Gerçeklerle Yüzleşmek - Fenerbahçe
Uzun zamandır yazamıyordum geçerli sebepler nedeniyle, ancak bu dönemde sadece yazmaktan geri kaldım, spordan ve özellikle futboldan uzak kaldığım söylenemez. Bu bağlamda bu haftanın Türkiye’de sabırsızlıkla beklenen ve sonucunda Türk halkına haklı gurur yaşatan Fenerbahçe’nin Chelsea ile karşılaştığı maça değinmek istiyorum. Her şeyden önce Fenerbahçe’ye sonsuz teşekkürler, ancak henüz hiç bir şey bitmedi aksine yeni başlıyor ve bu durum biraz gözden kaçıyor gibi geldi spor medyasında.
Eminim ki, Fenerbahçe-Chelsea maçını izleyen milyonlar, 65. dakikaya kadar çok kötü duygular içinde maçı takip ettiler, hatta hiç de haklı olmayarak Fenerbahçe seyircisi bile yavaştan homurdanmaya ve Önder’i inceden yuhlamaya bile başlamıştı. Chelsea, önde olmasına karşın Fenerbahçe’yi sahasına hapsetmiş, top yapmasına izin vermiyor ve adeta boğuyordu. Bana göre Fenerbahçe’de maçın tek ve en iyi adamı Aurelio muhteşem bir pas atarak Chelsea’nin bir anlık dalgınlığından yararlandı ve Kazım’a golü attırdı. Bu gol Fenerbahçe’nin çok az daha kıpırdanmasını sağladı, ancak yine pozisyon yoktu hatta Fenerbahçe Chelsea ceza sahasına yaklaşamıyordu. Bu kez de sahneye Deivid’in mucizevi füzesi çıktı ve Fenerbahçe maçtan galip ayrıldı. Çok açık konuşmak gerekirse, Fenerbahçe, oynadığı futbol bakımından sezonun en kötü maçını çıkardı, ancak galip gelmesini bildi. Evet gurur duyduk, ancak bu durum, gerçeklerin üstünü örtmemiz gerektiği anlamına gelmiyor; Fenerbahçe Londra’da böyle oynarsa, Chelsea yakaladığı pozisyonları affetmez ve hiç de istemediğimiz bir sonuçla İstanbul’a döneriz. Zico ve Fenerbahçeli futbolcular, bu gerçeklerle yüzleşmeli ve tedbirleri almalıdır. Evet, çok önemli bir zafer gecesiydi, herkes hakedilen şekilde sokaklara döküldü, ancak o gün geçti ve maçın henüz daha ilk yarısı bitti ve gün şapkayı önümüze alıp düşünme, hataları süzgeçten geçirme günü!
Son bir parantez de Chelsea’yi destekleyen veya Fenerbahçe’yi desteklemek istemeyen Galatasaray veya Beşiktaşlılara açmak istiyorum. Ne Fenerbahçe’yi destekleyen rakip takım taraftarlarına ne de desteklemeyenlerine kimsenin karışmaması ve spor müsabakalarının milli duygulara ve milliyetçiliğe indirgenmemesi gerektiğine inanıyorum. Sonuçta bir Beşiktaş veya Galatasaray taraftarının, kendisinden halihazırda gerek bütçe olarak gerek stad olarak gerekse de kadro yapısı olarak zaten önde olan Fenerbahçe’nin arayı daha da açmasını istememesi kadar doğal bir şey olamaz diye düşünüyorum. ”Futbol benim için ikinci plandadır, bu sayede Türkiye’nin adı duyuluyor ve ülke puanı artıyor” şeklinde düşünen kişinin görüşleri de tabi ki son derece saygı duyulur niteliktedir. Bu iki düşünceye de saygı göstererek yaşamayı öğrenebilmeliyiz bence…
Ata Orçun Eryılmaz tarafından yazılan son 5 yazı
- Mustafa Denizli Başarılı Olabilir Mi?
- Skibbe ve Büyük Düşünmek
- Fenerbahçe Ne Yapmaya Çalışıyor?
- AC Bellinzona'yı Tanıyalım
- En Kritik Virajda Sağ Bek Sorunu



Son Yorumlar