Arşiv Mart, 2009

Biz Türkiye’yiz, gerekirse yeneriz!

Deplasmandaki İspanya maçıyla grup maçlarımızın yarısını bitirdiğimizi düşünürsek durumumuz krıtik aslında. İspanya’yı bu saatten sonra yakalamak çok zor, o zaman grubu 2. bitirmemiz lazım, yani iddialı olmamız için kesin kazanmamız gereken bir maç. Kaybedersek işler kötüye gidebilir, beraberlik ancak teselli olur, çünkü rakiplerimiz Bosna ve Belçika ile deplasmanda oynayacağız.

Peki kazanmak için ne yapmamız gerek? Öncelikle sahaya gol adamlarımızla çıkmamız gerekir, hatta yedeklerimizin de gol ayakları ağırlıklı olanları tercih edilmeli. Nihat, Semih, Arda, Tuncay kesin oynamalı, Batuhan, Mevlüt, Sercan kadroda olmalı. Semih’i 90 dakika oynatmalı, kenara almamalı, alırsa yerine ilerde top tutabilen golcü almalı. Emre‘yle başlamamalı, başladı diyelim, eğer kötü oynuyorsa hemen çıkarmalı, inadı bırakmalı, takımımız 11 kişi oynamalı, geçen maçtaki gibi 10 kişi değil. Arda‘yı daha çok topla buluşturacaksın ve O’nu gaza getireceksin ki kendine güveni gelsin Arda gibi oynasın. Ramos‘la İbrahim‘i karşı karşıya getirmeyeceksin, eğer getirirsen sonuç belli, olacak iş değil o. En iyisi ne yapacaksın? Hapsetmeyeceksin, bırakacaksın bizim “Deli” yi kanatta gidip gelecek, hücuma katılacak. Özetlemek gerekirse; ilk yarıdaki organize ve istekli oyunumuza yukarıda saydıklarımı eklersek neden kazanan taraf biz olmayalım ki?

Sen rahat uyu…Bir millet uyanıyor!

Tornacı patronun zaferi

Jenson Button, Brawn GP‘nin Formula1‘deki ilk yarışında zaferin sahibi oldu. İki kez güvenlik aracının piste girdiği Avustralya Grand Prix’sinde ikinci sırayı ise yine Brawn GP‘den Rubens Barrichello aldı.

Yarışı baştan sona önde götüren Jenson Button harika bir performansın ardından Formula1 kariyerindelki ikinci zaferine Avustralya Grand Prix’sinde ulaşmış oldu. Rubens Barrichello’da yarış içerisinde bir kaç kez gerilere düşmesine ve iyi bir start alamamasına rağmen yarışı 2. sırada bitirerek Brawn GP’nin Formula1′e sürpriz bir başlangıç yapmasını sağladı.
Devamını Oku

Futbol değil Cami hocası!

“İstanbul’da “Laila” var, Sivas’ta ise “La ilahe İllallah”. Şehirde gece hayatı yok. Futbolcuların alkol satın alabileceği bir kaç büfe var, onlarla da iletişim halindeyim. Herhangi bir oyuncum içki aldığında hemen haberim oluyor. Gerekli uyarıyı hemen yapıyorum”

Volvo Ocean Race’in En Uzun ve Zorlu Etabı: Quingdao – Rio De Janeiro

14 Şubat’ta Çin’in Quingdao limanından startı verilen Volvo Ocean Race’in (kısaca “VOR”) beşinci ve 12 bin 300 millik rotasıyla en uzun etabı olan Quingdao - Rio De Janeiro etabını kıran kırana bir mücadele sonunda tamamlayan ilk tekne Magnus Olsson’un kaptanlığını yaptığı Ericsson 3 teknesi oldu.


Devamını Oku

Beckham olmak

Geçtiğimiz hafta Milan‘da katıldığı Anema E Core Kanser Araştırması Kurumu’nun özel gecesinde etrafı İtalyan sosyetesinin güzel kadınlarıyla çevrilen ünlü futbolcu David Beckham‘ın üzerine şu aralar bir bahis oynanıyormuş.

