Zenginin Malı Züğürdün Çenesini Yorar
Yazar: Akın Parlas - 19 Nisan 2008 3:10Kategori: Futbol
Medyamızı ÅŸu sıralar meÅŸgul eden gereksiz tartışma: Hangi baÅŸkan daha zengin? Türkiye’ nin 4 büyük takımının baÅŸkanlarının hangisinin daha zengin olduÄŸu deÄŸil, biz futbolseverleri baÅŸka ÅŸeyler ilgilendiriyor belkide.
-
Galatasaray ve BeÅŸiktaÅŸ’ ın baÅŸkanları zaten Türkiye’ nin iki büyük ÅŸirketinin veliahtları. Aziz Yıldırım TSK ihalelerinin galibi, Sadri Åžener ise bildiÄŸiniz gibi müflis ve devlete borcunu ödemeye çalışıyor.
-
Åžimdi, bunlardan Sadri Åžener’ i ayrı tutalım, çünkü hem daha yeni, hem de borçlarıyla uÄŸraşıyor. Adnan Polat, oteliyle, rezidansıyla, ÅŸirketleriyle paraya para demiyor. Hele Demirören Ailesi, Milangaz, Likidgaz dersek yeter zaten, vergi rekortmenliÄŸinde Sabancı ve Koç gibi ailelerle yarışıyor. Aziz Yıldırım’ ı zenginlik listelerinde göremesek de, biliyoruz ki gizli tuttuÄŸu serveti belki de bu iki baÅŸkanınkinden de fazla.
-Â
Paralarıyla bir yerlere gelmeye çalışan başkanlar, diktatör gibi kulüplerini parmağında oynatan, paraları var diye bir anda değerleri çöpe atan başkanlar şunu anlamalılar ki; parayla saadet olmuyor, para futbolu yönetemiyor, iyi yönetimler, doğru politikayı izleyen yöneticilerle kulüpler bir yerlere geliyor.
-
Paranın çok olması onu savurmayı gerektirmiyor, hiç bir zaman bitmeyeceğini düşündüğün o büyük paralar bile bir gün gelir biter. Sonra sen çeker gidersin, kulüp beş parasız ardında bıraktığın gözü yaşlı taraftarlarla kalır. Sonra sen de kulüp tarihinde kara bir leke olarak yerini alırsın.
-
Taraftar, hangi başkanın daha zengin olduğuyla, onları birbirleriyle yarıştırmalarıyla ilgilenmez. Taraftarın ilgilendiği başkanının kulübünü, taraftarlarını ne kadar çok sevdiğidir, takımın değerlerine gösterdiği saygıdır. Elbetteki zengin başkan ve yöneticilerin takımlarına maddi anlamda katkıları başarılarda etkendir, fakat unutulmamalıdır ki; bu katkıyı akıllıca yapan, idare edebilen, kontrolünü elinde tutabilen yönetimler başarıların mimarlarındandır.

Yorum Yaz