Atletizm bir tutkudur (I.Bölüm)

I.BÖLÜM: SPORLARIN ANASI “ATLETİZM”

-

Birkaç yıl süren aktif atletizm hayatımdan sonra bu sporun bir tutkunu olarak, “sporların anası” şeklinde tanımlanan atletizmi 45 yıldır yakından izliyorum.

Kökenleri antik Yunan’a dayanan atletizm binlerceyıldır gelişerek, yeni branşlar eklenerek, 1896′da düzenlenen ilk olimpiyatların ana sporu olmuş ve bu özelliği günümüze kadar korumuştur. I.Dünya savaşı dolayısıyla 1916 ve II.Dünya savaşı dolayısıyla da 1940 ve 1944 olimpiyatları gerçekleştirilememiştir.

Daha önceki olimpiyatlara katılmayan SSCB, soğuk savaşın başlamasından sonra bütün ağırlığıyla 1952 Helsinki Olimpiyatlarında boy gösterdi ve olimpiyatlara siyasi rejimlerin mücadelesi eklendi, rekabet güçlendi. 1952-1988 arasındaki olimpiyat oyunları iki bloktan da yetişen muhteşem atletlerin nefes kesen mücadelelerine ve Dünya rekorlarına sahne oldu. Siyaset 1980 Moskova Olimpiyatlarına ABD ve bazı batık ülkelerin ve Türkiye’nin boykotuyla yeni bir boyut kazandı. SSCB ve Doğu bloğu ülkeleri buna, 1984 Los Angeles Olmpiyatlarını boykot ederek cevap verdi. Olimpiyatların daha erken dönemlerinde ırkçılıkta söz konusu oldu.

 olympic-medalists.jpg

1912 Olimpiyatlarında altın madalya (dekatlon) kazanan Jim Thorpe’un madalyası Amerika’ya dönüşünde sudan sebeplerle geri alındı. Jim Thorpe bir Kızılderiliydi. Uğraki haksızlık sonraki yıllarda Amerika için bir yüzkarası oldu, öyküsü Burt Lancaster’ın Jim Thorpe’u canlandırdığı bir filme konu oldu. 1968 Meksika Olimpiyatlarında 200m. de altın ve bronz madalya alan siyahi Tommie Smith ve John Carlos siyahi kürsüde eldivenli yumruklarını kaldırarak Amerika’da zencilere uygulanan ırkçı ve aşağılayıcı politikaları protesto ettiler ve derhal Amerika’ya geri getirilerek ceza aldılar. 1956 Melbourne olimpiyatlarında SSCB ve Macar sporcuları arasında gerginlikler oldu. SSCB mevcut rejimi korumak için Macar yönetiminin çağrısıyla Macaristan’a girmiş ve sivil isyanı bastırmıştı. Benzer bir gerginlik SSCB-Çekoslovakya arasında Prag Baharı’nın Varşova Paktı ülkelerince sonlandırılması nedeniyle yaşandı. 1972 Münih Olimpiyatlarında Filistin’in Kara Eylül örgütü İsrail atletlerini rehin aldı ve bir kısmını öldürdü.

meksika-olimpiyatlari.jpg

1988 Seul Olimpiyatlarından sonra bunlara benzer olaylar yaşanmıyor. Sonrasında önemli bir gelişme 1992 Barselona Olimpiyatlarıyla birlikte olimpiyatların profesyonellere açılması ile oldu.


Misafir Yazar tarafından yazılan son 5 yazı

Yorum Bırakın