Milli Saray

Dün akşam zaferlerin ötesinde bir gece yaşandı Türk milleti için. Daha önce de büyük maçlar kazanmış bir takımız ama böylesi hiç olmamıştı, bu kadar heyecanı daha önce hiç yaşamamıştık. Bunları bize yaşatan milli takımımıza ve emeği geçen herkese çok teşekkürler. Peki bu başarılar nasıl kazanılıyor? İlk olarak 2002 dünya kupasını hatırlayalım, iyi oynayan, mücadele eden Milli Takımız kupada 3. olarak bizleri sevince boğmuştu. O takım 2000 yılında UEFA şampiyonu olan Galatasaray’ ın kemikleşmiş kadrosundan meydana gelmiş, bir birini iyi tanıyan futbolcuların yanlarına yapılan birkaç takviye ile başarı sağlanmıştı. Peki dün değişen neydi? Son katıldığımız Dünya Kupasından bu yana 8 sene geçti Emre Belözoğlu ve Emre Aşık hariç kadromuz tamamen farklıydı. Ama değişmeyen şu; dün gece oynayan 11 as ve sonradan oyuna giren 3 oyuncumuzla birlikte 14 oyuncundan 7 sini Galatasaray’ lılar oluşturmaktaydı. Sezon boyunca çok başarılı olan ve Galatasaray’a lig şampiyonluğunu kazandıran bu oyuncular milli takımımızın büyük başarısında da başroldeydiler.
-

Futbolda başarının istikrarla geldiğini kabul etmemiz gerekir. Bu doğrultuda hem Galatasaray, hem Milli Takımımız bu oyuncuları bir arada oynatmaya devam ederlerse ileriki senelerde çok daha büyük başarılar ve zaferler kazanmamız içten bile değil. Fakat şu da bir gerçek ki transfer sezonunun hareketleneceği Avrupa Şampiyonası sonrasında, Galatasaray yönetimi genç oyuncularını kulüpte tutmak için oldukça zorlanacak özellikle de Arda Turan’ı.

Caner Alpaslan


Misafir Yazar tarafından yazılan son 5 yazı

8 Yorum

mevlüt  on Haziran 16th, 2008

2002 de golleri ilhan mansız atıyordu bu sefer de Nihat Kahveci atıyor sonuçta golleri atan BJK’ liler

absurdo  on Haziran 17th, 2008

Bırakın bu kendi takımınıza pay çıkarma sevdasını artık. Futbol bir takım oyunudur. 2002 dünya kupasında kalede Rüştü yerine herhangi başka bir kaleci olsa belki gruptan bile çıkamayacaktık. Onun için bu tip milli zaferleri kendi takımınıza mal etmeye çalışmak biraz komik oluyor.

Ayrıca şöyle birşey de var. Galatasaraylılar genelde kötü oynuyor.

Çek maçındaki kötüler:

Sabri
Hakan
Emre Güngör
Servet
Emre Aşık

Çek maçındaki iyiler:

Arda
Nihat
Tuncay
Hamit

Caner Alpaslan  on Haziran 17th, 2008

Bu yazıda ki amacımız Galatasaray’ a pay çıkartmak veya onları övmek değildir. Futbolda başarının istikrarla sağlandığının ve Milli Takımın bu sayede büyük başarılara imza atacağının altını cizmeye çalışmaktayız.

absurdo  on Haziran 17th, 2008

Milli takımda başarı için aynı kulüp takımında oynayanları birlikte oynatmak gibi bir gereklilik yok. Bu anlamda bir istikrara gerek yok. Eski avrupa ve dünya şampiyonlarına bakılırsa böyle birşey olmadığı görülür ki 2002′nin aksine bu sefer takımda bulunan Galatasaraylılar genel olarak kötü performans gösteriyor. Arda dışında iyi performans gösteren birini göremiyorum Galatasaraylılar içinde. Lütfen Servet iyi falan demeyin. Portekiz maçında ayağınının hemen yanından geçen pası kesemediği için yediğimiz golü, Koller karşısında resmen ezilmesini görmezden gelmek anlamsız olur. Hakan Balta deseniz zaten adam arkadaşlarıyla gazozuna halı saha maçı yapar gibi oynuyor. Garip bir durum.

Caner Alpaslan  on Haziran 17th, 2008

o zaman sizin 11 inizi merak ediyorum kafanızdaki? Bunu benimle paylaşır mısın?

absurdo  on Haziran 18th, 2008

Şu 11 bu 11 önemli değil. Defasın tamamı kötü ama zaten iyi adam yok. Kötüler olacak her türlü. Sakatlanmamış olsa Gökhan Gönül defansın sağında mutlaka olurdu ve defansımızda bir tane iyi oyuncu bulunurdu. Ama o da yok. Kadroda bir tane dünya standartlarında iyi denilebilecek adam yok şu anda.

Benim söylemek istediğim şey “milli saray” lafı bir saçmalıktır. Nihat, Hamit ve Aurelio da Galatasaray’da oynuyor olsa tamam derdim ama malumunuz öyle değil.

Caner Alpaslan  on Haziran 18th, 2008

Yorumlarınız için teşekkür ederim, sitemize takip etmeye devam edin lütfen

Erdem  on Haziran 23rd, 2008

Dünya üçüncüsü olan takımda Galatasaray etkisinden söz edilebilir ama bu takım için böyle konuşmak mümkün değil. Bazı oyuncuların milli takıma seçilmesi için büyük takıma gelmesi gerekliliği gibi bir saçmalık var. Ve kimilerine göre bu takım Gs olunca işler daha bir kolaylaşıyor.

Her neyse bu takımın oyuncuları çok başarılı olduklarından çok Fatih Terim’in tercihleri, istekleri doğrultusunda seçilmişlerdir. Yoksa dışarıda “daha milli” oyuncularımız var.

Yorum Bırakın