35. Yazının Hatrına “İzmir ve Futbol”

Yaşadığım, büyüdüğüm ve özlemiyle yanıp tutuştuğum memleketimin futboluyla ilgili, 35. yazımın sırasının geldiği bugünlerde, hiçbir şey karalamadığımı fark ettim. Yakın zamana bakıp, yazacak pek bir şey görünmüyor olsa da biz İzmirliler’in bu konuda ne kadar dolu olduğunu her yerde hissettirmek gerek.
-
Doğduğun, büyüdüğün mahallenin futbol takımını tutmanın ne demek olduğunu, ilk kez Göztepe’nin, yıllar sonra 1. Lig’e yükseldiği günlerde anlamıştım ve ülkemizde keşke 4 büyüklerin hegemonyası olmasa, kozmopolit olarak şehirler arasında bu kadar fark olmasa da herkes mahallesinin takımını tutabilse diye düşünmüştüm. Galatasaray’ın UEFA Kupası’nı aldığında veya Türkiye’nin Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası’nda 3. olduğunda bile bu kadar coşkulu kalabalığı bir arada görmemiştim.
-
Türkiye’yi, yalnızca İstanbul merkezli görmek, güzel ülkemin diğer şehirlerini yok sayıp yalnızca İstanbul’un gelişimine katkıda bulunmak, doğal olarak futbolda da ortaya yalnızca İstanbul merkezli, futbol yatırımlarının sadece bu şehrin takımlarına yapıldığı ve Türkiye’deki futbol taraftarlarının çok önemli bir bölümünün İstanbul takımlarını tuttuğu çarpık bir yapılanma ortaya çıkarıyor. Bu çarpık yapılanmanın bir parçasıysanız, İzmir’de şu manzarayla karşılaşırsınız: 4 büyük takımdan biri, İzmir takımlarından birisiyle maç yapmaya gelmiştir ve siz çoğunluktan biri olarak İzmir’de 4 büyük takımın taraftarına ayrılmış olan tribünde yerinizi alırsınız. Ancak, yıllarca İstanbul takımlarının milyonda biri kadar destek görmemiş İzmir takımının seyircisi, bir de kendi şehrinde yaşayan insanların İstanbul takımının tribününde oturduğunu görünce çılgına döner ve bağırır: “İzmirli …’ler, İstanbul’u destekler!”. Kullanılan üslup doğru olmasa da haklı bir haykırışı içinde barındırdığını geç de olsa fark ettim.
-
Taraftar, bir kulüp takımının kalıcı ve güçlü olmasını sağlayan en önemli faktördür, dolayısıyla tüm Karşıyaka’nın, tüm Göztepe’nin veya Altay’ın kendi mahallesinin futbol takımlarını tuttuğunu hayal etsek şu anda Karşıyaka’nın ve özellikle Göztepe’nin bulunduğu durumdan çok daha iyi yerlerde olacağını düşünüyorum. Mutlaka, Göztepe’de, Karşıyaka’da veya genelde Altay taraftarlarının yaşadığı Alsancak’ta oturan sakinler, takımlarının başarısından gurur duyuyor veya en azından takımlarına sempati duyuyordur, ancak esas tuttukları takım olan 4 büyük takımdan birine verdiği sevgiyi veya desteği onlara vermiyordur. Taraftar bu denli önemli olmasaydı, Gençlerbirliği, İstanbul Büyükşehir Belediyespor, İstanbulspor vb. takımlar herhalde bugüne kadar bir şampiyonluk veya kalıcı başarılar elde etmiş olurlardı.
-
İzmir kulüplerinin maalesef en büyük eksikliği, günümüz futbol standartlarına ve yapılanmasına ayak uyduramaması ve ayak uyduran diğer kulüplerle boy ölçüşebilecek potansiyele ulaşamamasından kaynaklanmaktadır. Yaşar Holding’in Karşıyaka’ya verdiği destek kendi içinde takdire şayan olsa da yukarıda belirttiğim boy ölçüşebilme potansiyeline ulaşılması konusunda yetersiz kalmaktadır. Altınbaş Holding’in Göztepe’yi satın alması ise Göztepe’nin önceki Yeni Asır deneyimiyle yaşadığı büyük olumsuzluklar nedeniyle her olaya şüpheli bakılmasına neden olduğundan hala bir soru işareti. Ancak, takıma ekonomik yönde yapılan katkılar ve Aliağa Belediyespor ile birleşme sonucu 3. Lig’e yükselinmesi, gidişatın olumlu yönde seyrettiğini bizlere hissettiriyor. İstikrar abidesi Altay ise, yıllardır adeta yerinde sayıyor, üzerine hiç bir şey katamıyor ve şimdi 1. Lig olarak anılan ligin müdavimlerinden biri haline gelmiş durumda.
-
Yakın yüzyılda, tezlere ve kitaplara konu olabilecek kadar iniş çıkışlar yaşamış olan İzmir futbolu hakkında elbette bir sayfalık bir yazı çok yetersiz kalacaktır. Ancak, amacım gündeme hiç gelmeyen, Ege’nin yerel gazetelerinin spor sayfaları dışında hiçbir spor basınında adı geçmeyen ve unutulmaya yüz tutmuş İzmir futbolu ve spor kulüplerinin bir nebze de olsa bu platformda yer almasını sağlamak. Umarım gün gelir, İzmir kulüplerinin başarılarına konu olan bir yazıyı Sporlog’da kaleme alma fırsatına nail olurum.
-
Not: Yazı daha çok Göztepe, Karşıyaka ve Altay odaklı oldu; be nedenle İzmirspor, Altınordu ve diğer İzmir kulüplerinin taraftarlarını kırdıysak affola. Ama bu vesileyle onları da anmış olduk…
Ata Orçun Eryılmaz tarafından yazılan son 5 yazı
- Mustafa Denizli Başarılı Olabilir Mi?
- Skibbe ve Büyük Düşünmek
- Fenerbahçe Ne Yapmaya Çalışıyor?
- AC Bellinzona'yı Tanıyalım
- En Kritik Virajda Sağ Bek Sorunu
3 Yorum
akın on Ağustos 6th, 2008
içlerinden süper lige en yakın gördüğüm altay, yıllardır öle büyük şirketleri arkasına almadan mücadele ediyor ve en çok da o yaklaşıyor süper lige. ksk ve göz göze karsı yaptıkları maçlarda da üstünlüğü söz konusu.Bu sene güzel transferler yaptılar ve hazırlık maçlarında güçlü takımları yendiler,inşallah bu sene olur.Ayrıca o resmin maçı göztepe-karşıyaka,sene 1981, 2.lig dünya seyirci rekoru kırılmıştı.
Orçun on Ağustos 6th, 2008
Kutsalım, resim her şeyi anlatıo, bişey yazmaya gerek yok die düşündüm:) Ama Akın doğru söylemiş, dünyada 2. Lig seyirci rekorunun kırıldığı maç ve yenisi hala kırılamadı sanırım yani rekor İzmir’de..



Deniz Kutsal on Ağustos 5th, 2008
Bende 12 senedir İzmir’de yaşayan, Fenerbahçe Mahallesi doğumlu objektif bir İstanbullu olarak yazdıklarının çok doğru olduğunu düşünüyorum. Çok güzel bir yazı olmuş. Tebrik ederim.
Ama yazının başına koyduğun güzel resime değinmemişsin. Sanırım Göztepe’ nin Atatürk stadındaki seyirci rekoru kırdığı maç. Doğru mu?