“ÇeÅŸitli Badirelerin, Sayısız Hüzünlerin ve Nice Sevinçlerin Dışa Vurumu”
Yazar: Akın Parlas - 28 Mayıs 2008 11:10Kategori: Genel

BeÅŸiktaÅŸ’ ın taraftar grubu “ÇARÅžI” kendini feshetti ve ALEN MARKARYAN’ ın yaptığı açıklamayla bir taraftar grubunun devri kapandı. İşte o açıklamanın tam metni:
-
“ÇeÅŸitli badirelerin, sayısız hüzünlerin ve nice sevinçlerin dışa vurumudur bu film.
Aslında bu film, bir hayatın yollara nasıl aktığının bir belgeselidir de…
Gönül isterdi ki ÅŸampiyonlukla kucaklaşılmış bir senede bacak bacak üstüne ataraktan “inanın çocuklar baÅŸardık” ÅŸarkılarını söyleyerekten ve de şöyle 32 diÅŸimizle gülerekten bir fotoÄŸraf karesinde olalım.
Lakin, çok sakin bir ÅŸekilde söyleyelim ki; BeÅŸiktaÅŸ Camiası’nı o fotoÄŸraf karesinde buluÅŸturmak istemeyen güçler var.
Amatör ruh, profesyonel düşünce içinde hazırlanmış bu filmde belki birşeyler hissedeceksiniz.
Kıpır kıpır olan yanınıza kulak verin. Çünkü o yanınız size mutlu bir fotoğraf karesinin adresini söyleyecektir.
BeÅŸiktaÅŸ’ı yaÅŸamak, Çarşı’yı hissetmek, tutkunlarına bir peri masalı gibidir.
Dinleyenlerine bir zamk gibi yapışan bu aşk yaşayanlarına neler eylemektedir?
Hiç düşündünüz mü?
Devamlı sırtında kamburla dolaÅŸan, ama negatif ama pozitif mutlaka eleÅŸtirilen, her daim içine çomak sokulan, dudak dudaÄŸa bile hayalken, göz göze seviÅŸmelerine bile ferman çıkartılan bu coÄŸrafyayı…
Hiç düşündünüz mü?
Bağırıyorken de, bağırmıyorken de her şekilde her dönemde para alıyorlar düye suçlanan, seviyesiz muhabbetlerin odak noktası bu haritanın ızdıraplarını hiç düşündünüz mü?
Ve siz “karşı” olmak ne demektir bilir misiniz?
Düşünün bakalım.
Tam 1,5 saatiniz var.
Mahallenin hep kötü çocuğuyduk.
Hep içimizden, gönlümüzden birşeyler katmaya çalıştık.
Ama yalnızca çalıştık.
Zaman denilen amansız girdapla hep dalga geçtik.
Zamanın tümünü BeÅŸiktaÅŸ’la geçiren bu kitlenin ne yaptığını “zaman” bile anlayamazdı eminiz.
İyi, kötü, güzel, çirkin, farklı, ayrıcalıklı, hit ve hep bir numara birçok imzamız oldu.
Her şeyi Beşiktaş için yaptığımıza kalıbımızı basardık.
Hala da basarız.
Lakin bunları yaparken,
galiba
sanırım
zannediyorum
ve hissediyorum ki zarar veriyormuÅŸuz.
Åžanlı, ÅŸerefli camiamızı rahatsız etmeye baÅŸladığımızı hissettik sanki. Biz fazlaysak, biz birilerinin adamıysak, biz BeÅŸiktaÅŸ’sız bir hayat yaÅŸamaya baÅŸlamışsak ve biz zarar veriyorsak hemen gidebilirdik.
Herşey Beşiktaş için değil miydi?
Aslında herÅŸey geçen sene “satılmış Çarşı” diye bağırıldığında baÅŸladı.
Yazık kere yazıktı. Tam bırakıyorduk ki…
24 Saat BeÅŸiktaÅŸ’ı yaÅŸarken BeÅŸiktaÅŸsızlık nasıl bir duyguydu ki?
Ve biz nereye gidiyorduk?
Dedik ki zamansız ayrılıkları sevmiyoruz, uygun zamanını bulalım öyle terkedelim diyarı.
Ama baktık ki; hakaret almış başını gidiyor ve dayanılmaz bir ızdırap var içimizde ve biz kimin hakaret ettiÄŸini bile göremiyoruz, masket takmış bir sürü insan atıp tutuyor…
Sessizce ve kimsesizce ayrılmak geçti içimizden, hem bu limandan, hem bu can evimizden.
Bu kararı verirken kaburgamızın tam ortasına saplanan bir hain hançeri sizle paylaşmak istiyorum:
“Çarşı BeÅŸiktaÅŸ’ın üstüne geçti”
İşte bu halüsülasyon ve sınırı belli olmayan dedikodulardan dolayı…
BeÅŸiktaÅŸ neresiydi, Çarşı kimdi? Bu ne yaman çeliÅŸkiydi ki…
Şanlı Beşiktaş olmasa Çarşı olurmuydu ki?
Neyse…
İnşallah geriye bayrağı göklerde, şerefi yedi düvelde bir tribün bırakıyoruz. Dinlenmek ve yapılacakları görmek bizim de hakkımız sanırım.
Hakkımız geçtiyse size hakkınızı helal edin.
Biz bizimkileri sizlere helal ediyoruz.”
-
ÇARŞIadına Alen Markaryan

Yorum Yaz