Futbol, Ekonomi, Kriz ve Saklambaç?!..

kriz-futbol-ekonomi.jpg 

Dünya uzun bir süredir ekonomik buhramda. Ülkemiz de uzun zamandır bu şekilde ancak sıcak yabancı sermaye girişi, doğal kaynakların har vurup harman savurulması ve siyasetçilerimizin demeçleri ile biz bu durumu en şiddetli ama en sessiz yaşayan ülkeyiz.

Geçen ay Amerika‘nin en büyük yatırım bankası Lehman Brothers iflas bayrağını açttı. Akabinde Fannie Mae, Freddie Mac ve sigortacılık devi AIG (bir dönem Galatasaray’ın stad projesinde başrolde yer alan kurum) zor durumdan kurtulmaya çalışıyorlar. Yapılan araştırmaya göre Amerika’da iflas oranları eskiye zanaran 100 binde 2,7 oranında artmış. Bununla beraber dünya borsaları tepetaklak oldu ve ülkemizde döviz fiyatları tavan yapmaya hazırlanıyorlar. Ülkemizde büyümeye giden ancak büyürkende eleman çıkaran dev holdinglere örnek teşkil edercesine, Amerika’nın köklü firmalarında E-Bay, dün 1 milyar 210 milyon dolarlık bir alım yaparak kurtuluşu Avrupa piyasasında buldu. Aynı zamanda 1000 kişi kadar çalışanını işten çıkartacağını açıkladı.

Şu sıralar ekonomistler için incelemesi çok önemli bir dönem yaşıyoruz. Haber kaynakları kısır çapta ve hareketlenmeler çok şeffah olmasa da değişimleri mümkün olduğu kadar takip etmek gerekir.

Bugünde İngiltere Futbol Federasyonu (The FA) Başkanı Lord Triesman; dünyadaki ekonomik krizin İngiliz kulüplerini de etkilediğini ve toplam borcun 3 milyar Pound’u geçtiğini dile getirdi. Kulüpleri uyaran Triesman, sporun güzelliğini bozacak tercihlerin yapılmamasını istedi ve ekledi “Verilen bütçelerin gerçekleri tam olarak yansıttığından şüphe duyuyorum, bu durum da bizim kontrolümüzü zorlaştırıyor. Ülkemizde, hatta dünyada çok sevilen bu sporun temiz kalması en önemli konudur. Kulüpleri uyarıyorum.” (kaynak: www.ajansspor.com)

İngiliz Futbol Kulüpleri özellikle borcun 1/4′üne sahip Manchester United, Chelsea, Arsenal ve Liverpool gibi takımlar finansal sorunlarını çözerken hangi yollara başvuruyorlar? Arsenal’i bir yana koyarsak diğer 3 büyük kulüp bu çözümü, takımı yabancı iş adamlarına satarak sağladılar. Kimine göre bu “takımdaşlık ve taraftar ruhu”nu öldürüyor diye düşünülse ve takımı uzun vadede daha da kötüye götüreceği belirtilsede (2 görüşede katılıyorum), futbol kulüplerini diğer dev sektörlerden ayıran yine spesifik bir durum ortaya çıkıyor.

Diğer dev sektörlerde olduğu gibi bu görsel şovda (futbol piyasası) hiçbir zaman aktörler sahneden inmiyor. Yani işten çıkarmalar yaşanmıyor. Bu durumda bizim ülkemizdeki kalitesiz yabancı oyuncu-teknik direktör enflasyonunu ve dışarıya akan paraları bir nebze ifade ediyor.

Maliyetler bu kadar artmışken ve sadece işi gereği ülke milli gelir standartlarının çok çok üstünde para alan sıradan oyuncular, maaşlar daha da arttıkça ve yurt dışında bu gelirlere ulaşamayınca soluğu ister istemez bizim ülkemizde alıyorlar.

Ne de olsa yabancı statüsünde olan ve geldiği andan itibaren havalimanlarında birer yıldız olarak lanse edilen yurtdışı patentli oyuncular, bu pahalı ekonomide, aradıkları refahı ülkemizde rahatlıkla bulabiliyorlar. Sonuç olarakta milyon eurolar akıtan büyük kulüpler, onlara yaklaşmaya çalışan Anadolu kulüpleri ve katma değerimizden faydalanan sıradan yabancı topçular oraya çıkıyor.

Kapatalist düzenlerde bu tür ekonomik krizler, taşların rayına oturması için belirli dönemlerle Dünyayı etkisine alır. Bu durumu bir “saklambaç oyunu” gibi düşünün. 10′a kadar sayılır herkes saklanır. Bir ebe vardır, oyun başlar ve devam eder. Bir süre sonra saklanan asla bulunamaz olursa oyun durağanlaşır ve çatlak sesler çıkmaya başlar. Bazıları sırf oyun devam etsin diye kendini yem olarak ortaya atar ve canlanmalar sağlanır. Açığa çıkanlar oyunu kaybederler ama durdukları yerdede sıkılırlar. Artık bir ivme vardır kimi zamanda çamlak çömlek patlar. Sonuç birkaç sobe! ve oyun yeniden başlar. Kazananlar ve kaybedenler her zaman olur. Ama bundan en çok oyun içindeki “fasulyeler” etkilenir. Çünkü unutmayın! “Fasulyeler” hiçbir zaman sobeleyemez!…

Dünya geneline bakılınca biz futbol ekonomimiz ve harcamalarımızla şu an sadece “fasulye” görevi görüyoruz.


Deniz Kutsal tarafından yazılan son 5 yazı

Yorum Bırakın