Menajerlerin Cebindeki Futbolcular

Devamlı çıkışta olan ve tüm yatırımlarının değerlendiği bir borsa düşünün. Bu borsa “Futbol Piyasası” olsun. Brokerlar da futbolcu menajerleri.

-  

Katılmayan var mı? Yani futboldan daha hızlı ve yüksek oranda gelişen başka bir piyasa var mı? Her yıl futbolcu transfer rekorlarının kırıldığı, reklam ve tv gelirlerinin ikiye katlandığı, stadların ve tesislerin muazzam seviyelerde genişlediği başka bir sektör var mı?

-

Yok. Gelecek 50 senede de olamaz.

-

Bu büyüyüp gelişen ekonomide elbette tröstler olacak. Her piyasada vardır. Gücü ellerinde bulundururlar. Pastanın ve gelirin büyük bir kesimine sahiptirler tıpkı birer mini devlet gibi. Nitekim devlette de söz sahibidirler. İşte futbol piyasasında bunlar Avrupa’ nın dev kulüpleri Manchester United, Milan, Real Madrid, Barcelona vs…

-

Ancak tüm dev ekonomilerde gün gelir çatlaklar başlar. Çark eskisi gibi dönmez. Bazı kalemler eksiyi gösterir. Borsada bu gibi durumlarda tek kişilik şirket olan brokerlar devrededir. Yatırım politikaları ve firmaları yönlendirmeleri ile büyük paraların yer değiştirmesini ve kendilerinin bundan pay elde etmelerini sağlarlar. Evet bizim konumuzda bu kişiler :

-

Oyuncu menajerleri.

-

Manchester Teknik Direktörü Sir Alex Ferguson kuşkusuz bir futbol efsanesi. Nitekim kendisinin her konuşmasında dile getirdiği “Menajerler Sorunu” büyüyor. Hatta Olay Sir Alex Ferguson’ a “Bu zamanki futbolcular menajerlerin cebinde yaşıyor.” dedirtecek kadar geniş bir hal almıştı ve haklı. Dünya’ nın dev kulübü, futbolun tröstü Kırmızı Şeytanlar için söz efsane teknik direktçrdeydi.

2007 Kasım’ ında Sir Alex Ferguson menajerer için şu cümleleri söylüyordu : 

 

“I think we need a tariff for agents that brings them in line with other professions, like lawyers or accountants… Agents need to be regulated in a far stricter way than they have been in the past. They are a very lucky breed because as long as you have greedy club presidents, agents will always be in the driving seat. But if world football recognises the need for regulation, that would make a real difference. The set-up has to be more professional.”

 

Geçtiğimiz Mart ayı, halen Manchester United’ ın futbolcusu olan Wes Brown’ un kontrat yenilememesi, haftalık 50 bin euroyu kabul etmemesi ve menajerinin sürekli fiyat arttırması Sir Ferguson için bir kez daha bardağı taşıran damla oluyordu :

 

“Players of today live in their agents’ pockets - it’s a situation which really depresses me…Wes has been with us since he was 12 but I don’t think that matters these days. Their agents live their lives for them and if you are happy to go along with that then you get the situation that you have got just now.”

 

Sizce bir futbolcu bu kadar şeyi hak ediyor mu? Ya da bu kadar parayı?

 

Örneğin bir futbolcusunuz ve oynadığınız takıma, Afrika’ da bir ülkenin milli geliri kadar bir fiyata, 76 milyon euro’ ya Zinedine Zidane transfer ediliyor ve siz o oyuncuyla aynı idmana çıkıyorsunuz, aynı maçları yapıyorsunuz ve belki saha içinde daha çok koşuyorsunuz ancak çok daha az para alıyorsunuz.

-

Zidane çok uç bir örnek olabilir ama bu örneklere bu sene 16 milyon euro’ya Tottenham Hotspur’ a transfer olan Darren Bent’ i, Galatasay’ a bedelsiz gelen ve yıllık 3,5 milyon euro alan Lincoln‘ü, Beşiktaş’ a 2006′ da 1,750 milyon bedelle transfer olan ve yıllık 1,750 milyon euro alan Ricardinho‘ yu eklersek karşımıza çok uç bir maliyet-fayda doğrusu çıkmaz. Bu ftubolcuların takımlarına olan maliyeti ve sağladıkları fayda ortada.

-

Ülkemize gelen sayısız milyon euroluk transferleri düşünürsek ve Turkcell Süper Liginde takımlarımızın bu paraları altyapıya veya tesislere kullanmak yerine oyunculara yedirdiğini hesaba katarsak ne çok menajerin ve yöneticilerin (çünkü ülkemizde kimi zaman menajerlik görevini onlar yapıyorlar) bu paralardan ne kadar kar ve komisyon sağladığını anlarız sanırım.

-

Son dönemdeki ligimizde yıldız oyuncu statüsünde oynayan Mehmet Topuz, Holosko ve Gökhan Ünal için biçilen rakamlar bu teorileri neredeyse tamamen destekler duruma geldi.

-

Burada Sir Alex Ferguson’ a sonuna kadar katıldığım bir nokta var. O da kapılarının önünde menajerlerin uyumalarına izin veren ve onlara prim tanıyan “Futbol Kulüpleri.” olması.

-

Elbette futbol piyasasında emeğini sergileyen herkes hakkını almalı. Ancak Ferguson’ un dediği gibi herkes bu işi profesyonel yapmalı ve belli standartlara uydurmalı. Yoksa ekonomik dağılım iyice bir piramit şeklini alacak ve bundan en zararlı çıkan futbol dünyasının %80′ inin içeren, dev kulülplere göre düşük bütçeli, 3. dünya ülke kulüpleri olacak.

 


Deniz Kutsal tarafından yazılan son 5 yazı

6 Yorum

akın  on Nisan 17th, 2008

Günümüzde menajerler futbolcuların üzerinde büyük etkiye sahip.Sırtlarından para kazanmak için futbolcusunu vazgeçilmez yıldız olduğuna inandırıyor.Futbolcuların gelecekleriyle de oynuyorlar bir anlamda.Bence Saffet Sancaklı’nın menajerlikle nerelere geldiği bu yazıya güzel bir örnek olabilir.

arslan  on Mayıs 19th, 2008

samsun idman yurdunda 1991 dogumlu forvet mevkinde oynuyan süratli kaleci zaaaflarını affetmeyen kanatlarda etkili olan bir oyncumuz vardır lisansını yeni yaptırmak üzeredir ilgililerin böyle genc yeteneklerin ortaya cıkartılmasında yardımcı olunmasını istenmektedir

arslan  on Mayıs 19th, 2008

bu oyuncumuz kendine pfofesyonelolmak icin kulüp aramaktadır yetkililerin bu oyuncumuzu kesfetmesini isterim idmanları salı carsamba persembe cuma günleri saat 5 de cümartesi pazar macları vardır

arslan  on Mayıs 19th, 2008

oyuncumuzun ismi tamer dir oyuncumuzun msn adresi pele_ronaldo_henry@hotmail.com

tolga  on Ağustos 21st, 2008

turgutludan tolga 8 yaşında futbola başladım yklaşık 6 aydır boştayım muhteşem bir sol ayağım war en son 1 amatörde oynadım mevkim sol açık ilgilenenler olursa sewinirim

tolga  on Ağustos 21st, 2008

ilgilenenler olursa çok sewinirim en azından denesinler beğenmezlerse bişey demem ama bikere denesinler tolga17319@hotmail.com turgutludan

Yorum Bırakın