Arşiv Kasım, 2008

Ufacık tefecik içi dolu turşucuk

Google Earth’ün nimetlerinden yararlanarak fransız blog sitesi http://www.linternaute.com/ dünyanın çeşitli yerlerindeki birçok spor dalına ait “40 stadı ve spor kompleksi”ni kuş bakışı incelemeye almışlar. Aralarında “İstanbul Olimpiyat stadı”nında tanıtıldığı yazıda birbirinden değişik stad mimarilerini ve yerleşimlerini görmek mümkün. İşte onlardan birkaçı:

-

Istanbul Olimpiyat Stadı

istanbul-olimpiyat-stadi-42.jpg

2008 olimpiyatları için dizayn edilen resimdeki bu uçsuz bucaksız stad, oyunların Çin’e verilmesiyle birlikte şu sıralar sadece birkaç futbol ve atletizm müsabakasına ev sahipliği yapıyor. Yol ve ulaşım problemleri halen giderilemeyen 82.592 kişi kapasiteli stad, maruz kaldığı hızlı rüzgarlar ile de müsabakaları elverişsiz hale getiriyor. Nitekim ev sahipliği yaptığı 2 büyük organizasyondan biri olan, bu seneki “Avrupa Erkekler ve Bayanlar Atletizm Ligi” mücadelelerinde yüksek hızda esen rüzgar nedeniyle rekor tescili yapılamamıştır. Diğer gerçekleştirilen büyük organizasyon ise 2005 senesindeki Liverpool-Milan arasında oynanan Şampiyonlar Ligi Final maçı. (Bu organizayonun lojistik servisini o dönemde Schenker Arkas firması sağlamıştır.)
Devamını Oku

Umut bu diyarlardan uzakta mı?

feyenoord-accra-academy.jpg

Sektörel bazda düşündüğümüzde çok iyi bir yatırım aracı değildir “altyapı okulları” kurmak. Amacı direk reklam sağlamak olan ya da gerçekten futbola destek vermek istemeyenler genelde futbol akademileri açmayı düşünmezler. Onun yerine Avrupa’nın ünlü kulüplerinden birini direk ya da endirek satın almak daha kolaycıl bir çözüm olarak görülür. Nitekim futbol altyapı ve tesisleri sınırlı ülkemizde de yaklaşık 10 sene içinde -halka arzların uzantısı olarak- kulüplerimizin büyük yabancı şirketlere ve zengin iş adamlara satıldığını göreceğiz. Sokaklarda uğruna protesto yürüşleri yapan kaç taraftar görürüz? Çoğu takımımız için hiç. Ve yine bu olayların uzantısı olarak yaklaşık 10 sene içinde futbol ekonomisinin değişen dengeleriyle bir Anadolu takımını ya da Zeytinburnu, Sarıyer gibi bir İstanbul takımını Süper Lig’in zirvesinde görürsek hiç şaşırmayalım.
Devamını Oku

Güç bizde artık!

Biz kriz falan dinlemeyiz, bizim adımız Abu Dabi United Group’tur, takımımızın adı da Manchester City’dir. Bizim için para önemli değildir, saçarız, e arabız ya severiz biraz görgüsüzlüğü, fiyatı neyse 3-5 katını bile verebiliriz. Şimdi bir kalecinin peşindeyiz, baktık takım kaleden başlıyor, dedik ki; dünyanın en iyi kalecisi Buffon, ne yapalım edelim O’nu transfer edelim. Verdik 75 milyon Euro’luk bonservis teklifi takımına, üstüne de 5 yıl için 75 milyon Euro da O’na verelim dedik, yani hesap yuvarlak olsun işte maksat o, 150 milyon Euro’ya bu işi çözelim. Şimdi ise beklemedeyiz, e tabi bir yandan da araştırıyoruz  transfer piyasasının içine daha fazla nasıl edebiliriz diye.  

Fedakarlık ve delilik

Dünya Kupası Elemeleri İngiltere-İsveç maçında kaptan Terry Butcher kafası yarılmış, kanlar içinde kalmış olsa da gemisini asla terketmiyor. İşte kaptan böyle olunur: Fedakar ve aynı zamanda biraz deli.

Rüzgarla dans: Vendée Globe (I)

loick-peyron-fra-gitana-eighty.JPG

Fransa’nın en büyük organizasyonu olan ve dünyada zorluk seviyesi en yüksek olan yat yarışı Vendée Globe tüm hızıyla devam ediyor.