20 kadın, Beckham’ı ‘yatağa atmak’ için bahse girmiş. İkon futbolcunun takıldığı mekanlarda pusuya yatan kadınlar arasında, Beckham ile birlikte olan ilk kadın 20 bin sterlin (45 bin TL) kazanacakmış. Futbolcunun, Los Angeles’ta yaşayan eşi Victoria’nın bu çılgın bahisten haberi var mı acaba?

Para hayır işlerine, sevabı Beşiktaş’a

2010 Dünya Kupası elemelerindeki en önemli rakibimiz İspanya Milli Takımı’nın başında hepimizin tanıdığı bir isim var: 2004-05 sezonunda Beşiktaş’ın başında 17 lig maçına çıktıktan sonra görevine son verilen Vicente del Bosque. 

İspanya-Türkiye maçı öncesi gazetecilerle hasret gidermiş Vicente del Bosque, içtenlikle sorulan soruları yanıtlamış. Tabiki bizim gazetecilerin en çok merak ettiği soru ne olmuş? Aldığı 8 milyon Euro’yla ne yaptığı? Gazetecilere verilen cevap ise neden 8 milyon Euro tazminat ödenmesine rağmen Yıldırım Demirören’in bu adamı çok sevdiğini açıklar nitelikteydi. Hatırlarsanız Yıldırım Demirören Del Bosque’yi gönderirken çok büyük, saygı duyulması gereken bir insanı göndermekten üzüntü duyduğunu tekrar edip durmuştu. Taraftarlar da merak ediyordu aslında “bu üzüntü neden?” diye. İşte gazetecilere 8 milyon Euro’yu ne yaptığıyla ilgili verdiği cevap taraftarların da bu insanı sevmesi için yeter de artar bile.

“Benim para ile sorunum olmaz. Parası olan da olmayan da bir ya da iki tabaktan başka yemek yiyemez. Fazlası rahatsızlık verir. ’Parayı ne yaptınız?’ diye sorarsanız, buna vereceğim bir karşılığım var. Beşiktaş Kulübü çok hayır işledi, çok sevap kazandı. Bu paranın büyük kısmı hayır işlerinde kullanıldı. Sadece bunu söyleyebilirim. Ben, kazanılan şampiyonlukların ardında böylesine hayır işlerinin yattığına inanırım. Belki bu sevabı yüzünden Beşiktaş şampiyonluğa ulaşacak.”

Türk Yelken Vakfı & Nano Line Marine Yat Yarışı

21 Mart 2009 Cumartesi günü Türk Yelken Vakfı’nın Nano Line Marine sponsorluğunda düzenlediği yat yarışları Caddebostan-Dalyan parkurunda gerçekleşti. 19 yatın katılımı ile gerçekleşen yarışlarda havanın sağnaklarda 38 knot’ı vurduğu görüldü. 


Devamını Oku

Arkasspor, hayallerin de ötesinde!

A Milli Takım İspanya maçları kadrosu

A Milli Takım‘ın İspanya ile 28 Mart ve 1 Nisan tarihlerinde oynayacağı 2010 Dünya Kupası eleme grubu maçlarının kadrosu belli oldu. A Milli Takım kadrosunda şu futbolcular bulunuyor:


Devamını Oku

Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası çeyrek-yarı final eşleşmeleri

Şampiyonlar Ligi‘nde çeyrek ve yarı final maçlarının kura çekimi İsviçre’de yapıldı ve eşleşmeler belli oldu. Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalde ilk maçlar 7-8 Nisan, rövanşları 14-15 Nisan’da, yarı finalde ilk maçlar 28-29 Nisan, rövanşları 5-6 Mayıs’ta oynanacak.

ÇEYREK FİNAL EŞLEŞMELERİ:

VILLARREAL - ARSENAL
M.UNITED - PORTO
LIVERPOOL - CHELSEA
BARCELONA - BAYERN MUNIH

YARI FİNAL EŞLEŞMELERİ:

M.UNITED - PORTO / VILLARREAL - ARSENAL
BARCELONA - BAYERN MUNIH / LIVERPOOL - CHELSEA

UEFA Kupası‘nda da çeyrek ve yarı final maçlarının kura çekimi İsviçre’nin Nyon kentinde gerçekleştirildi. UEFA Kupası’nda çeyrek finalde ilk maçlar 9 Nisan, rövanşları 16 Nisan’da, yarı finalde ilk maçlar 30 Nisan, rövanşı 7 Mayıs’ta yapılacak.

