Hasan Doğan Üzerine
TFF BaÅŸkanı Hasan DoÄŸan‘ın vefat haberini duyduÄŸumda, her ölüm haberine olduÄŸu gibi bu habere de inanamadım. 10 gün ve hatta birkaç saat öncesine kadar futbol dünyasının en mutlu adamlarından birisi olan Hasan DoÄŸan artık yoktu. Bu haber önemli bir ayrıntıyı da farketmemi saÄŸladı. Hasan DoÄŸan bugüne kadar gösterdiÄŸi duruÅŸ ve yaklaşımıyla gerçek bir beyefendi olduÄŸunu tüm Türkiye’ye ve özellikle futbol camiasına göstermiÅŸti. BaÅŸkanlığa gelmeden önceki dönemde, siyasi rüzgarın etkisiyle bu mevkiye geleceÄŸini düşünüyor, iyi iÅŸler yapıp yapamayacağından ve özellikle futbolun siyasete daha fazla karışıp karışmayacağından emin olamıyordum. Avrupa Åžampiyonası’ndaki baÅŸarı bir yana, Hasan DoÄŸan özellikle turnuva boyunca ve ondan önce göstermiÅŸ olduÄŸu davranış ve tutumla önemli bir spor adamı olduÄŸunu kanıtlamıştı ve ben dahil birçok futbol takipçisinin “siyasi etkilerle gelecek, nasıl bir duruÅŸ sergileyecek” şüphelerini ortadan kaldırmıştı diye düşünüyorum. Sanırım iyi insanlar erken göçüp gidiyor bu dünyadan, mekanın cennet olsun Hasan DoÄŸan…
aaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaa
Lincoln Üzerine

Lincoln olayı gündeme geldiÄŸinden bu yana, aklıma hep Roman Kosecki geliyor. Galatasaray, bir döneme damgasını vurmuÅŸ Polonyalı futbolcuyu, 1990 senesinde büyük bir baÅŸarı sonucu transfer etmiÅŸti. Kosecki fevkalade iÅŸler yapıyordu Galatasaray’da ve taraftarın da sevgilisiydi aynı zamanda. Sanırım bu bahsettiklerim, fevkalade iÅŸler yapmasının dışında Lincoln transferini anımsatmıştır. Ancak o Kosecki, bir yanlış hareketi sonucu Galatasaray’dan uzaklaÅŸtırılmıştı, çünkü Galatasaraylılık duruÅŸu bunu gerektiriyordu. Lincoln olayında ise bu duruÅŸtan eser yok; tüm takım arkadaÅŸları bir hafta boyunca canlarını diÅŸlerine takıp yeni teknik direktör Skibbe’nin gözüne girmeye çalışırlarken, Lincoln ülkesinde tahmninen gönül eÄŸlendiriyordu. Çünkü Galatasaray yönetiminin ondan vazgeçemeyeceÄŸini çok iyi biliyor ve bu durumu suistimal ediyordu. Futbolculuk ve profesyonellik bir kenera, verdiÄŸi sözün arkasında durmayan bir insandan hayır gelir mi acaba?? GS yönetimi umarım, aldığı bu yanlış kararın altında kalmaz ve Lincoln sezon içinde önemli iÅŸlere imza atar, ancak bu durum dahi GS yönetiminin yanlışını benim gözümde kurtaramaz. Aksi durumda ise Lincoln, kendisini çok sevdikleri için bir kez affeden Galatasaray taraftarından ve İstanbul’dan kaçarak ayrılmak zorunda kalır.
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Kewell Üzerine

Adana’ya gitmek üzere havalimanındayım. Sabahın saat 4′ünde uyanmışım ve gözlerim henüz tam açılmamış durumda. Havalimanı ekranlarındaki bir haber gözüme çarpıyor ve yarı açık gözlerim fal taşı gibi açılıyor; “Harry Kewell Galatasaray’da!”. Haberi teyit etmek için derhal GS websitesine giriyorum ve doÄŸruluÄŸunu öğreniyorum. YiÄŸidi öldür, hakkını ver demiÅŸler, ben de öyle yapmak durumundayım. Kim ne derse desin Kewell çok ama çok önemli transfer. GS yönetimi son iki yıldır izlediÄŸi transfer politikasıyla bence gerçekten çok doÄŸru veya heyecan uyandırıcı iÅŸlere imza atıyor. Ama maalesef aynı baÅŸarıyı, futbolcuyu transfer ettikten sonraki kritik noktalarda gösterilmesi gereken duruÅŸlarda gösteremiyor. Verilen tavizler ortada, ancak sanırım verilen bu tavizlerde, transferlerde önemli pay sahibi olan sponsorların rolü büyük. Bu da endüstriyelleÅŸen futbolun bir cilvesi olsa gerek..Â

Yorum Yaz