Dondurucu soÄŸuk ve sahalardaki buzlanma ne bu sahalarda futbol oynayana, ne de bu futbolu izleyenlere keyif veriyor. Futbolcular ve seyirciler sahayı gördüklerinde aynı tepkiyi veriyorlar: ”Eyvah!Bu sahada nasıl futbol oynanır?” Lig maçlarının yanına birde Fortis Türkiye Kupası maçları eklenince takımlar sürekli olarak böyle sahalarda mücadele etmek zorunda kalıyorlar ve ortaya göze hiç hoÅŸ gelmeyen sadece mücadeleye dayalı bir futbol ortaya çıkıyor. Seyir zevki vermeyen mücadeleden çok asıl önemli olan atlatılan hayati tehlikeler. Sivasspor-Trabzonspor maçı -25 derecede oynanınca futbolcular donma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı, bazı futbolcuların kulakları ÅŸiÅŸti ve tedavi görmek zorunda kaldılar. Sivas Süper Amatör Lig’ de oynanan bir maçta ise bir futbolcunun üç parmağı dondu ve bu futbolcu maçın ardından hastaneye kaldırıldı. Sahalar buzla kaplı, tribünler soÄŸuk nedeniyle dolmuyor, maça gelen seyirciler battaniyeyle gelmiÅŸ fakat hala titriyorlar, kameralar ise donma yüzünden arızalanıyor. Sahada yüzleri moraran, ÅŸiÅŸen futbolcular kadar hakemlerin de iÅŸi zor. Böyle soÄŸuklarda maçı yönetmeye çalışan hakemler, ne pozisyonlara konsantre olabiliyorlar, ne de donan elleri yüzünden kart çıkarıp kalem tutabiliyorlar. Süper Lig maçlarının arasında bu havalarda Türkiye Kupası maçları oynatmalarına ise hiçbir anlam veremiyorum. Sanki kupa maçlarının soÄŸuk havalarda oynanması için bir zorunluluk varmış gibi her sene aynı döneme fikstürü denk getiriyorlar. Bu zor ÅŸartlarda bu maçların oynanmaması ve kupa fikstürünü bahar aylarına kaydırmanın daha doÄŸru olacağını düşünüyorum. EÄŸer federasyon illaki bu dönemlerde bu maçları oynayacaksın diyorsa, o zaman Anadolu kulüplerine yardım elini uzatsın ve sahalara alttan ısıtma sistemi kursun, futbolcular da, taraftarlar da bu çileyi çekmekten kurtulsun. Åžunu unutmamalıyızki; 40 derece sıcakta futbol oynamak ne kadar tehlikeliyse, -25 derecede oynamak da o kadar tehlikelidir. Bu ÅŸartlarda futbol oynatan federasyona hayret ediyorum doÄŸrusu.Â

Yorum Yaz