Mutlu yıllar Türkiyem!
SporLog ailesi olarak yeni yılınızı kutlar ve herşeyin gönlünüzce olmasını dileriz…
SporLog ailesi olarak yeni yılınızı kutlar ve herşeyin gönlünüzce olmasını dileriz…
Almanya’nın Borussia Dortmund takımında top koşturan Macar futbolcu Tamas Hajnal, UEFA Kupası’nda İtalya’nın Udinese takımı ile yaptıkları maçın ikinci yarısında attığı golle, bilmeyerek de olsa minik bir taraftarının hayatını kurtardı.
Habere göre, Almanya’da maçı babası ile izleyen küçük Ben Andernach, saatin geç olması nedeniyle babası tarafından uyumaya gönderildi ve babası, Ben’e, gol atmaları halinde odasına giderek haber vereceğinin sözünü verdi.
Macar futbolcunun ikinci yarının sonlarına doğru attığı golü haber vermek için küçük oğlunun odasına girince, odada yangın çıktığını gören baba, oğlunu yataktan kaptığı gibi dışarı çıkarttı.
Yangının, küçük Ben’in gece lambasına astığı çorabının alev alması sonucu çıktığı, babasının bir kaç dakika geç kalması halinde hayatını kaybedebileceği açıklanırken, Alman aile, Dortmund’un golünü atan Tamas Hajnal’a bir can borcu olduğunu, Macar futbolcuya çok teşekkür ettiğini belirtti.
Futbol bu, belki de hayatın ta kendisi, bir gün istemeden de olsa can alır, diğer bir gün kurtarır.
Bir ilk yarı değerlendirmesi yapmaktansa, sezona verilen ara hakkında bir şeyler yazmak istedim öncelikle. Futbol sezonumuz için yine güzel bir noel tatili oldu her zamanki gibi. Türk futbolunun göz bebekleri yabancı futbolcularımız, aileleriyle neşe içinde, jingle-bells şarkılarıyla, kendi ülkelerinde, uzak diyarlarda veya ülkemizde tatillerini geçirsinler diye verilen bir aradır lige verilen ara.
Avrupa’nın başka bir liginde Müslüman veya Musevi futbolculara bayramlarında tatil yapsınlar diye bir sezon arası veriyorlar mı? Tabiki hayır. Premier League‘e bakın, adamlar noel falan dinlemiyor, tailde en iyi yapılacak şeyin maçlara gitmek olduğunu çok iyi biliyorlar. Böylece iş dünyasının, okulların tatil olduğu o dönemi maçlarla değerlendirip adeta taraftarlara şov sunuyorlar, tatili eğlenceli hale getiriyorlar. Peki kimse şikayet ediyor mu? Hayır. Oynayan futbolcu memnun, taraftar memnun. Futbolcular bu tatilsiz ligde oynamak için can atıyor, taraftar maçlara gitmek için tatil günlerini iple çekiyor. Bunun üzerine biz de: ” İşte Premier League bu! “ diyoruz.
1980′leri, 90′ları hatırlayın, İtalyan defansının efsane olduğu o yılları. Serie A’da oynanan ve mükemmel defans anlayışları yüzünden sürekli 1-0 gibi sonuçlarla biten maçları unutmak mümkün mü? Franco Baresi, Alessandro Costacurta, Paolo Maldini, Allessandro Nesta veya takımına dünya kupası kazandıran Fabio Cannavaro gibi efsaneleşmiş defans oyuncuları sayesinde bir ekol olmuştu İtalyan defansı.
Şimdi ise o günler geride kalmışa benziyor.
Devamını Oku
Galatasaray UEFA Kupası’nı kazandığından beri bu başarının sırrı hakkında çok şey söylendi, faktörler sayıldı, mucize denildi. Beşiktaş’ın eski yöneticisi İhsan Kalkavan ise Habertürk’de Balçiçek Pamir’in sunduğu “Söz Sende” programında ilginç bir şekilde Galatasaray’ın Avrupa başarısında Fethullah Gülen‘in rolü olduğunu söyledi.
Devamını Oku
Beşiktaş ve Mustafa Denizli hakkında şu ana kadar bir çok yazı okudum, fakat son olarak okuduğum, işin belki gerçek, belki de komplo teorisi tarafına dair bir yazıydı.
