Rüya Takım (2) sahada

usa2.JPG 

1992 Barselona olimpiyatları’ndan bu yana belki de ABD’nin bu denli güçlü bir kadro ile olimpiyatlara katılmadığını söylersek sanırım yanlış bir tespitte bulunmuş olmayız. Magic Johnson ve Michael Jordan’lı kadro ile olimpiyatlarda fırtına gibi esen ABD geçtiğimiz yıl Dünya Basketbol Şampiyonası ve 2000 Atina olimpiyatlarında ardı ardına elde ettiği üçüncülükler ile Basketbolu en iyi oynayan ülke ünvanını yitirmek üzereydi adeta.

NBA’in ticari tarafının ağır basması ve de takım oyunundan çok bireysel becerilere ve de gösteriye dayalı bir basketbol anlayışının egemen olmasından ötürü bu yapay yarışmayı mümkün olduğunca takip etmedim. Zaten yukarıdaki nedenlerden ötürü de ilgimi hiç çekmedi. Aksine takım oyununun ön plana çıktığı Euroleague beni daha fazla cezp etti. Bu nedenle de Pazar günü televizyonun başına oturup basketbol grup maçlarını seyrederken kalbim Çin’den yanaydı ve haliyle Arjantin – Litvanya maçı beni daha çok heyecanlandırdı.

ABD, her zamanki gibi maça kontrollü başlarken, rakip Çin seyircisinin de coşkusuyla maça fırtına gibi gibi girmeyi tercih etti. ilk periyotta bulduğu dış şutlarla oyunda dengeyi koruyan Çin, ikinci yarının sonlarına doğru yavaş yavaş yorulmalarının da etkisiyle giderek maçtan koptu. Maçın genelinde Çin takımı Yao Ming’i içeriden etkili bir şekilde kullanamadı. Buna rağmen NBA’li oyuncu 13 sayısı ile takımının en fazla sayı atan oyucusu oldu.

Genel olarak ABD ile ilgili söyleyeceklerim; çoh hızlı karşı hücuma çıktıkları ve bireysel beceri ile rakibi çok yordukları. Öyle ki Çin basket attıktan yaklaşık 3 saniye sonra Amerikan takımı 3 oyuncu ile hızlı hücuma çıkıp sayıyı bulmaktaydı. Çinliler attıkları baskete sevinemeden topu oyuna sokan taraf oluyorlardı her zaman. Diğer bir nokta da Çin takımının topu pota altından her oyuna sokuşunda 3 ABD’li oyuncunun tam saha baskı yapması. Çinliler özellikle bu denli bir baskı beklemedikleri için hücumlarda ve topu oyuna sokup setleri oluşturmakta zorluk çektiler.

usa.jpg

Çin ise yetenekli oyunculara sahip ama hızlı bir takım değil. Sanırım ulusal liglerinin de çok kaliteli olmaması oyuncuların kendilerini geliştirmeleri açısından kötü sonuçlara neden olmakta. Yao dışında 2 oyuncuları gözüme çarptı. Yi Jianlian ve Sun Yue. İkisi de yetenekli oyuncular. Dönem dönem Amerika potasına güzel sayılar bıraktılar.

Basketbol otoritelerine göre Amerika’ya turnuvada kafa tutabilecek tek takım İspanya. 2006 Dünya şampiyonu ve 2007 Avrupa 2.si İspanyollar ideal kadrolarıyla turnuvadalar ve iki takım 16 Ağustosta karşı karşıya gelecek. Bakalım otoriteler haklı çıkacak mı yoksa rüya takım altın madalyaya doğru koşar adım ilerleyecek mi? Ya da Yunanistan son 23 maçında ABD’ye tek yenilgisini tattıran takım olarak yeni bir zafere imza atabilecek mi? Bu seçeneğin ne kadar gerçeğe yakın olduğunu görebilmek için de 14 Ağustosa kadar beklememiz gerekecek.


Gökmen Ersoy tarafından yazılan son 5 yazı

Yorum Bırakın