YARIÅžI DA KAZANIRIM EV DE ALIRIM.
Yazar: Gökmen Ersoy - 13 Mayıs 2008 8:09Kategori: Motor Sporları
Hasretle beklediÄŸimiz, uzun yıllar evsahibi olabilmek için çabaladığımız, organizasyonu düzenlemeye hak kazanınca da “acaba iyi mi yaptık, bu zaten zengin sporu bize gelmez” dediÄŸimiz, adıyla sanıyla, nam-ı deÄŸer Formula 1 Türkiye ayağı geçtiÄŸimiz pazar günü İstanbul’da koÅŸuldu. Bu koÅŸuldu lafı da çok garip aslında. Zira bu araçlar bırakın koÅŸmayı saatte 300 km. hız ile adeta uçuyorlar. Bu anlamda “koÅŸuldu” taribi bana pek sıcak gelmiyor. Uçuldu demek daha yerinde sanırım.
Haftasonu yaÅŸanan ÅŸampiyonluk mücadelesi ve ardından gelen ÅŸampiyonluk kutlamaları kimi zaman ikinci sıraya itti İstanbul Park yarışını. Bazıları sadece yarışa odaklanmışken bazıları yine iÅŸin magazin boyutunu yakalama peÅŸindeydi. GP 2′de piste giren davetsiz misafirler bir an da basının ilgi odağı oldu. F1′e gölgü düştüğü yazıldı, çizildi. Önümüzdeki yıl organizasyonun İstanbul’da düzenlenmesinin tehlikeye girdiÄŸi konuÅŸulmaya baÅŸlandı bile. Neyse ki F1′in patronu İstanbul Park’ı kendi evi gibi sevdiÄŸi için böylesi bir olayın kendisi tarafından pek de sıcak karşılanmayacağı kanısındayım.Â
DiÄŸer bir konu da meÅŸhur 8. viraj ve pistin güzelliÄŸiydi. Deneyimlisinden deneyimsizine, yarışan yarışmayan herkes İstanbul Park’a methiyeler düzme yarışındaydı adeta. Sanki F1 senelerdir bu denli güzel bir virajın eksikliÄŸini hissetmekteydi.
Yarış hız üzerine olunca jet sosyete de İstanbul’a gelmekte geç kalmadı. Uçak, yat araba derken Hintli iÅŸadamı kaÅŸla göz arasında boÄŸazda bir de parti verdi. Yine dansözler kıvırdı, nargileler çekildi, kahveler orta içildi. DoÄŸu ile Batı bu kez de Dünyanın en güzel suyolunda, boÄŸazda bir yatta kesiÅŸti.
Yarış geçen senekine göre pek de farklı geçmedi aslında. Massa en hızlı turu attı, yarışa en önde baÅŸladı haliyle en önde de bitirdi. Bu noktada ilginç olan Massa’nın “Türkiye’yi çok sevdiÄŸini ve Türkiye’den ev almayı düşündüğünü” açıklaması oldu. Ünlü pilot bu beyanata “rakı, ÅŸiÅŸ kebap ve boÄŸazı” eklemeyi unutsa da yadırgamamak lazım. Ne de olsa devir deÄŸiÅŸti. Artık rakı ve ÅŸiÅŸ kebabımızın yanında evlerimiz ve de pasaportumuz bile ünlü. Massa ayağının tozuyla bir de Super Lig ÅŸampiyonumuzu kutlayıp “cim bom bom” deseydi ya da “en büyük Fener baÅŸka büyük yok” cümlesini kurabilseydi o zaman daha bir keyiflenirdik sanırım. Ne diyelim, buna da şükür. Yarın öbür gün gerçekten pasaport almaya kalkarsa çekeceÄŸi sıkıntılardan vazgeçmemesi mucize olur herhalde.
İstanbul Park haftasonu yaÅŸadığı yoÄŸunluÄŸu bir daha ne zaman görür bilinmez, görmesi için neler yapılır o hiç gündeme gelmez ise de F1′den bize kalanlar her zamanki gibi görüntüler ve birkaç ünlünün yaptığı “mükemmel organizayondu” övgüleri. Bir de sol üst köşedeki resim elbette. ![]()

Yorum Yaz