Sözde Özerk Futbol

Türk futbolu, 14-15 Şubat tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek TFF Genel Kurulu ile yeni patronunu seçecek. Ancak, bugünkü yazım, yapılacak Genel Kurul üzerine değil de bu işin medyada çok fazla yer almayan kısmıyla ilgili. Herkesin bildiği üzere günümüzde futbol, başlı başına çok güçlü bir ekonomik pazar ve tanıtım dünyası. Hal böyle olunca, bu kadar büyük bir organizasyonun başında yer alma ve onu yönetme telaşını da günümüz şartlarında gayet iyi anlıyorum. Anlıyorum, ancak olaya bu açıdan baktığım zaman da özerk futbol ve özerk futbol federasyonu gibi havada kalan söylemlerden artık uzak durulması gerektiğini düşünüyorum. Muktedir olmanın, yani iktidar gücünü elinde bulundurmanın doğal bir sonucu olarak insanlar, tam anlamıyla kendi görüşünden olan ve aşağı yukarı aynı düşünce yapısına sahip insanlarla yönetim kademelerini donatıyor. Bu durumda, bu kadar güçlü bir ekonomik pazar ve tanıtım imkanını elinde bulunduran futbol aleminin, anılan koşullardan nasiplenmemesi de mümkün değil elbette. Evet, Hasan Doğan yukarıda bahsettiğim bu koşulların ürettiği bir Başkan adayı ve bu durum herkesçe de biliniyor zaten. Benim tepkim ise ne siyasilere ne de Hasan Doğan’a. Benim tepkim samimiyetten uzak kulüp başkanlarına, her fırsatta özerk futbol nidaları atan, ancak çıkar söz konusu olduğu zaman bu söylemleri rahatlıkla unutabilen özellikle 3 büyük kulübün başkanlarına! Hasan Doğan ismi üzerinde Kulüpler Birliği Vakfı toplantısında nasıl mutabakata varıldı ona bir göz atalım isterseniz:  Galatasaray, Seyrantepe’de yeni stadının inşaatını yapacak ve bunun için TOKİ’nin yardımına ihtiyacı var. Yani hükümetin bir kurumuyla ve dolayısıyla hükümetle iyi geçinmek zorunda hissediyor kendisini; Yine Fenerbahçe, TOKİ eliyle iş merkezi ve otel yapmak üzere arsa tahsis edecek, bunun için TOKİ ile ve yani hükümet ile iyi geçinmek zorunda hissediyor kendisini; Beşiktaş’a da Fulya çevresinde hiçbir imar emsalinde görülmediği biçimde gökdelen yapma izni veriliyor; ve İnönü Stadyumu’nun yeniden inşası gündemde. Yani Beşiktaş da hükmet ile iyi geçinmek zorunda hissediyor kendisini..Bu örnekler çoğaltılabilir ve anılan bu örnekler bence buz dağının yalnızca görünen kısmı. Futbolu sadece futbol yani bir spor olduğu için seven bir insanın kahrolmaması işten değil ve en azından “Özerk Futbol İstiyoruz” gibisinden söylemleri artık bıraksınlar ve şöyle desinler: “Kulübümün çıkarlarının ortaya çıktığı yere kadar özerk futbol istiyorum”. Son bir not; Hasan Doğan’ın seçilmesi halinde Türk futboluna hayırlı olmasını ve önemli işlere imza atmasını diliyorum..


Ata Orçun Eryılmaz tarafından yazılan son 5 yazı

Yorum Bırakın