9 Kasım Pazar günü büyük bir törenle uğurlanan 30 tekne o günden beri 30 knot civarındaki rüzgara ve 4 metrelik dalgalara meydan okurcasına, bir yarıştan öte adeta cesaretlerini sınıyorlar.
Devamını Oku

Anlamsız

fenerbahce-22112008-sfgwsj.JPG

“…iddia ediyorum Fenerbahçe, Galatasaray ve Arsenal maçları ile çıkışa geçmeyecek…”

-

‘Cumartesi akşamı eve gelip acaba kaç kişi Fenerbahçe‘nin bugünkü 0-0 lık Ankaragücü maçı ile ilgili yazı yazayım diyordur?

-

Kaç kişidir bilinmez ama benim o delilerden biri olduğum aşina. Bir de maçı seyreden herkesin maçtan sonra ortak görüşü, “berbat bir futbolun oynanmış olması“ ve “sahada futbol adına bir tek güzel hareketin yapılmamış olmasıolunca, “olmak” fiilinden türemiş kelimeler sinsilesi bir cümle çıkıyor karşımıza.
Devamını Oku

Topu ilk “tepük”leyen Türkler…

Meğer topu Dünya’da ilk biz “tepük”lemişiz de haberimiz yokmuş. Kaynak olarak da Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügatit Türk’ü gösterilmekte. Hepimizin lise ve ortaokul yıllarından çok iyi bildiği ve Türkler’in en eski yazılı kaynaklarından biri olmasının yanında ilk Türk sözlüğü olma özelliğine de sahip eserde, Türkler’in Orta Asya’da hayvan derisinin içini doldurarak, günümüz Türkçesindeki tepmek fiilinin karşılığı olan tepüklemek şeklinde bu deriye ayaklarıyla vurduklarından bahsedilmekte.


Devamını Oku

Atletizm bir tutkudur (V. Bölüm)

I.BÖLÜM: ”TÜRK ATLETİZM”İNİN BUGÜNÜ VE YARINI

-

turk-atlet-sporlog.JPG

-

Bu soru akla devletin “spor politikalarını” getiriyor. Sahi devletimizin bir “spor politikası” var mı? Bu konuda stratejik, operatif ve taktik kararlar alınmış mı? Hedefler saptanmış mı? HAYIR!

Her yıl federasyonlara yetersiz bütçeler tahsis ediliyor. Federasyonlar ehil ellerde mi? Bu bütçeleri en etkin şekilde kullanabiliyor ve başarılı olabiliyorlar mı? HAYIR!

Tahsis edilen bütçeler ancak idare-i maslahat için yeter! Türkiye atletizm sitesindeki rekorlar dahi ancak geçtiğimiz yaz sonunda güncellenmiş. Bu o kadar zor mu? Maliyeti olan birşey mi? Neyse ki Vestel atletizm sitesi var. Rekorları güncelliyorlar.


Devamını Oku

Maradona TV

1986 Dünya Kupası’nda Arjantin formasıyla İngiltere karşısında sergilediği performans sebebiyle İskoçya’da ulusal kahraman gibi değerlendirilen Diego Armando Maradona milli takımın başında ilk maçına Hampden Park’ta çıktı.

“El Diego”nun maç öncesi, sırası ve sonrasındaki her hareketi gazeteciler için maçtan çok değerliydi. Karşılaşma boyunca sahadaki oyunculardan çok Maradona takip edildi.
Devamını Oku

Futbol sektöründeki en zengin 10 kişi

lakshmi-mittal-forbes.jpg

Dünya’nın en ünlü iş ve finans dergilerinden biri olan “Forbes”, geçtiğimiz günlerde “futbol sektöründe dünyadaki en zengin 10 kişi” üzerine bir araştırma yaptı.

En çok ilgi gören spor dalı olan “futbol” üzerine yapılan bu araştırma sonucunda, listede herhangi bir futbolcu bulunmuyor. Listenin en başında da bir Rus işadamı bulunmaktadır. Ama malesef tahmin ettiğiniz Rus işadamı değil :)

Son 10 yılda futbol piyasasında artan maliyetler ve genişleyen ekonomiyle, risk sermayeleri ve satın almalar iyice yaygın bir hale gelir oldu. Dünya basınına baktığımızda yatırımlar ve satın almalarla ilgili çok şeffat bilgiler almamız mümkün değil. Veya tam anlamıyla ne tür bir satın almanın ve ortada dönen para miktarının bütünün kestirmemiz şu dönemde çok zor. Bu tür haberler genelde ya yatırım bittiğinde ya da değişik dedikodular sonrası taraftarların ayaklanmasıyla  medyaya yansıyor.
Devamını Oku

Hüzün arasında renklerin kardeşliği

ruhun-ozgur-sen-bizimlesin-1.jpg

-

ruhun-ozgur-sen-bizimlesin-2.jpg

19 Kasım 2008 Çarşamba, spor ekranı

Ekranlarda 2 güzel mücadele sporseverlere keyifli bir gece Çarşamba gecesi yaşatacak.