Beşiktaş’ın Fenerbahçe, Ankaraspor ve Galatasaray maçlarını 10 kişi tamamlaması bazılarımız için oyun kurallarının gereği olarak görülürken, bazılarımız için araştırılması gereken olaylar dizisi olmuş anlaşılan. Şüpheyle yaklaşıldığı zaman olay hakikaten kafa kurcalayıcı cinsten. Üç maç üstüste 10 kişi oynuyorsun, üç kırmızı kart da yabancılara çıkmış, üç rakip de üst sıra takımları, ikisi ezeli rakipler, diğeri ise Melih Gökçek’in takımı, kırmızı kartların birine haklı desek de, diğer ikisi hakem hatalarından kaynaklanıyor. Kimine göre tesadüf olan bu kartlar serisi, Odatv adlı internet sitesine göre sadece tesadüften ibaret değil. Nedenleri ise 10 maddede açıklanmış:
Devamını Oku
5. Kulüplerarası Dünya Futbol Kupası’nda, Manchester United, Ekvador’dan Liga de Quito‘yu 1-0 yenerek şampiyon oldu. Maçın 49. dakikasında Sırp Nemanja Vidic‘in kırmızı kart görmesine rağmen, Manchester United, 73. dakikada Wayne Rooney‘den bulduğu golle galibiyete uzandı. Böylece Alex Ferguson’un ekibi, 5. Kulüplerarası Dünya Futbol Kupası’nı kaldıran ilk İngiliz takımı oldu.
Wayne Rooney(2 maç 3 gol), FIFA Teknik Çalışma Grubu (TSG) tarafından ”Turnuvanın En İyi Futbolcusu” ünvanıyla ”Adidas Altın Top” ve Toyota ödüllerini alırken, takım arkadaşı Cristiano Ronaldo ise “Adidas Gümüş Top” ödülünün sahibi oldu.
Şampiyonlar Ligi‘nde ikinci tur kuraları çekildi, çok zorlu eşleşmeler oluştu. 2. tur ilk müsabakaları 24-25 Şubat 2009 tarihlerinde, rövanşları ise 10-11 Mart 2009 tarihlerinde oynanacak ve bu maçlar sonunda çeyrek finale yükselen 8 takım belirlenecek.
İŞTE EŞLEŞMELER:
Devamını Oku
UEFA Kupası kuraları İsviçre’nin NYON kentinde çekildi ve temsilcimiz Galatasaray’ın 3. turdaki rakibi belli oldu. Fransız temsilcisi Bordeaux ile eşleşen Galatasaray, ilk maçını 18 veya 19 Şubat’ta deplasmanda oynayacak, rövanş maçını 26 Şubat 2009′da Ali Sami Yen Stadı’nda yapacak.
Devamını Oku
Derbi öncesi herkesde başka bir heyecan, başka bir bakış açısı, başka başka tahminler. Adı üstünde derbi bu, gelmeden kendinden söz ettirir, yazdırır, çizdirir. Ben çok güzel bir yazı okudum Ertem Şener‘den derbi hakkında, hatta derbi öncesi yorumların en güzeliydi, benim de yorumlarımla daha da güzel oldu:)
Devamını Oku
Yukarıdaki resim, ankete katılan 200.000 kişinin verdiği oylarla seçilen Türkiye’nin son 25 yılına damgasını vurmuş Efsane 11. “Rüştü - Recep - Bülent - Alpay (sanırım fotoğraftaki babası oluyor - üst sağ köşe) - Hakan Ünsal - Rıdvan - Oğuz - Sergen - Arda - Tanju - Hakan Şükür”.
Bence genel anlamda doğru bir seçim olmuş, ancak bazı oyuncular yetenekleriyle, bazı oyuncular futbol oynadıkları dönemde takımlarının çok başarılı olması sebebiyle o takımın bir parçası olması sayesinde, bazıları ise Türk futbol tarihinde yarattıkları ilklerle bu efsane kadroya dahil olmuşlar… Yalnız aralarında bir oyuncu var ki bu oyuncunun, Türkiye’nin son 25 yılda onun oynadığı mevkide futbolcu yetiştirememesi nedeniyle bu kadroya girdiğini düşünüyorum. Recep Çetin’i kadroda görünce günümüzdeki sağ bek sorunu, demek ki yalnızca günümüzün değil son 25 yılın sorunuymuş diye içimden geçiriyorum..
23 yaşındaki Portsmouth’un Fransız orta saha oyuncusu Lassana Diarra şu sıralar rüyalarının takımına transfer olmak üzere. Başarılı oyuncu için 20 milyon Euro gibi bir ücreti gözden çıkaran Real Madrid, böylece uzun süre sahalardan uzak kalacak oyuncusu Mahamadou Diarra‘nın da yerini doldurmuş olacak.
Football Manager 2008′in defansif orta sahadaki en başarılı isimlerinden biri olan ve büyük takımlara transfer olan Diarra, eğer transfer gerçekleşirse, FM’nin futbolcu veri tabanının ne kadar başarılı olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiş olacak.
Bundan 1 yıl önce yayım hayatımıza başlamanın mutluluğu ve gururu içindeyiz. Bize destek veren ve vermeye devam eden herkese teşekkürler!
Son Yorumlar