ÇEYREK FİNAL EŞLEŞMELERİ:

HAMBURG - MANCHESTER CITY
PSG - DINAMO KIEV
SHAKHTAR DONETSK - MARSILYA
WERDER BREMEN - UDINESE

YARI FİNAL EŞLEŞMELERİ:

WERDER BREMEN - UDINESE / HAMBURG - MANCHESTER CITY
PSG - DINAMO KIEV / SHAKHTAR DONETSK - MARSILYA
 

 

Futbol ‘oy’undan ibarettir

Haftasonlarımızı renklendirmek, tuttuğumuz takıma destek olmak ve o heyecanı yerinde, sevdiklerimizle yaşamak için stadların yolunu tuttuğumuzda eğer bozuk paralarımız, şemsiyelerimiz,çakmaklar şiddet unsuru olarak görülüp heyecanımızla beraber giriş kapılarında, yerlerde bıraktırılıyorsa; mitinglerde de, sosyal bir bağ olan futbol takımlarının taraftar atkıları propoganda aracı olarak parti mensupları tarafından kullanılmamlıdır?!

Ya da yanılıyorum ve sadece spor yazarı vasıflı gözüküp “şu gitsin, bu kalsın” demek yeterli sanırım…

Depresif Lincoln nereye kadar?

“Maçın yüksek tansiyonu içinde böyle şeyler olabilir. Bununla ilgili hocanın vereceği bir karar olursa biz de destekleriz. Futbolcular bazen oyundan alınmalarına tepki gösterebilirler. Terbiyesizlik etmediği sürece sorun yok”  Adnan Polat,12 Mart 2009

“Her oyuncu oyundan alınmak istemez, üzüntüsüne veriyorum”  Bülent Korkmaz, 19 Mart 2009

Geçen maçta hocasına “Fuck off”, bu sefer de oyundan alınınca direk soyunma odasına gitmeler. Nedir bu Lincoln‘den çektiği Galatasaray‘ın? Diğer oyunculardan ayrı sabır gösterilen neden bu oyuncu? Neredeyse kulübün değerlerinin, bir teknik direktörün kendisine saygısının üstüne çıkarılması neden? Durup durup dönemsel rahatsızlıklara giren, kendini naza çeken bu tavırlara tolerans neden? Çok büyük futbolcu diyorlar kendisine 2-3 maç üst üste güzel oynayınca. Acaba bu 2-3 maçla mı büyük oyuncu olunuyor? Yoksa maçlarda iyi niyetle mücadele edip bunu yeteneğiyle birleştirince ve sahada karakterli bir duruşla mı? Bunun cevabını hepimizin bildiği gibi Galatasaray yönetimi de biliyor, ama umursamamazlıktan geliyorlar. Farkındalar mı bilmiyorum ama Lincoln şu anki hareketleriyle hem Bülent Korkmaz‘a, hem yönetime, hem de taraftara hakaret ediyor ve yönetimin bu konuda sessiz kalması, tedbirli davranması Bülent Korkmaz’ın şaşırtıcı(!) anlayışla bu olaylara yaklaşmasını zorunlu kılıyor. Beşiktaş yönetimini her ne kadar çok eleştirsek de takımda bu tarz hareketleri yapan bir oyuncu bulamazsınız, aynı şeyi Fenerbahçe için de söyleyebiliriz. Galatasaray yönetiminin de Lincoln’e karşı tarftarları gibi tepkili olması gerektiğini düşünüyorum, çünkü hiç bir futbolcu Galatasaray camiasının üstünde değildir.

Bilgin Gökberk’ten…

Milliyet yazarı Bilgin Gökberk‘ten çok güzel bir yazı. Zevkle okuyacağınızı umuyorum…
Devamını Oku

BloggerV.com üyesidir.