İtiraf etmeliyim ki, Gökhan Kaba’yı ilk kez Fenerbahçe – İstanbul Büyükşehir Belediye maçında canlı olarak izleme fırsatı buldum ve daha önce izleyememiş olmanın üzüntüsünü yaşadım. Gökhan’ın bu maçta dikkatimi çekmesi sadece attığı gol değil Lugano ve Edu gibi tecrübeli ve bir o kadar da başarılı savunma oyuncularından kurulu Fenerbahçe savunmasını tek başına yormayı ve zorlamayı başarmasıydı. Tabii ki de Gökhan’a hücumda destek veren Sertan, Efe ve İlyas’ın katkıları yadsınamazdı, ancak tek başına kaldığı pozisyonlarda bile bir forvet olarak çektiği etkili şutlarla yüzü kaleye dönük oyunu ve top saklama becerisiyle de sırtı kaleye dönük oyunu da çok iyi becerebildiğini gösterdi bizlere. Bunun yanında top tekniğinin de hiç fena olmadığını ve hatta çok çalışarak daha iyi bir düzeye taşıyabileceğini düşünüyorum, çünkü Gökhan’da bu kumaş var. Zaten Abdullah Avcı oynatıyorsa bir bildiği vardır mutlaka dediğinizi duyar gibiyim, ancak şunu da unutmamak gerek, Adriano’nun takımda olduğu dönemlerde Gökhan Kaba’nın sahada yer aldığını görmedim ve Gökhan’ın 1983 doğumlu yani 25 yaşında bir futbolcu olduğunu ve gerçekten de yetenekli bir oyuncu olduğunu göz önünde bulundurursak, artık kulübede harcanmaması ve devamlı olarak forma şansı bulması gerektiği düşüncesindeyim. Umarım Abdullah Hoca, bundan sonraki maçlarda Adriano’nun yanında Gökhan’a da yer verir ve böylece kanımca izlemeye doyamayacağımız bir İstanbul B.Ş. Belediyespor görürüz yeşil sahada. Bununla birlikte en önemlisi, Türk futbolu ve Milli Takımımız belki de çok önemli bir yıldız daha kazanmış olur.
Not : Hazır belediyelerin spor kulüpleriyle bağlantılı bir yazı yazmışken bu kulüplerle ilgili basında çıkan eleştirilere katıldığımı belirtmeden geçemeyeceğim. Yani halkın verdiği vergiler ile kurulan ve büyüyen bu kulüp yapılanmasına karşıyım, ancak bu yazımı bu durumu gözetmeden yazdığımı da belirtmeliyim.

Yorum Yaz