-

Beko Basketbol Ligi: Efes Pilsen-Fenerbahçe Ülker maçı saat 20:30′da Spormax’te

6.hafta Türkiye erkekler basketbol liginde belkide en güzel derbilerden birinde Efes Pilsen, son 2 senenin şampiyonu Fenerbahçe Ülker ile karşı karşıya gelecek.

Ayhan Şahenk spor salonunda oynanacak karşılaşma Spormax ekranlarında Digitürk 78.kanalda canlı olarak yayınlanacak. Maç öncesi Fenerbahçe 1. sırada Efes Pilsen ise averajla 3.sırada yer alıyor.

-

-

Dünya Kupası Elemeleri Hazırlık Maçı: Avusturya-Türkiye saat 21:30′da TRT1′de

2008 Avrupa Şampiyonasına İsviçre ile birlikte ev sahipliği yapan Avusturya son yıllarda futbol arenasında bir çıkış arıyorlar. A Milli takımımızda olduğu gibi birçok sakatı bulunan Avusturya ile tarihimizde yaptığımız 11 maçta beraberlik bulunmuyor. Galibiyet sayılarında Avusturya’nın 7′ye 4′lük üstünlüğü bulunuyor.

Fatih Terim’in hazırlık maçı olduğu çıkaracağı ilk onbir büyük bir değişiklik olmaz ise şu şekilde: Volkan, Gökhan Gönül, Gökhan Zan, Eren, Hakan Balta, Aurelio, Kazım, Sabri, Ayhan, Tuncay ve Mehmet Yıldız

Takımlarında düzenli forma şansı bulamayan Gökhan Zan ve Colin Kazım’e Fatih Terim yine ilk onbirde şans verecek.

Ruhun ÖZGÜR Sen Bizimlesin

pankart.jpg

Henüz 21 yaşında, ömrünün baharında, yüreğinde birçok yaşanmamış tutkuyla aramızdan ayrıldı Özgür. Ölümünü tarif edemeyeceğim size, anlatamam da. Ülkenin Başbakanının ekranlardan “canınıza kast edeni vurun” icazetini verdiği bu topraklarda, bu ölüm tarif edilebilir mi, sorarım size? Vatanı savunurken gelen serseri bir kurşun da değildi ki acısı tüm yurdu yasa boğsun ve al bayrağa sarılı defnedilsin. Özgür’ü akılların alamayacağı, belki de sadece Liberya iç savaşında kabileler arasında yaşanan bir husumet benzeri kaybettik geçtiğimiz haftasonu. Oysa onca fanatizme, onca gerilime inat tek tutkusu olan Karşıyakası’nı desteklemek için yollara düşmüştü. Belki bir hafta önce bankadan çektiği öğrenim kredisini bu haftasonu için saklamıştı. Ne hayalleri vardı, aynen benim gibi.
Devamını Oku

Kalp ritmi bozukluğu

İstanbul’da geçen güzel bir hafta sonundan sonra güzel İzmir’ime tekrar döndüm ve yine klavyenin başına geçtim. İstanbul’da bıraktığım arkadaşlarla hasret gidermenin mutluluğuyla dopingli başlıyorum haftaya. Tabi biraz yorgunluk da var, ama ne yapalım, asker sağolsun:) 6 yıl İstanbul’da yaşayan biri olarak bir anda fena bırakmışım oraları, insan anlıyor gidince.

Neyse biz artık konumuza girelim. Arda Turan ve Ümit Özat aynı dertten şikayetçi bu aralar. Yani kalp ritmi düzensizliği. Bu hastalık ani futbolcu ölümlerinin en önemli nedeni aslında.

Kalpteki ritim bozukluğu zaman zaman ölümcül çarpıntılara yol açabiliyor. Çarpıntının etkisi ile futbolcu koşarken aniden düşüp bayılabilmekte hatta ölmekte.
Devamını Oku

BloggerV.com üyesidir.