Aralık`ta sona erecek. Her takım kendi evi ve deplasmanda rakipleriyle karşılaşacak ve gruplarda toplam 6`şar maç yapılacak. Maçlar sonunda gruplarında ilk 2 sırada yer alacak ekipler bir üst tura çıkacak.

Ben kuradan memnun kaldım. Beşiktaş’ın, Porto da dahil olmak üzere her takımı içerde-dışarda yenebileceğini düşünüyorum. Eldeki kadro buna müsait. Bir de kaliteli bir santrfor takviyesiyle Beşiktaş, şansın da yardımıyla Dublin’e kadar gidebilir. 

UEFA Avrupa Ligi’nde Kara Gecemiz

UEFA Avrupa Ligi play-off turu rövanş maçları tamamlandı. Temsilcilerimizden Beşiktaş, HJK Helsinki’yi eleyerek gruplara katılma hakkı kazanırken, Trabzonspor, Liverpool’a, Galatasaray, Ukrayna temsilcisi Kaparty Lviv’e ve Fenerbahçe‘de Yunanistan temsilcisi PAOK’a elendi.

Gecede turu geçen ve yüzümüzü güldüren tek takım HJK Helsinki’yi deplasmanda da 4 - 0 yenen Beşiktaş oldu. Bu sonuçla Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nde gruplara katılmaya hak kazandı.

Galatasaray, ilk maçta 2 - 2 berabere kaldığı Ukrayna temsilcisi Karpaty Lviv karşısında son dakikada 1-0 öne geçmesine rağmen 90+3′te yediği golle Avrupa’ya veda etti.

Fenerbahçe ise Yunanistan temsilcisi PAOK ile oynadığı ilk maçta aldığı 1-0′lık yenilginin rövanşında 1-0 öne geçmesine rağmen normal sürede başka gol bulamadı ve maç uzatmaya gitti. Uzatma dakikalarında rakibin golüne engel olamayan Fenerbahçe de Avrupa kupalarına veda etti.

Trabzonspor ise ilk maçta 1-0 yenildiği İngiltere’nin dünyaca ünlü takımı Liverpool karşısında 1-0 öne geçmesine rağmen müsabakanın sonlarına doğru yediği gollerle 2-1 mağlup oldu ve Avrupa’ya veda eden 3. takım oldu.

Şampiyonlar Ligi’nde Rakipler Belli Oldu!

Bursaspor’un Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oldu. Manchester United, Valencia ve Glasgow Rangers’la aynı grupta yer alan temsilcimizin son torbadan iyi bir gruba düştüğünü söyleyebiliriz.

Şişko Parmaklara iPad

Japon Sumo Federasyonu (JSA) 60 adet iPad’i ülke genelindeki 51 Sumo Eğitim Merkezine dağıtma kararı aldı. Nedeni ise çok basit: İletişimi sağlamak. Sumo güreşçileri parmaklarının şişmanlığı nedeniyle cep telefonu tuşlarına basamıyorlarmış ve bu nedenle telekominikasyonda problemler yaşamışlar.

Aslında bu işin başlangıcı Japonya’da bir suç olayına dayanıyor. Güreşçiler yasa dışı olarak bahis oynamakla suçlanıyorlar. Japonya’da bahis oynamak ciddi bir suç. Bu nedenle bir soruşturma başlatılmış fakat sonuçsuz kalmış, çünkü sumo liderleri arasındaki iletişim sorunu soruşturmayı ilerletemiyormuş.

Sumo güreşçileri telefon kullandıklarında bir defada üç tuşa birden basıyormuş. Bu sorunun çözümü için sumo güreşçilerine büyük tuş takımı olan son model iPad’ler dağıtıldı. Böylece hem telefon, hem mesaj, hem de e-mail yoluyla sumocular arasında iletişim çözülmüş oldu. Sumocular haklı, parmakları kadar telefon yaptıklarında kimse onları düşünmemiş. Onlar için iPad’lerle dolaşmak, bizim cep telefonuyla dolaşmamızla eş değer.

Ahtapot Paul İngiltere Dedi!

2018 ve 2022′de düzenlenecek Dünya Kupası’nın ev sahibi adaylarından biri de İngiltere. Geçtiğimiz günlerde İngiltere’de incelemelerde bulunan FIFA delegelerine tanıtım yapan İngiliz yetkililer son gelen haberlerle bir hayli rahatladı, çünkü “Kahin Ahtapot Paul” 2018 Dünya Kupası için ev sahibini İngiltere olarak belirledi. Paul’ün tahmin gücü düşünülecek olursa, İngilizlerin bir hayli rahatlaması ve kutlamalara başlaması gerekiyor:)

Her ne kadar İngiltere’de hedef 2018 olmazsa 2022 olsa da, asıl amaç 2018 yılını alıp işi bitirmek. Bu nedenle 2022′nin adını anmadan tamamen 2018′e odaklanmış durumdalar. Geçtiğimiz Dünya Kupası’nda hüsran yaşayan Capello ve öğrencileri de işin reklam kısmında boy gösteriyor.

İngiltere’nin Dünya Kupası adaylıklarındaki en büyük avantajı ise tabiki ülkenin geneline yayılmış harika stadları ve tesisleri. Şu an kullanımda olan bu stadlar ve tesisler çok iyi durumda olduğu için yeni inşaatlar yapma gereği de duyulmuyor. Az ve yeterli tamiratlarla bunların Dünya Kupası için hazır olacağı belirtiliyor. Ayrı bir futbol dünyasını içinde barındıran ülkenin bu avantajları FIFA delegelerini olumlu yönde etkiliyor.

İngiltere’ye adaylıkları konusunda yardımcı olan resmi elçileri de var. Futbolculardan David Beckham ve Rio Ferdinand, 2008 Formula1 şampiyonu Lewis Hamilton ve şarkıcılardan Noel Gallagher ve Sting gibi.

Rusya’da Herşey Dünya Kupası İçin

2018 ve 2022′de düzenlenecek Dünya Kupası için ev sahibi adaylarından Rusya, diğer adaylardan bir adım öne geçmek için herşeyi göze almış durumda.

FIFA’dan gelen delegeleri ağırlayan Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Dünya Kupası’nın ülkelerinde yapılması halinde vizeleri kaldırabileceğini belirtti. Bu konuda extra hükümet garantisi veren Putin, Dünya Kupası’nı izlemeye gelecek seyircilerin ülkeye giriş için vize almalarına gerek olmayacağını belirtti. Böylece şampiyona boyunca ülkeye maçları izlemeye gelecek olan futbolseverler sadece pasaportlarıyla giriş yapabilecekler ve vize zahmetinden de kurtulacaklar.

Hatırlarsanız, 2008 yılındaki Şampiyonlar Ligi finali Moskova’da oynanmış ve taraftarlar ülkeye giriş yaparken vize almamış, sadece pasaport ve maç biletlerini göstermişti. Bu uygulama zamanında çok takdir toplamıştı. FIFA delegeleri, bundan çok daha büyük bir organizasyon için hükümetin yine aynı uygulamaya gitmesini çok önemli ve memnuniyet verici olarak nitelendirdiler.

BloggerV.com üyesidir.