Arşiv Ekim, 2009

Pellegrini’nin Sayılı Günleri

Pellegrini son mağlubiyet sonrası Guti’yi kadro dışı bıraktı, Raul’u ise yedeğe çekiyor. Nedeni ise otoriteyi sağlamakmış. Anlaşılan takım içinde bir Guti vs Pellegrini kavgası var. Yukarıda yazan açıklamalara bakılırsa bu açıkça kendini gösteriyor:

“Herhangi bir sakatlığım yok. Getafe maçına tamamen hazırım.”

Guti

“Guti sakat olduğu için kadroya almadım.”

Pellegrini

Real Madrid’de futbolcular Pellegrini’yi istemiyor artık, çetenin başı da Guti. Real’in sembol isimleriyle uğraşan Pellegrini’nin sonu geldi gibi gözüküyor.

 

 

Bugün 29 Ekim…

Bugün Cumhuriyet için ne yaptın? Evet, bugün 29 Ekim, Cumhuriyet Bayramı. Başka günleri geçtim artık, bare bugün Cumhuriyet için ne yaptın? Ben, sabah erken vakitte kalktım, bayrağımı astım, bayrama yakışır şekilde giyindim ve attım kendimi sokaklara bu coşkuyu yaşamaya. Kordon’dan geçen o güzel insanları, askerlerimizi, çocukları, yaşlıları, şehit analarını, babalarını alkışladım. Bol bol göz yaşı döktüm, şanlı sancakları görünce, şehit anasının, babasının elindeki o resimleri görünce. Hem gururlandım, hem de ülkemin şu anki durumu aklıma geldikçe hüzünlendim tören sırasında. Bu sabah bayram kutlamalarına katılarak coşkuyu paylaştım İzmir halkıyla, bir çift elden daha çıkan alkış da benim alkışım oldu. Peki ya sen? “Atam sen rahat uyu, Cumhuriyetin bekçileriyiz, dimdik ayaktayız” diyen sen? Sen dimdik ayakta değil, yatağında mışıl mışıl uyuyordun, her zaman yaptığın gibi. Herkes atıp tutuyor, güzel sözler yazıyor Facebook’a oraya buraya, fakat eylemde kimsenin birşey yaptığı yok. Kendi sorumluluklarını daha yerine getiremiyorlar, yiyip, içip, sıçıyorlar, Cumhuriyet Bayramına katılmaya bile üşeniyorlar bu insanlar. Sadece çok konuşanlar ve elbette hiçbir zaman üstümüze düşeni tam olarak yerine getiremediğimiz bizlere: Birileri çalışıyor, sürekli uğraşıyor, herşeyimizi elimizden almak için, bir 29 Ekim sabahı uyandığımda Kordon’da kimsenin olmadığı günü göstermek için.

İngiltere Premier League’ te Domuz Gribi Paniği

‘Domuz Gribi’ insanın kendini bile bile yakmasınsan mı yoksa büyük bir tehlikeden mi ibaret? Bilinen tek gerçek sıradan grip hastalığına benzeyen H1N1 virüsünün dünyada can almaya başladığı ya da öyle yansıtıldığı ve birilerinin bu işten gerçekten büyük paralar kazanmayı amaçladığı. İlk ve tek olarak doğada kendi kendine türemeyen Domuz Gribi virüsü ülkemizde gündem ve rant aracı olarak kullanıla dursun, günden güne hayatımızın içine girdiği bir doğru.
Devamını Oku

Derbi Sonrası ve Sultan Alex

Bir oraya bir buraya baktım yazan çizen pek yok bizimkilerden derbi hakkında. Galatasaraylısı, Fenerbahçelisi varken bize düşmez ama bir iki çift laf edeyim dedim ben de.
Devamını Oku

Yolcu Yolunda Gerek

Milan Asbaşkanı Adriano Galliani, ara transferde David Beckham dışında kimseyi almayacaklarını ifade etti. Galliani, SKY Televizyonu’na yaptığı açıklamada, geçen yıl ABD Major Lig’in devre arasında kiraladıkları yıldız futbolcu Beckham’ı tekrar kiralayacaklarını belirterek, “Yüzde 100 kesin. Tek eksik imzalar, ancak anlaşma sağlandı” dedi. İngiltere Milli Futbol Takımı’nın da formasını giyen Beckham’ın, geçen yılki gibi sezon sonuna kadar AC Milan’da kalması bekleniyor.

Nuove Comandante

Bazı isimler vardır, futbol şemsiyesi altında bu spora kazandırdıklarıyla, unutulmaz hareketleriyle, kırdıkları rekorlarla, klas golleriyle, marjinal kişilikleriyle taraftarların üzerinde iz bırakır ve gerçek bir ‘marka’ oluştururlar.

Dün akşam Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin ‘cool’ adamı Roberto Carlos’u, futbol basını tarafından bilinçsizce sömürülen genç ve yetenekli kaptan Arda Turan’ı, ne zaman ne yapacağı kestirilemeyen ama Steaua Bükreş maçındaki yerini seven Colin Kazım’ı, Carlos’un yakın markajından kurtulamayan Keita’yı, tribündeki sevgilisine atfen fotomuhabirlerine güzel kareler veren Volkan Demirel’i izlerken seyirciler arasında açılan bir pankart daha çok ilgimi çekti. Yanyana duran Kaptan Lefter ve Kaptan Alex karikatürleriydi bunlar.

Alex de Souza, derbiye kattığı vakar ve estetikle Fenerbahçe’nin yeni nesil efsane kaptanı olmuş ve unutulmaz kaptan Lefter Küçükandiyonis’in yanında yerini almıştı.

*** Benim naçizane görüşüm Arda Turan’ın içine düşürülmeye çalışıldığı psikolojik savaş nedeniyle kendini ortaya koyamadığı. Sistemi alt edebildiği takdirde 10 sene sonra Arda’nın da Türk futbol efsaneleri arasında yerini alacağını düşünüyorum.

Fenerbahçe Rapsodi

Dün akşamki derbi Fenerbahçe‘nin maçıydı. Fenerbahçe maçı Galatasaray önünde 3-1 kazandığı ya da üstün bir oyun oynadığı için değil, belli gerçekleri anlamasını sağladığı için.

Tıpkı soslarını beğendiğiniz lokantanın aslında hayatınızdaki en güzel lokanta olduğunu anlamanız ya da anlık verdiğiniz bir seçimin gerçekte çok yerinde bir karar olduğunu idrak etmeniz gibi bir farkındalık bu. Fenerbahçe’nin Alex de Souza ve Roberto Carlos gerçeği! Ya da gerçeğe varımın dahası: NAM SALMAK.
Devamını Oku

Superclasico: River Plate 1-1 Boca Juniors

Fenerbahçe-Galatasaray ve Liverpool-Manchester United maçlarından sonra futbolseverlerin heyecanla beklediği 3. büyük derbi Superclasico River Plate-Boca Juniors maçı 1-1 beraberlikle sona erdi.
Devamını Oku

Focus: Topsuz Alanda Müdahale

(Fenerbahçe-Galatasaray maçı. 25.10.2009, www.ajansspor.com)

Fenerbahçe:3 Galatasaray:1

Kadıköy’deki dev derbide gol perdesini açan isim sarı-lacivertli takımın kaptanı Alex oldu. 12. dakikada Kazım’ın pasında sol kanatta Vederson topla buluştu, Vederson’un yerden ortasının üzerinden Roberto Carlos atladı, arkasında bekleyen Alex topa ayak koydu ve Fenerbahçe’yi 1-0‘lık üstünlüğe taşıdı.
Devamını Oku

Derbisel Değerlendirme

Heyecan dorukta, Türkiye yarınki dev derbiye kilitlenmiş durumda. Bu stresli maç öncesi iki takım açısından bir değerlendirme yapmak maç sonucu hakkında bir fikir edinmemizi sağlayabilir diye düşünüyorum.
Devamını Oku

Defansta Kalite:Ferrari

Grafite, 28 golle Almanya Gol Kralı’ydı, Dzeko da ağları 26 kez havalandırmıştı, ama dün gece bırakın golü, pozisyon bile bulamadılar karşılarında Ferrari gibi duvarı bulunca. Ne havadan, ne yerden etkili olabildiler, ne de sıkı markajdan kurtulabildiler, bunun sonucunda dakikalar ilerledikçe strese girmeye başladılar ve sonucunda Grafite sinirlerine hakim olamadı gördü kırmızıyı.
Devamını Oku

Vice Versa: Corrida de Toros

2010 Dünya Basketbol Şampiyonasına Bir Kala (I)

Kendimi bildim bileli sporu severim ve sadece izlemekle yetinmeyip elimden geldiği kadar her türlü spor dalını oynamışımdır. Neredeyse hepsini severim ama içlerinden bir tanesi diye sorulsa, cevabım kesinlikle ‘basketbol’ olur. Tabii ki zevkler ve renkler kişiye özgüdür ve sorgulamak olmaz, yanlışı doğrusu olmaz ama benim sorgusuz sualsiz en favori sporumdur. Öylesine severim ki, sokakta oynanan herhangi bir maçı bile takip edebilirim. Neden bu kadar severiz bilinmez, benim basketbol sevgim gibi dünyada başta futbol olmak üzere pek çok insan belirli spor branşlarına tutku derecesinde bağlanır. Bir sporu sevmede bir oyuncu da ana etken olabilir. Pele ve Maradona yıllarca pek çok insanın futbolu sevmesine sebep olduğu gibi, Michael Jordan da bu bayrağı basketbolda taşıyan adamdır.
Devamını Oku

BloggerV.com üyesidir.